HIKAYE

Daha cumartesi gecesi, lanet pazartesiyi iple çektirecek kadar ne yaşadım!

Author
Daha cumartesi gecesi, lanet pazartesiyi iple çektirecek kadar ne yaşadım!

Hayat, bazılarının yanağına naif birer buse kondururken, bazılarını ise kucağından indirmiyor... Kontrolcü bir manyak olmama rağmen, hayat bana aşırı ucuza alındığı için hunharca kullanılan papuç muamelesi yapıyor hep.

Hani tamam bak, çok bir beklentim yok zaten. Arsa alayım, önünden yol geçsin, 8 katına satayım gibi hayallerim yok. Ama bir işim de rast gitse çok mu? Bir kere de ben plansız işe kalkışayım da, tesadüfen muazzam ilerlesin mesela… Pardon ama, onlar anne- baba çocukları da, biz kötü kadın çocukları mıyız?

Hafta sonu için plan yaptım. Yaşamak için bunu yapmam gerek yoksa zaten bir eğlencenin gelip beni bulma ihtimali sıfır (0). İş arkadaşlarımı (iki kız bir oğlan) hafta sonu eğlenmeye davet ettim. Kimse birbirini pek sevmiyor esasen ama kimsenin yapacak daha iyi bir işi de yok, kabul ettiler.

Okul bitince aynen böyle oluyor işte. Hala üniversite okuyan arkadaşlara spoiler vermiş olayım; gerçek dostların başka şehirlere dağılıyor, birçoğu nişanıma-düğünüme gel diye seni darlıyor, whatsapp grupların bile rahmetli oluyor; kırk yılda bir ileti, iki tane asdf bitti. Hiçbir şey yapmamaktan iyidir diye, abuk sabuk insanlarla, saçma sapan eğlenmeye çalışıyorsun. Benim için bir süre böyle gitti en azından.

Neyse, herkes birkaç arkadaşını daha getirecek, toplamda 10 kişi falan olacağız. Önce akşam yemeği, sonra pub, gece de tisko tisko. Çağırdım ben de şehirdeki yegane iki arkadaşımı. Baya heyecanlıyım ama. Belki bizimkilerin davet edecekleri tipler çok cool tipler olur, keyifli bir akşam yaşar, dans ederiz. Devamında da bizim yazlık boş, eğlence bitmesin diyenlerle after parti takılır, belki de yalnız uyumayız falan. ..

Rezervasyon bile yaptım pub için. Clup kısmı için alternatifler kurdum kafamda. Benim davet ettiklerimden biri içmiyor, sürücü sıkıntısı da olmayacak falan, kafayı yedim yine planlar ve hayallerle.

Neyse geçtik önce yemeğe. 2 saati buldu zaten milletin toplanması. Gelmez olaydı tipini sevdiklerim. Ya iki kız bir oğlan, hepiniz mi ikişer erkek getirdiniz yanınızda! Ayıp be kardeşim.

Rezervasyon yaptığımız mekana giremedik. Kibarca kusura bakma birader çekti güvenlik. Ben dahil 10 erkek olduk, 2 kız. Ulan söyleseydiniz bari halı saha kiralardık!

Parti dans diye sözleştik ama kimin umurunda; nargile kafede okey atalım diyen var, bira alalım manzaraya karşı demlenelim diyen var, ya hobit bile var aramızda:)) Ne umdum, ne buldum! 15 saat süren tartışmalar sonunda, pavyondan bozma bir mekana rakı içmeye geçtik. Ama muhabbet rezil! dip! ceset! Donanım ölücülerinin folyodan kül tablası yapma önerilerini okuyor, bir taraftan da abanıyorum rakıya, ya ne yapayım?

Hayaller;

Daha cumartesi gecesi, lanet pazartesiyi iple çektirecek kadar ne yaşadım!

Hayatlar;

Daha cumartesi gecesi, lanet pazartesiyi iple çektirecek kadar ne yaşadım!

Derken millet çakır oldu. Kahkahalar yükselmeye başladı inceden. Bizim kızlar iyice koptu. Ayıplı hikayeler anlatıyorlar, ‘abi’li konuşmalar falan. Mekanın yerlisi olduk iyice. Çocukların üçü, bizim kızlardan biri için rekabete girişti. O kız ise garsona yürüyor. Garson da boş değil, zırt pırt masaya bir şeyler getirip götürüyor, on herifin olduğu masada, umarsızca yürüyor kıza. Bizim salaklar da garsona kuruldu, tersleyip duruyorlar çocuğu.

Uzattım iyice ama detay vermem şart :(  Alkol iyice damara işleyince g.tü başı ayrı oynamaya başladı bizim masanın. Dangozlardan biri kalktı ayağa, vurdu masa yumruğu, seviyorum lan seni Tuğçe ! Yani tamam rakı pahalı, çok içtin aferin, ama böyle bir ilanı aşka nasıl bir karşılık bekliyorsun be kardeşim. Kız şok oldu, yhaa çok utandım, istemiyorum dedi koştu wc ye. Bizim masada her kafadan bir ses. Tuğçe’nin arkadaşlarıyla, aşkını itiraf edenin arkadaşları tartışmaya başladı. Kız tuvalette ağlamış, kusmuş, yamulmuş. Garson da yardım etmiş, sarılarak, zor yürüterek getirdi masaya.

Bu sahneyi gören masa delirdi. Bağrı yanık aşık, sen kimsin diyerek atladı çocuğun üzerine. Mekan çalışanları da karışınca ortalık hengame. Ben de arada gülüp, arada hüzünlenip izliyorum olayları asdfasf. Çift taraflı alınan küçük hasarlarla atlattık olayı. Bir şekilde çıktık, kapıdayız 12 kişi, yarısı birbirine düşman. Ben kaçtım arkadaşlar demeye kalmadı ki yapıştı Tuğçe bana; beni de eve bırak, kimseye güvenmiyorum burada!

Why always me!  Kendimi çocukları pikniğe götüren kayınço gibi hissediyorum. 

Mecbur aldık onu da. Yolda bunun telefon susmuyor, bir taraftan ağlıyor sürekli... Ben eve gidemem, sende kalabilir miyim demesin mi… Salak ben de işte, hayır diyemiyorum ya, geçtik bizim yazlığa. Ben, iki arkadaşım ve Tuğçe. Neyse biz geçtik balkona, içip olayın kritiğini yapıyoruz. Tuğçe’ye de gösterdim odasını, uyudu sanıyorum.

Saat oldu 3buçuk, kapının önünde biri bağırıyor; Bittiniz lan siz, Toğçeeee!

Kızın sevgilisiymiş kendileri… Tuğçe sarhoş kafayla ağlayarak aramış çocuğu, yarım yamalak anlatıp olayları, gel beni al demiş. Çocuk bize sövüyor, kızı tartaklamaya çalışıyor Allah’ım, ne şanslı adamım!

En son dozajı kaçırıp arkadaşıma tokat atınca bir anda kavganın içinde bulduk kendimizi. Haliyle dövdük biraz çocuğu. Tuğçe’yi de alıp gitti.

Sadece gülüyoruz artık. Ben çocuklara nasıl mahcubum ama, neye davet ettim, ne sundum! Tam pijamaları giydik uyuyacağız ki korna sesleri… İki araba bizim evin önünde. İnin lan aşağıya!

Gözlerim dolu dolu artık. Çocukluğumu, gençliğimi, arkadaşlarımı özlüyorum, hüzünlü deep house editler çalıyor kafamda, omzumu sallıyorum… Kitledim kapıyı, aradım polisi, abi gel beni ağğlll dedim. 3 gün tık içeri, kafa dinleyim bari asdffs. Karakolda sabahladık...

Ancak orada anlayabildi çocuk konuyu, özür diledi falan bizden. Eve geçip uyudum bir talihsiz bir pazar sabahı.

Ertesi gün Tuğçe de özür diledi milyon defa. Kabul etmedim tabii ki. Bir hafta yıllık izin kullandım. Bodrum’a geçip yüzdüm ve dans ettim tek başıma fasdgsga

Ufaktan da depresyona girdim, gerçekten sevmediğim kimseyle görüşmedim birkaç ay. Cumartesilere lanet ettim anlayacağınız. İşe gidince mutlu oluyordum kafam dağıldığı için.

Aynı hayali paylaşmadığım birisiyle değil eğlenmeye çıkmak, bakkala bile birlikte gitmem artık!