ILIŞKILER

Sevgilim beni terketmeden önce yeni sevgilimle tanıştırdı

Author
Sevgilim beni terketmeden önce yeni sevgilimle tanıştırdı

Alkışları alalım... Allah herkese böyle eski sevgili nasip etsin inşallah.

Sıkıntılıydı ilişkimiz dostlar. Çıkışı iyi yapmış, ilk düzlükte sıradan karbon çiftlerle farkı oldukça açmıştık aslında. Sonrası ise; sen benimle eskisi kadar ilgilenmiyorsunlar, ilişkimizde kaybolan heyecanlar falan. Kaldır kondur tartışmalarımız sürse de henüz son noktayı koyamamıştık. Ta ki ben, zevzek mizah anlayışım sayesinde, konuyu uçurumlardan aşağı yuvarlayıncaya kadar.

Finallere birkaç hafta kalmıştı. Malum, okula daha sık uğramalar, sağdan soldan not toplama çabaları zirve yapmış vaziyette. Okuldan çıktım, eve dönerken Gökhan aradı; ''Kanka, istatistik notlarını buldum, vereyim lazımsa.'' Yok böyle bir mutluluk. Müsaitmiş o da, hemen buluşalım dedik. Görükle'de Gülbahçesi diye bir mekan var o zamanlar, yeşilliklerin içinde, aile çay bahçesi tadında bir yer. Oraya geçtim direk. 

Gökhan'ın da arkadaşları varmış yanında, olduk yine beş erkek. Çok yazık asdfsdf. Neyse, bir çay içer, biraz laflar kalkarız derken benim kız mesaj attı;unknown type

-napiosun?
-iyiyim tatlım seni sormalı?
-ne yapıyorsun derken fiili olarak yani. Ne ile uğraşıyorsun?
-Not aldım arkadaşlardan, Gülbahçesinde oturuyorum hayatım, sen?
-Arkadaşlar? Kız? Erkek?unknown type

Soruya bak...
Bu soruyu sorduğuna mı yanayım yoksa cevabımın Osman, Mustafa, Hakan, Gökhan ve ben olmasına mı? Sayamadım o isimleri. Sinirlendim de bir taraftan. ''Sınıftan kızlarla tatlım.'' dedim. ''Ok, ben de o taraftayım, uğrayım madem.'' dedi canımın içi. 10 dk sonra da ''Geldim sayılır, ne tarafındasın?'' diye mesaj...

Karşımda da eli yüzü düzgün, kendi halinde, iki güzel kızımız oturuyor. Bizim çocuklar da kızlarla göz göze gelebilmek için taklalar atıyorlar falan. Neyse çocuklar kalktı çaylarını içip. Yalnız kaldım ben, geçtim kuytu köşe bir masaya, aradım sevgilimi; ''Tatlım ben fotokopiye kadar geçiyorum, sen girişte sağdaki kırmızı ve turkuaz elbiseli iki kızın yanına otur, bekleme yalnız başına.'' Bizim kızlar onlar.

Tamam dedi manyak; Kızlar onun gözünde Nazi subayları. Kendisi de Rusya'dan gelen soğuk hava kütlesi malumunuz. İzliyorum köşeden. Bizimki geldi, direkt oturdu masaya ve yarım yamalak tokalaştı kızlarla. Başladılar muhabbete. 
Hani ben kızlar sen kimsin der, bizimki bön bön bakar falan diye bekliyorum. Öyle olsa ahaha şaka yaptım, siz de kusura bakmayın arkadaşlar şeklinde müdahale edeceğim ama bunlar susmuyor. Ben de çatlıyorum meraktan. 

15 dk oldu tık yok. Beklemenin anlamı yok, gittim ben de yanlarına. Hoş geldin tatlım, öpücük derken kızlara döndüm. Turkuazlı kız; ''Oo, meşhur la-fonten sensin o zaman, memnun olduk bayım.'' demesin mi! Benim kız şok; ne demek meşhur? Nasıl ya? Siz sınıf arkadaşı değil miydiniz!

Vallahi değildik:) Şans işte... Ömrümde ilk defa bu tarz bir şaka yaptım, oturan kızlar da sağlam trolcü çıktı. Mevzuyu tahmin etmiş, beni köşede görmüş, trole devam etmişler:)) 
Bizimki delirdi tabii; ''Ya sen ne biçim insansın!'' ''Bunlar kim!'' ''Niye beni tanımadığın kızların masasına gönderiyorsun!'' Abv bağırıyor...

Kızlara da bir fırça kaydı; ''Sizin de Allah belanızı versin. Mal mısınız? Her masanıza oturanla dedikodu mu yapıyorsunuz...'' Döndü gidiyor. Koştum peşinden ama taksi durağı var zaten kafenin önünde. Geçti hemen taksiye. Yakaladım kolundan ama pozisyon; Berke kolumu acıtıyorsuna bağladı bir anda. Saldım ben de, ya ne yapsaydım? Döndüm masaya sonra. Ya onun kusuruna bakmayın diye başladım muhabbete...

Sevgilim beni terketmeden önce yeni sevgilimle tanıştırdı

Bitmedi sonra o muhabbet :)

Numarasını aldım Eyşan'ın. (Eyşan kod adı burada, özellikle seçtim. Ben ise Cengiz bu hikayede.) Gel zaman git zaman eski kız arkadaşımla ayrılıp Eyşan ile sevgili oldum. Az buz değil, bir yıl kadar sürdü ilişkimiz. Tabii ki, iki trolcü olarak, ilişkimizin formunu tahmin edebilirsiniz diye düşünüyorum. unknown type

Edememiş olanlar için şöyle küçük, tatlı bir çift videosu bırakayım temsili :)