ILIŞKILER

İlişkilerde özgüven patlaması yaşatan meslekler

Author

''İlişkilerde'' kısmının altını tekrar tekrar çizmek istiyorum öncelikle. Vay efendim, bizim mesleğimiz kötü mü, özgüvenimiz düşük mü, tribine girilmesin sonra... Ben de o mesleklerden birinde çalışmıyorum zaten. Yaklaşık 30 yıllık hayat tecrübeme istinaden, güncel döneme dair yaptığım naçizane bir tespittir bu.

İlişkilerde özgüven patlaması yaşatan meslekler

Listeyi neye göre mi düzenledim? Tabii ki insana maruz kalma oranına göre. İnsana fazla maruz kalan insandan korkarım arkadaş ben. Tecrübesinden, insan sarraflığından, beklentilerinden korkarım. Burada da bugüne kadar ilişkilerde beni ve yakın arkadaşlarımı en çok zorlayan meslek gruplarından bahsedeceğim.

Satış personeli / Satış temsilcisi 

İlk sırayı tartışmasız bu sektör çalışanları alıyor. Günde belki beş yüz, belki bin, belki de çok daha fazla insanla farklı şekillerde iletişim kuruyorlar. Kimi kavga etmeye gelmiş mağazaya kimi tavsiye almaya. Kimi oğluna kız bakıyor kimi kendine sevgili. Kimi evlenme derdinde, kimi eğlenme... 

Dolayısıyla bu arkadaşlar her türden insanla muhatap oluyor, daha leb denilmeden leblebiyi anlayıp eline veriyor, bir sorun olursa 14 gün içinde iade edersin deyip gönderiyor. Öyle de olmak zorunda yoksa nasıl uğraşsınlar Allah aşkına.

Bu kadar fazla insanla iletişime geçince bazı şeyler de kaçınılmaz oluyor. Belki günde 3-5 kişi onlardan hoşlanıp konuyu bir üst boyuta taşımaya çalışıyor. Bazı müşteriler bu cesareti kendilerinde bulmak için bir tek güzel kelime bekliyor. Muhtemelen haftada üç beş kişi de bir şekilde cesaret bulup şansını deniyor. 

İlişkilerde özgüven patlaması yaşatan meslekler

Böyle bir ilgi alakaya ve bu kadar geniş bir örnekleme sahip birine yanaşmak da güç istiyor. Kendimden örnek verirsem, durağan işlerde çalışan, görece tecrübesiz bir kadın benim muhabbetimi hoş bulup sevgili olmaya kolayca karar verebilirken işi gereği insan sarrafı olmuş kadınlar, daha ben yaklaşmadan, boyumu, ekonomik durumumu, beklentilerimi, iyi-kötü özelliklerimi süzgeçten geçirmiş, puanımı vermiş oluyorlar. 

Hemşire

En kritik mesleklerden... Hem imajı hem de maaşı iyi. Hem elin mahkum onların ilgisine hem de saygı duyuyorsun. Cinsiyet ayrımı yapmaksızın söylüyorum, doğamız gereği ekstra ilgi duyuyoruz bu insanlara. Örneğin benim yapamayacağımı düşündüğüm tek meslek bu. Nasa'da bile çalışabilirim belki ama birine iğne yapamam.

Hemşireleri ekliyorsun da doktorları niye eklemiyorsun listeye? diyebilirsiniz. Ancak uçuk gelir farkı, doktorların zorlu eğitim sonrası hayattan bezmiş olmaları, el yazılarının okunmaması falan engel oluyor buna:) Genellikle herkes doktorları kendi liglerinin çok üzerinde gördüklerinden yanaşamıyorlar. Hani yıllardır yapılan çok güzel kadınların  genellikle çirkin erkeklerle birlikte olmaları benzetmesi var ya, bu da o misal işte. Erişilemez gözüktüklerinden. 

Hemşireler erişilebilir mi? Tabii ki hayır!  Direkt hastanede çalışan bir kadın arkadaşımın söylemini paylaşıyorum sizinle; en bakımsız hemşireye günde 100 kişi yazıyor. Bu sadece tekil yazılan kişi sayısı. Bir de kızına/oğluna gelin/damat arayan teyzeler mevcut. Bir hemşire sana gülümserse bile kendini şanslı sayman lazım. Demek ki sende iyi bir şeyler görmüştür. Yoksa biz daha sen evinde internetten randevuyu almadan ne bok olduğunu anlayabiliyoruz...

Bu meslek erbabına karşı platonik aşk besleyen arkadaşlara başarılar dilerim. İşiniz çok zor canlarım. 

Avukat

Eli yüzü düzgün bir avukat ortalama günde 2 kez yemek daveti alıyor. Cinsiyet ayırt etmeksizin veriyorum yine bu rakamı. Erkek avukatların da pek bir farkı yok çünkü. Müvekkil yemeğe davet ediyor, yürüyor, çocuğuna yakıştırıyor, tanıştırmak istiyor... Sonu yok bu sürecin. 

Ondan sonra neden avukatla konuşmanın saati 270 lira! Sen boş yere diyaloğu uzatama diye arkadaşım. İş konuşmak için iş!

Öğretmen

Özellikle evlilik kafasına geç varabilmiş ağustos böceklerinin muzdaripleri bu arkadaşlar. Bugüne kadar ciddi ilişkilerden uzak durmuş ancak sonunda doğru düzgün bir iş bulup düzen oturtmuş herkes öğretmenlerle evlenmeye çalışıyor. Kimi zaman öğrencinin kuzeni, dayısı, halası, teyzesi falan oluyor bunlar kimi zaman ise öğrencinin teyzesinin arkadaşı, dayısının oğlu, amcasının torunu falan... 

E öğretmen arkadaşlar da kırmadan uzaklaştırmak durumunda kalıyor çoğu zaman bu karakterleri. O yüzden değil eş bulmaya çalışan bir sap, kuzeninize, arkadaşınıza falan düşünüp samimiyet kurduğunuzda bile şıp diye anlayabiliyorlar niyetinizi. Siz daha öğretmeni bizim çocuk da çok haylaz hih hih hiihhh demeden onlar niyetinizin yeni mezun mühendis kuzeninizi ya da 30 yaşında hala playstation oynayan kardeşinizi tanıştırmaya niyetlendiğinizi anlıyor, mesafeyi pat diye koyuyor önünüze. 

Çocuktan al haberi gibi programlarda yıllardır izlediğimiz şekilde size dair az buçuk(!) bilgileri de mevcut oluyor ister istemez. Az buçuk demeyelim ona ya, çocuğu görünce annesinin çamaşır makinesini ne zaman yenilediğini, babasının sigarayı ne zaman bıraktığını bile anlayabiliyor bu arkadaşlar. O yüzden gerçekten doğru kişi değilseniz hiç şansınız yok.

Mühendis, mimar, usta, sekreter, yazılımcı, esnaf, arkeolog, akademisyen vb. gibi daha kendi halinde çalışılan mesleklere sahipseniz bu konularda 5-0 geriden başlıyorsunuz. Hem diyalog kurduğunuz insan sayısı hem de gördüğünüz ilgi çok daha az. İnsan tanıma becerilerinize de fazla güvenmeyin derim. Tecrübe konuşuyor :(

Belki de bunlar sırf sap gezdiğim, bir türlü münasip bir partner bulamadığım için uydurduğum beyaz yalanlardır. Şahsi beceriksizliğimle yüzleşmekten, mesleğimin arkasına saklanarak kurtulmaya çalışıyorumdur. Belki üç gün sonra çok başka yorumlar yapacağımdır bu konularda. (Amin İnşaallah) Ancak şu an için gözlemlerim bu şekilde. 

Yüksek işte bu arkadaşların özgüvenleri, tecrübeleri... Sanki bana röntgen cihazıyla bakıyormuş gibiler. Şık bir restoranda yemeğe davet etsem: Hadi len oradan, daha dün akşam serseri arkadaşlarınla çorbacıda sabahlamışsın. İşkembenin üstüne bir de gitmiş kokoreç gömmüşsün. Eve varıp koltukta sızmış, öküz gibi göbek yapmışsın. Benim seni kabul edeceğimi düşündüğüne göre ben de bir makyajımı tazelesem iyi olacak. Sen kim köpeksin! tarzında söylemlere maruz kalacakmışım gibi geliyor. 

Bu meslekleri yapan arkadaşlar belki ünlü oyuncu, milyoner, yuutubır falan değiller ama bence onlar da çok popülerler. Siz siz olun, bu arkadaşlarla ilişki kurmaya niyetlenmeden evvel kendinizi bir daha bir ölçün tartın. Olmamışlıkla çıkmayın insanların karşısına. Belki bir tek şansınız olacak, onu da acemiliğiniz dolayısıyla ziyan etmeyin. (benim gibi)