HIKAYE

Şu kışlıkları çıkarman için daha kaç kez hasta olmam gerek?

Author
Şu kışlıkları çıkarman için daha kaç kez hasta olmam gerek?

Ev ortamındaki yönetimsel problemler yüzünden, şu mevsimde hasta olmuş tüm mağdurlar adına konuşmak istiyorum! Çıkarın şu kışlıkları artık, geri koyun dolaplarımıza! Hatta mümkünse bir daha da kaldırmayın. Hep orada kalsın onlar. Yazlık - kışlık el ele, kardeş kardeş yaşasınlar gardırobumuzda.  

Stok planlamaya hak ettiği değeri vermemenin bedelini ödediğimiz sezona giriş yaptık şu sıralar. Tedarik zincirinde ne kadar başarılı olursanız olun, stoklarınızı doğru yönetemezseniz, burunlarınız sebil, elinizde mendil, hapşura hapşura gezersiniz ortalıkta. Kara kışta hasta olmak bile yeterince berbatken, şu geçiş mevsimlerinde hasta olmanın tatsızlığından bahsetmiyorum bile.  

İşbu idari kadronun büyük bir yüzdesini kadınların oluşturduğunu söylememe gerek yok herhalde... Bu mağduriyetin sorumlusu genellikle düzen hastası eşler ve anneler... Nadiren yalnız yaşayan üşengeç kadınlar. Çok küçük bir yüzdesi de yalnız yaşayan takıntılı erkekler... 

Bedelini ödeyen ise biziz! Etliye sütlüye karışmadığı için her bahar üşüyen/terleyen çaresizler...

Büyük şehirlerin, küçük apartman dairelerinde yaşam savaşı verdiği için, eşyalarının bir kısmını kaldırmak zorunda olan ailelere saygı duyuyorum, tamam. Peki ama bu arkadaşlar nasıl yaşıyorlar? Uzaylı mı acaba onlar? Yıl boyunca aynı giysiyi mi giyiyorlar ya da duş, tuvalet vs. kullanmıyorlar mı?

Hadi yer sıkıntısı olanlara torpil geçelim. Peki ya tarla gibi evde oturmasına karşın, kışın kısa kollu, yazın uzun kollu her şeyi, düşmancasına, evin en ücra köşelerine soteleyen zihniyete ne demeli? Bu kod sizin genlerinize neden bu denli derin işlendi? Yeriniz varsa kaldırmayın ya, bu kadar mı zor arkadaşım? 

Akşam dışarı çağırdığımda, hava serinledi abi ya, annem de kışlıkları çıkartmadı henüz, yarın gündüz buluşuruz, diyen adam tanıyorum. Paranla rezil olmak diye buna derim ben! Dünya kadar kazak, polar, mont, kaban vs. orada bomboş dursun, sen çaresizce üşü! Ne denir ki? Helal olsun...

Şu kışlıkları çıkarman için daha kaç kez hasta olmam gerek?

Üç hafta önce burun akıntısı ve amansız hapşuruğa yakalandım ben. Günlerce zencefil, bal, limon türevi şeyler yemekten ciğerim soldu. Zar zor atlatmışken şimdi bir daha başlıyor. Ya battaniyeyi bile kaldırmışlar evde! Ayıptır be kardeşim. Okul kantinindeki tostçunun kestiği kaşar kalınlığındaki pikeye, koala gibi sarılarak uyumaya çalışmak zorunda mıyım ben?