HIKAYE

Beni hiç sayma tatlım; sokakta çalışmak için fazla ponçiğim ben!

Author
Beni hiç sayma tatlım; sokakta çalışmak için fazla ponçiğim ben!

Bebeğim ben bu sıcakta çalışamam ki… Uykum gelir... Hem kötü bronzlaşırım bak, yakışmaz bana; burnum beyaz kalır, alnım kızarır falan… Çocuklara da dayanamam, veririm bedavaya şekerleri, zarar ederiz...

Bu satırları size Hawaii plajlarındaki bir beach clup'tan, sevgili dostum Tommy Hilfigerla birlikte, manken arkadaşlarımızın getirdiği kokteylimizi yudumlarken yazıyor olabilirdim. Belki tamamlayamazdım yazıyı gerçi; o Sofia kesin çok şımarık olur, bir türlü rahat bırakmazdı beni:) Gel gelelim eski kız arkadaşım sosyal ve cinsel yaşamımı sadece biz birlikteyken değil, 20 yıl vadeli şekilde baltaladı. Hala iki yakam bir araya gelemedi. Damacanalara alıcı gözle bakmasam da tasarımlarına bayılıyorum:( Tinder analizleri okuyup, fotoğraflara bile bakmadan sağa kaydırıyorum:(

Hayallerim vardı üniversitedeyken. AVM'lerde çocukların yüzünü falan boyayan, abidik gubidik şeyler satan standlardan açacaktım. Sonra oradan kazandığım parayla bir emlakçı, sonra salaş bir kafe, en sonunda da müteahhitlik şirketi. Bağırın ulan, muazzam plan! adfasdadgg

Beni hiç sayma tatlım; sokakta çalışmak için fazla ponçiğim ben!

Bunun için tek ihtiyacım olan küçük bir sermayeydi ve kıyak bir iş teklifi almıştım. Lunaparkta şekerleme satmak! Daha doğrusu elma, pamuk, horoz gibi tüm şeker türevleri, dondurma, tavuk döner falan. Toplam 3 standı bir hafta sonu idare edecektim. Bunun için de ekibe ihtiyacım vardı. Dönem yaz okulu, herkes dönmüş memleketine. Bir biz kalmışız ortasında sıcağın, hiç uyumamış biz...

Ben + ev arkadaşım + kız arkadaşım... 10 numara ekip işte! Sattığımızın %25’i bizim. Yani benim:) İlerideki işler için sermaye olacak. İleride daha çok kazanacağız diyerek el koyacağım tabii ki gelire. Boş yere müteahhit olacağım demiyorum, var bir bildiğimiz elbet :) Ev arkadaşıma döner standını pasladım, kabul etti. Ancak hatuna gelince patladık. 

Allah kimseyi zengin semt çocuklarıyla sınamasın. Bu kadar mı zor yani iki gün palyaço olup şeker satmak! Biz seni ayarlayana kadar aylarca palyaçoluk yaptık, gıkımız çıkmadı vicdansız. Ölür müsün azıcık yardımcı olsan…

Aşkım yhha, ben babamdan para isteyim de o şekilde destek olayım sana, olur mu?

Fakir olduğumuz kadar gurursuzuz da. Tamam dedim, parasıyla birini tutarım madem. Ama stand parasını denkleştirmeye çalışırken destek olacaksın:) Sonuçta ben de ikimizin geleceği için çalışıyorum...

Neyse elektrik direklerine yapıştırdım hemen ilanı. Daha geceye kalmadan aradı bir kız, buluşup bir çay içtik, günlüğü 50’den anlaştık. Cuma akşamından götürdük malzemeleri parka, cumartesi sabahın köründe yerlerimizi aldık. Öğleden sonra canım sevgilim de gelip bi dondurmamı yedi, selam verip kaçtı. Adamın dibi! Hayattaki tek amacım onun kadar şımarık ve rahat olabilmek ama maalesef bazı şeyler doğuştan yükleniyor:))

Beni hiç sayma tatlım; sokakta çalışmak için fazla ponçiğim ben!

İlk gün için iyiydi işler. Öğleden sonra bir turladım diğer standları, 500 TL’nin üzerindeydi kasalar. Akşama doğru benim kasa 2000 TL’yi gördü. Ortalama 2 bin desek tüm kasalara; 500‘er den 1500 direk bana kalacak. Yarın da aynı olsa toplam 3 bin. Tertemiz !!! İleride kuracağım şirketi düşünmeye başladım bile; Şekerci Sercan İnşaat Turizm İthalat İhracat Mühendislik Madencilik Danışmanlık Gayri Menkul…. San. Ve Tic. Ltd. Sti…

Neyse park boşalmaya başladı. Yavaştan tezgahları kapatın, gidiyoruz diyeceğim ekibe… Diyemedim, diyemedim, diyemedim:( Ekibin %33,3’ü hırsız çıktı! Yedek kulübesindeyken şans verip takıma kattığımız kız akşama doğru kasayı boşaltıp tüymüş. Geride sadece boş bir stand… Palyaço kıyafetlerini, paketleri, şekerleri bile götürmüş. Onun da en büyük hayali kırmızı ışıklarda şeker satmakmış herhalde, bunu fark edememişim:(((

Tüm kazandığımı verdim, hesabı kapadık patronla. Tüm o emek ve ev arkadaşıma olan iyilik borcum kaldı bana kısa gün zararı olarak. O borcu da fena ödedim sonra ama o başka bir hikayenin konusu, bir ara anlatayım...

Bu belki ilk girişimim olabilirdi ama kesinlikle son değildi. Devam eden başarısız girişimlerimden de bahsedeceğim ki hiçbiri tam olarak işle alakalı sebeplerden batmadı, hep saçma sapan şeylerden…

PS: Bu yazıyı otobüsten gönderiyorum. Ne Honolulu anılarım ne de uzun isimli bir şirketim olmadı henüz. Ama asla unutmuyorum;

Beni hiç sayma tatlım; sokakta çalışmak için fazla ponçiğim ben!