Siz hiç mutluyken aşık oldunuz mu? 

Siz hiç mutluyken aşık oldunuz mu? 

En son ne zaman aşık oldunuz ? Hatırlayabileniniz var mı ? Varsa eğer, birini sevmeden önce ki ruh haliniz nasıldı ? Elbette aşık olmaktan kasıt bugün tanışıp, yarın sohbeti ilerletip, ertesi gün birlikte olmak değil.. Şöyle bir düşün çok mutlusun herşey tıkırında. Maddi kazancın iyi, kendine vakit ayırabileceğin zaman fazlasıyla var, haftasonları kız-kıza/erkek-erkeğe çıkıp eğlencenin dibine vurduğunuz bir arkadaş grubunuz var.. Kafana göre takılıyorsun kısaca.. Tüm bu ortam varken yaa herşey tamam güzel birde sevgilim olsa ciddi ilişki içine girsek diyen var mı ? Çok nadir.. Ne zaman mutsuzluğa kapılsan. Işlerin yolunda gitmese. Arkadaş ortamın bozulsa. Haftasonunda plan yapamaz olsan. Kısaca mutsuzluk ve yalnızlık kıskacına kapılsan. Imdat çekici olarak aklına sevgili gelmiyor mu ? Evde mutsuz bi şekilde film izlerken, keşke sevgilim olsaydı onunla vakit geçirirdim demiyor musun/demedin mi ? Havva yaratılmadan önce ki Adem gibi bir hissiyat ile çok detaylara bakmadan önüne çıkan ilk fırsatta karşı cins ile flört aşamasına gelmiyor musun bi anda ? Elbette ben ve çevremde ki arkadaşlara bakarak tümevarım şeklinde herkes böyle diye bir teori sunmuyorum. Lakin %90 böyle gelişmiyormu olaylar. 4 kişilik ekibimiz var yıllardır beraber olduğumuz. Biri farklı bir şehire taşındı. Biri askerde şu an. Diğeri evlendi. Ben yalnız kaldım. Yeni arkadaşlar yeni isimler yeni yüzler tanıyorum elbette şu an. Ama o eski arkadaş ortamının yanından dahi geçmiyor bu yeni kişiler. Uzun süredir ciddi bir birliktelik içine girmeyen ben. Yalnızlığın verdiği kelebek etkisi ile birilerine kapılarımı açmak istiyorum mesela. Mutluyken birini hayatına almak varken, neden insan umutsuzlukla sevişirken birilerine bağlanmak/sahip olmak ister ki. Ilk insanın yalnızlıkla imtihanının kisvesi belkide diyorum ruhumuza işlenen yalnızlık korkusu. Şöyle geriye dönüp eski partnerlerime baktığım zaman ciddi manada mutlu olduğum dönemlere denk gelmemiş hiç biri diyorum. Ne zaman yalnızlığın karanlığında önümü göremez olduysam o zaman biri ışık tanrıçası luciaa gibi aydınlattı hayatımı. Mutsuzken birinin hayatına girdiğin zaman tekrar mutluluk evresine geçmen fazla vakit almıyor. Bu sürecin en handikaplı ve en sanrılı dönemide mutlu olmak sanırım.. Tekrar mutlu olduğun zaman, mutsuzken aldığın karardan, seçtiğin insandan memniniyet duymamaya başlıyorsun. Sonun başlangıcı başlıyor. Ve ne yazık ki mutluluk sarhoşu olup, sarhoşluğun verdiği etki ile ağzından çıkanı kalbin duymuyor.. Mutsuzluk baki kalır, mutluluk geçicidir ilkesi ile yola çıkarak sonun başlangıcı noktasından başlayarak yine mutsuzluğa doğru koşar adım atıyorsun.. Ne dersiniz Storia ekibi. Bunun aksini iddaa eden biri var mı ? ???

Be the first to like it!

Comments

avatar

People also liked

Related stories
1.Losing Your Job to a Machine; The Positive Side of It
2.The Most Uplifting Tv Series of All Times
3.How I Never Let Time Defeat My Spirit
4.Tech Giants' Tyranny: Google Is Developing a Censored Search Engine for China
5.The Surprising Truth Behind Opioid Addiction in America
6.Being Vegan Might Be Ethical, but It Is Unhealthy
7.Nigel Farage and Mitch Feierstein Discuss Censorship by Twitter, Facebook, & Google
8.Keto Fast Food in 10 Questions
9.Anti-Semitism, Ilhan Omar, and the U.S. Congress 
10.Body Painting Art
500x500
500x500