ILIŞKILER

3Ekim17

Author

Bazen için titrer. Olmadık şeyler düşünürsün. Olmadık hatalar yapmamak için... Bazen içinde bir şey titrer. Olmadık şeyleri yaptırmak için... Her zaman olduğu gibi yalnızım yalnızlığımı kimseyle paylaşmıyorum. Sanırım bir süre daha paylaşmayacağım. Birileriyle sohbet etmek tanımaya çalışmak çok anlamsız. Çünkü kişi kendinin daima olumlu yönlerini sana gösterecek ve senin görmeni istediklerini ile sana bir duvar örecek.  Bu duvarı yıkmak ve en azından kafanı duvardan uzatıp dışarı bakman lazım ki onu sen tanı. O kendini tanıtmasın. Bunlar zamanla gelişen durumlar. Zamanda ileri gitme hızımız değişmiyorsa insanların arkadasliklarindaki hız değişmeli. Gerektiğinde yavaşlamalı, gerektiğinde yokuş aşağı arabayı boşa almalılar. Bunlar sadece zamanla öğreniliyor. Deniyorsun yaniliyorsun, düşüyorsun, kalkıyorsun, duvarlara çarpıyorsun. Ne için biliyor musun? Sadece mutlu olmak için. Ama bu mutluluğu ararken neden bu kadar mutsuz oluyoruz. Ben söyleyeyim çünkü insanlar daima hayatı kendileri için var sayıyorlar. Biraz olsun etrafını düşünürlerse mutsuz olurlar. Hatalarımı seviyorum çünkü onlarla varım ben. Beni ben yapıyor. Varlığı ozellestiriyor. Yine kimseye anlatmayacağım çünkü onlar benim hayatım. Aksiliklerimi, düşüşlerimi, kalkislarimi seviyorum. Kimileri bana egolu diyor evet buna ego diyebilirsiniz çünkü hepsini tek başıma atlattım. Bu günüme tek başıma geldim yoruldum. Durdum. Koştum, yetişemedim. Bende mutlu olacağım. Buna eminim. Sorun şu ki doğru kişi olduğunu anlamam lazım. Nasıl anlarım demiyorum. Eminimki doğru kişi ise o zaten kendini gösterir tıpkı pulsar gibi. Mutluluk dolu zamanlarda dönüp gülmek, üzgün iken biraz daha düşünmek için burda bırakıyorum bu yazıyı. Iyi kalın. Çok sevin en önemlisi sevdiginizden daha çok sevilin.