SEYAHAT

Yılbaşını yurt dışında geçirince buraları unutacağınızı mı sandınız?

Author
Yılbaşını yurt dışında geçirince buraları unutacağınızı mı sandınız?

Sanmış olabilirsiniz, kızmıyorum. Ben de öyle sanmıştım. Aslında yurt dışına çıkınca Türkçe'yi kullanmaya bir süre ara vereceğim sanmıştım. Sonuç hiç de öyle olmadı. 2000 km ötesi bile buram buram Türkiye kokuyordu. Hemşehri hemşehriye gurbette yardımcı oldu hem de. Spoiler veriyorum, o özlü söz yanlış bilgi, yaymayalım:D

Tahminlerime göre dünyanın %95'inin bitse de gitsek dediği 2017'den, Polonya'da çıktım ben. Bu muhabbeti de anlamıyorum. Hangi yılı sevdiniz de bunu sevecektiniz??? Kimse yaşadığı andan memnun değil. Üzerinden yeterince zaman geçince tatlı hatıraları kalıyor sadece. 2028'e girince hatırlayın şu dediğimi, 2017'yi keyifle anacaksınız. Şu an ben de milenyumu keyifle anıyorum mesela. Bok gibi bir yıl olmuştu halbuki ama unuttum. İnsanız, işin doğası bu.

Ben oraya yılbaşı için gitmedim aslında ama öyle denk geldi, gelmişken tadını çıkaralım dedim. Kafamda yabancı ülkedeyiz, İngilizce bilmiyorlarsa bitiğiz tripleri var. Yazılarını doğru düzgün okuyamıyorum bile. Aradığım adresi bulsam bile emin olamayacağım ve bu tedirgin edici bir his. Bi taraftan da çok güzel gerçi. En son 4 yaşında öyle hissetmiştim...

Daha havaalanına iner inmez bir Türk ile karşılaştım. Çocuk sağ olsun bir sürü konuda yardımcı oldu bana. Oranın yerlisi olan sevgilisiyle tanıştırdı, birlikte geçtik şehir merkezine. Abi, henüz özlememişsindir ama bi Turkish Kebab'a ne dersin? dedi. Buraların Turkish Kebab'ı Türkiye'nin kebabından farklıdır, bir dene bence. Beklediğim giriş bu değildi ama olsundu...

Zaman geçtikçe daha çok Türkle tanıştım. Hatta 10 dakika boyunca İngilizce muhabbet ettiğim karakterlerin Türk çıktığına bile şahit oldum. Telefonda Fransızca konuşuyordu. Kapatınca İngilizce biliyor musun? diyerek yanaştım. Biraz İngilizce konuştuk. Devamında kız Yozgatlı çıktı kardeşim. Şaka gibiydi ama bunu da gördüm dünya gözüyle.

Kafamızdaki Türk modeli çok standart. Bu da ayrı bir komedi. Abi, biz de sarışınız, biz de renkli gözlüyüz! Neden birinin Türk olması için kömür gözlü, keskin bakışlı olmasını bekliyoruz??? Ben de bilmiyorum ama ben de bekliyorum.

Buraları unutturmayan sadece Türkler miydi? Tabii ki hayır. Kime Turkey dediysem önce Tursia falan dedi, sonra şarkı söyledi. İlk başta anlayamadım. Düşünsenize Polonya'nın küçük bir şehrinde, self servis bir esnaf lokantasına gidiyorsunuz, tek kelime İngilizce bilmeyen bir ustayla muhabbet etmeye çalışıyorsunuz ve adam size şarkı söyleyip öpücük atıyor???

Hayır, Bize ters biraaaderrr de diyemiyorsun ki. Desen de anlamıyor herif. 55 yaşında dayı. Bayram değil seyran değil. Olsa olsa new year's eve. Bu dayı beni niye öptü?

La la lay lam, muck muck! Sonunda düştü jeton. Dünya markamız, mega starımız beni burada da ağırlattı asdfsdfdsf. Yeni nesil bitmiş arkadaşlar. Kimse bi Tarkan olamamış. Dünya yakalarsam muck muck diye dolanıyor hala. Biz unuttuk, onlar unutmadı. Eyy yeni neslin göz bebeği Aleyna Tilki, eyy seküler Türkiye'nin şımarık çocuğu Edis, eyy Mahmut Orhan, Sena Şener, Murat Boz, Hadise... Bir şeyler yapın ya, bu kadar zor olmamalı!

İnan biz senin kadar eğlenmiyoruz kardo...

Yalnızca bu kadar mı? Hala değil. Asla yalnızca bu kadar değil.

Tüm şehir yılbaşı havasına bürünmüş. Belki 1 ay önceden beridir hem de. Yılbaşı gecesi sokaklar, tüm mekanlar dolu. Her her ışıl ışıl, capcanlı. Erkenden dağıtmışım ben de şanzımanı freni, kafa nereye ben oraya dolanıyorum. Tam bir mekanda yerleşik hayata geçmiş, bozuyorum, hooop; Irmağının akışına, ölürüm Türkiyem :D

O kadar da değil canım. Yine bildiğimiz parçasıyla Tarkan... Yine yalnız bırakmıyor beni... Oradaki yabancı dostlarım da şarkıyı duyunca üstüme atlıyor, yüzümü güldürüyor.

4E28D014-C74B-4C11-9761-177E0F54CAA4
4E28D014-C74B-4C11-9761-177E0F54CAA4
100%
7B587242-9C0F-4807-98F1-1C0F280C4C49
0:00 / 0:00

Keyifli bir geziydi, döndük bitti. Anlatacak da onlarca hikayem var. Anlatırım ara ara.

Ancak tarih yazarken yanlışlıkla elimizden kaçan 7'yi, 8'e çevirmeye çalıştığımız şu günlerde şunu söylemek isterim ki; Nereye giderseniz gidin, eğer orada bir tek yörük çadırı görürseniz ve çadırda da bir duman tütüyorsa... Pardon, diyeceğim bu değildi ama Atam'ın sözüne çok benzer benimki de:) Dünyanın neresine giderseniz gidin, güzel ülkemizin mutfağından yemekler, sazından ezgiler, sokağından insanlar görebilirsiniz.

Zaten sadece bizim Erasmusçular bile, sakin bir günü, kanki naapıyorsun, istersen gel bizle takıl diyerek kop kop parti ortamına çevirmeye yeter :D Muhteşem değil mi sizce de?