HIKAYE

Karadenizli kızla neden olmaz?

Author
Karadenizli kızla neden olmaz?

Sakin şampiyon! Konunun Karadenizli kadınların karakterleriyle hiç alakası yok. Benim karşılaştığım hikaye, hepimizin gayet iyi bildiği başka bir özellikle alakalı. Oldukça güzel bir özelliğin, ucu sevgili konularına dokunan tarafıyla ilgili diyelim daha doğrusu.

Sıcak kanlıdır Karadeniz insanı. Paylaşımcıdır. Yardımsever kelimesi hafif kalır kendilerini tarif etmek için. Siz talep etmeseniz bile yardımınıza koşarlar. Acıkmış olma ihtimalinize istinaden zorla bile olsa yedirir, içirirler. Derdiniz varsa dinler, çözemeseler bile acınızı paylaşır, sizinle birlikte dertlenirler.

Belki de bu sıcak kanlılık sayesinde bilemiyorum, çok çok sıkı akrabalık ilişkileri vardır kendilerinin. Hangi Karadenizliye başka bir şehirden, bir üniversiteden, bir şirketten vs. bahsetsem, oradan bir tanıdıkları çıkar illaki. Nerede iki Karadenizli denk gelse, ortak bir tanıdıkları da banko çıkar. Şaşırarak izlerim ben de her seferinde.

Son denk geldiğim olay ise çıtayı oldukça yukarı çekti. Altında boğuldum resmen seviyenin. Ev arkadaşımın çevresinden, devamında benim de tanışıp çok samimi olduğum, bir arkadaşla buluşmaya çıktık. Kız arkadaşıyla birlikte geldi çocuk yanımıza, toplamda üç çift olduk. Bir kafede oturduk, keyifler yerinde, kaynatıyoruz. Derken nerelisin muhabbeti açılınca, çocuğun kız arkadaşı Karadenizli olduğunu ama yıllarca Fransa’da yaşadığını, Türkiye’ye yeni döndüğünü söyledi.

Benim her yerde bir tanıdığı çıkmasından bıktığım Karadenizli arkadaşım da lafa atladı;

Aa, Fransa mı? Neresinden?

Onu demesiyle ben ağzımdaki çayı püskürttüm. Harbiden iyi püskürttüm ama iki kişi lavaboyu kullanmak durumdan kaldı benim yüzümden. Ulan yok artık! Tamam dünyanın yüzde 71’i suyla, yüzde 29’u toprakla kaplı, bunu biliyordum. Tamam bu toprak parçası olan yüzde 29’luk alanın yüzde 88,9’u da Karadenizlilerle kaplı, bunu da öğrendim bu yaşıma kadar. Ama Fransa’nın neresinden de nasıl bir sorudur arkadaş! Akrabalıkta sınır tanımıyorsunuz eyvallah da o kadar da olmaz yani.

Yurt dışına hiç çıkmamış birinin, rastgele tanıştığı ve hayatının tümünü Fransa’da geçirmiş başka biriyle akraba çıkabilme ihtimali yüzde kaçtır Allah aşkına?

Net olmamakla birlikte; yüzde çokmuş!

Çıktılar hakikatten akraba. Hem de öyle uzaktan falan değil, baya bildiğin kuzen çıktılar baba tarafından. Babaları tanışıyormuş tabii ki de bunlara kısmet olmamış tanışmak. Daha doğrusu birkaç bayramda, düğünde falan denk gelmişler de ikisi de çocuk yaştaymış o zamanlar. Hatırlamıyorlar doğal olarak ama ikisi de ismen biliyor yani birbirinin babasını. Hemen bir facebook araştırmasıyla zaten Ahmet amca, Ayşe hala derken bin beş yüz tane tanıdık karakter sıraladılar.

İlerleyen dönemde, birlikte çekildikleri çocukluk fotoğrafı da çıktı ortaya. Sayamayacağım kadar çok kuzen vardı o fotoğrafta. Muhtemelen şu an Yeni Zelanda’da, Şili’de, belki Mars’ta olan bile vardır o tayfadan. Uşağım hoşceldun, piraz göktaşu yağiyi, şemsuye al diyerek samimiyetle ağırlar beni, lezzetli bir sofrayı kurar önüme misafirliğe gitsem.

Ben mi… Ben dünyanın neden yuvarlak olduğunu, düz olsaydı belki mesafeden dolayı bu derece samimi olamayacağımızı falan düşünüyordum onlar kuzen muhabbeti döndürürken. Gerçekten püskürttüğüm o çayı, masadan yalayarak tekrar tüketsem bu kadar koymazdı. İnsan gibi tepki versene abi sende, niye şekil yapıyorsun ki ama dimi…

Gelgelelim, bir anda taraf değiştirdi bizim oğlan. Kıza yenge diye seslenirken birden kuzene, oğlana kardeşim çekerken birden damada dönüştü hitap sözcükleri. Korumacı da bir karakter sonuçta, ayrılırken ‘’bizim kıza iyi bak ha damat’’, ‘’kuzen bak bir sorunun, sıkıntın olursa beni bul her zaman’’ diyerek vedalaştı. Devamında da çocuk hep bir tık daha çekingen kaldı bizimkinin yanında. Daha bi el oğlu, daha bi içgüveysi, daha bi saygılı:))

Karadeniz insanı iyidir, candır. Genellikle kızları da samimidir, dürüsttür, eğlencelidir, gözü karadır, çalışkandır vs. vs. Ama özellikle aşk meşk konularına girmiş gençler ekstra dikkatli olsunlar zira herhangi bir anda, hiç olmadık bir yerden, pat diye önünüze çok yakın bir akraba çıkabilir. Kendileri bunun farkında olmasa bile :D