HIKAYE

Müşterisini akşamları hatırlayıp sabahları tekrar unutan sarhoş bakkal

Author
Müşterisini akşamları hatırlayıp sabahları tekrar unutan sarhoş bakkal

İçki bütün kötülüklerin anasıdır, evet. Kimseye de pek bir hayrı dokunmamıştır elbette ama bazı istisnalar var ki kaideleri tereddüte düşürüp kimlik bunalımına sokar. Çoğu kişinin sarhoş muhabbetini çekemem şahsen ama bazıları bağımlılık yapıyor.

Kendisini meşhur etmek istemediğim için fazla detay vermiyorum ama yer Gökçeada diyeyim sadece. O yaz 4 arkadaşımla kafa dinlemelik güzel bir tatile çıkalım, dedik. Doğa, huzur, sakinlik… Tam da aradığımızı bulduk! Huzur arayan herkese tavsiye ederim oraları.

Bizim yazlığa en yakın konumda bulunan, dünya tatlısı bi mizaca sahip, bakkal amcayla tanıştım sonra. Günde en az iki üç kez gidiyordum ona. Gündüzleri kahvaltılık, çikolata, dondurma gibi, geceleri ise zıkkımın kökü gibi ihtiyaçlarımı almaya…

İlk gittiğimde gündüzdü. Gayet resmi bir çerçevede alışverişimi yaptım, pos cihazı olmadığından toplam bakiyeyi nakit ödeyerek çıktım. Hayırlı işler dedim çıkarken, ona bile cevap vermedi. Ne cins insanlar var ya diye söylenerek geçtim eve.

Buraya kadar her şey normaldi. Sonra gece 70’lik zıkkımın kökü almaya gittim ki şen şakrak bir ruh haliyle karşıladı beni ihtiyar:) Ooo, dedi biz de bu zıkkımı seviyoruz kardeşim, gel beraber olsun… Yok üzüm mü içilir anason varken, yok valla olmaz, otur yanıma... Al o zaman sana hediye vermek istiyorum; gofret al, balon al, bundan al. Bu neymiş ya? Ne satıyoruz lan biz burada aafasdffasfd (ne olduğunu benim de anlamadığım yeni nesil oyuncakları göstererek)

Zor bela bir duble rakı içerek ve verdiği hediyeleri almış gibi yapıp yarısını bırakarak kaçtım eve. Yok böyle bir samimiyet! Amcam bakkalı üzerime yapacaktı az daha dursaydım. 

Yok, yukarıdaki kadar değildik ikimiz de :D

Gece içtikten sonra, amcamın verdiği balonla voleybol maçı da çevirdik bahçede... Eğlenceli oldu, sağ olsun :)

Sabah ekmek almaya gittim yine. Sabah dediğim bize göre sabah, yoksa normalde öğlen. Gülerek selam verdim; sabahı şerifleriniz hayrolsun güzel amcam, nasılsın bugün?

Bu ne zevzeklik, bütün manyaklar da beni buluyor der gibi dümdüz bakarak suratıma, iyi dedi.

Ya diyorum bi ayıp mı ettik adamcağıza... Almasa mıydım acaba balonlarını? Parasını da almadı ama zorla hediye etti sonuçta. Ulan bir de rakısına çöktük amcanın… Ama deli gibi ısrar etti, ya ne yapaydım… Deli sorular...

Aldım alacağımı, süt dökmüş kedi gibi, pek ağzımı açmadan, ufak ufak uzadım. Akşamına başka arkadaşı gönderdim markete. Elinde balonlarla geldi o da! Ya dedi bu amca kral, sen nasıl çekinirsin böyle bi adamdan! Hey dostum, senin tek sorunun; o koca kıçının, kafandan daha büyük olması!

Yarın ekmeği de sen al, bir daha konuşalım dedim.

Çok ufak farklarla bölüm 2'yi çekmişler sabah ! :)

Şaşkın şaşkın geldi bizim oğlan da. Ona da ters ters davranmış ekmek almaya gittiğinde. Ancak o zaman emin oldum benim bi yamuk yapmadığımdan...

Amcamın tarzı buymuş... Sevdi mi güzel sever, sevmedi mi bir bakışıyla üzermiş. Mazotu yoksa kontağı bile çeviremezmiş ama depo doluysa da sarpmış, yokuşmuş dinlemez, coşkuyu verirmiş :D Gündüzleri işlemeyen demir gibi paslanıp gıcırdayan amcam, geceleri rakıyı doldurunca füze gibi olurmuş... Afiyet olsun :D

Ne güzel kafa gerçekten, pırıl pırıl :) 

Bi emekli olayım, turistik semtte bakkal açıp herkese gülücükler saçarak hediyeler dağıtmazsam namerdim :D