HIKAYE

Limiti dolmuş bir kredi kartıyla kendinizi en çok ne kadar rezil edebilirsiniz?

Author
Limiti dolmuş bir kredi kartıyla kendinizi en çok ne kadar rezil edebilirsiniz?

Bazı anlar vardır, keşke açgözlü bir müteahhit bir iki kolon eksik koymuş olsa da şu bina üzerime çökse dersiniz. Yani ben derim ara sıra ama Allah'ın pek sevgili bir kulu olmadığımdan tutmaz zaten. Yine benim hatam! Güvenmediğim kartla o toplara girmemem lazımdı... Akılsız başın cezasını ayakların çekmesi gayet şükretmelik bir durummuş, kalbim sızlayınca anladım…

Günü geldiğinde beni bi işin ucundan tutmadığım, okulu bitirmeye ve evlenmeye dair yeşil ışık yakmadığım için terk edecek bir sevgilim vardı o zaman. Gelecek vadetmeyen her genç yeteneksiz gibi beni de şutladılar kardo aynen. O da komik hikâye aslında; ben seneye evlenmiş olmak istiyorum diyerek ayrıldı benden ama kaç yıl geçti, hala müzmin bekar kendisi asdfasdg. Yapmayın abi böyle şeyler, başka bahaneler uydurun da rezil olmayın sonra.

Bu hatunla birinci yıl dönümümüz çulsuz dönemime denk gelmişti bahtımı seveyim. 5 kuruş yoktu cebimde. Son anda hatırladım zaten yıl dönümümüz olduğunu, plan yapmak için falan da çok geçti artık. Aklıma gelen tek çözüm evde yemek hazırlamak oldu. Yanına da bi 35’lik rakı açar, güzel mezeler hazırlarım. Ellerimle pişirdim bak senin için falan der, kurtarırız geceyi.

Ev arkadaşıma yapıştım hemen; hacı yüz lira varsa üzerinde bugünlük versene, yarın bulur bi şekilde dönerim sana? Kuruş nakit yok ama kredi kartımda 120 lira kadar var, al abi istediğin gibi kullan dedi. Limitinden eminsin dimi diye tekrar sordum; %100 eminim abi, iki gün evvel baktım daha dedi. Tertemiz… Geçtim hemen mutfağa, etleri çözülmeye çıkardım sote için. Pilava giriştim hemen. Bir taraftan da odamı toparlayıp romantik bir masa kurdum. Loş ışıklar, müzik falan gayet güzel oldu ortam.

Evime yürüyerek 10 dk. mesafede süpermarket var. Süpermarketleri ne kadar sevmediğimi şu hikâyeden hatırlarsınız belki, işte onun temellerini burada atmıştım. Ayva severdi benim hatun, bir de salatalık turşusu. Ben kavun severim bir de barbunya. Pek rakıcı değilimdir ama barbunyayla iyi gidiyor bence. Neyse bir adet ayva, mini boy garnitür, en küçük marul, bir adet sarımsak, 1 kabak, 1 havuç, 1 patlıcan, 2 domates, en küçük boy yoğurt derken elim poşetlerle doldu. Pahalı olacak bir şey yok çünkü hepsi en minimum miktarlarda ama sonuçta hepsi ayrı poşetlerde.

Rakı benzeri babacan içkileri de kilitli bölmeye koymuşlar markette, anahtar aradılar bi on dk. Markette iletişim kurmadığım kimse kalmadı anlayacağınız, tüm personelle iletişime geçtim şu alışveriş süresince. Sonra zurna zırt dedi. Kasaya geçtim. Market pek dolu değil, tek kasa çalışıyor. İçeride toplasan 10 -15 müşteri vardı. Hala unutamam 76 lira tutmuştu hesap.

-Bakiye yetersiz diyor efendim

Nasıl yani? Bir daha bi deneyebilir misin, eminim çünkü limiti var.

-Maalesef, yine bakiye yetersiz hatası verdi. Eğer problem olsa sadece hata verirdi, bakiye yazınca limit yok anlamına gelir.

Biz bilmiyoruz sanki ne anlama geldiğini. Şu poşetlere bi bak Allah aşkına. Romantik akşamımı da bilmem ne yapayım ama şunca poşeti nasıl bırakayım şimdi. Hun İmparatorluğundaki atalarımdan başlayıp, doğmamış torunlarıma kadar söveceksiniz sonra arkamdan. Nereden baksan 20 poşet var elimde. Kasiyer kızın yüzünü gösterebilsem keşke size… Hay seni de… Turşunu da… Kavununu da…. Der gibi bakıyor. Paran yoksa rakı senin neyine ulan sevdiğimin fakiri diyor, duyuyorum ama ispatlayamam.

Ya kusura bakma bir arkadaşımı arayım, kart benim değildi de deyip bekletiyorum. Arıyorum ev arkadaşımı, Allah Allah diyor. Allah Allah ne ağzını sevdiğim. Ya vallahi var sanıyordum abi, bir iki şey bırakıp dene, 60 -70 falan kesin çeker diyor. Ya ben şu kavunu bıraksam da bir daha denesek?

-Yine ret verdi.

Süper, valla kusura bakma, garnitürü, peyniri, kabağı, patlıcanı bıraksam bir daha dener misin?

-Yine ret. 

Arkamda sıra olmuş, herkes acaba şimdi çekecek mi diye bakıyor… Rakıyı gören orta yaş ve üstünü direkt kaybediyorum zaten… Öfleyen mi ararsın, rakıyı bırakıp dene diyen mi… Kiminin gözünde acıma, kiminin kızgınlık… Bende ise ezik bir iç güveysi gülümsemesi…

Limiti dolmuş bir kredi kartıyla kendinizi en çok ne kadar rezil edebilirsiniz?

Allah’ın belası kart 30 lirayı bile çekmedi biliyor musun? 6 sefer deneyip, her sonuçta bir kez daha utandım. ‘’Ya bütün market ahalisinden özür diliyorum. Kasiyer kardeş, dünya kadar şeyi poşetledim ama alamayacağım. Sende hakkını helal et.’’ deyip çıktım.

-Hummffs, Pımffmss önemli değil beyefendi…

-Cık cık cık

-Terbiyesiz, cebinde beş kuruş yok, bir de rakı sofrası kuracakmış… Yüzsüzlüğün bini bir para…

Sesleri ile uğurladılar beni. Bir daha da o markete uğramadım tabii ki.

Eve geçtim boynum bükük. Ev arkadaşıma sövmedim bile. Olan olmuş, parti başlamadan bitmiş. Geçtim mutfağa, etleri soteledim. Domates bile yoktu evet. Kız arkadaşım geldi sonra. Yüzümdeki çocuksu hüznü görünce sordu tabii sebebini. Anneme şikayet edercesine döküldüm bende hemen…

Üzüldü o da ama sevdi de bu hikayeyi. Biraz da şefkatle; benim için bu kadar uğraşman bile yeterliydi hayatım, çok seviyorum seni…

Romantik masamda kuru kuru tavuk pilavımızı yedik. Sonra o da hediyesini çıkardı çantasından; hediye paketi içerisinde bir cüzdan ve bir adet 35’lik kaliteli Viski :))))

Gözlerim doldu bak; Sevmiştik be.