KÜLTÜR

Kvas deyip geçme, lazım olur.

Author

Bir zamanlar 'komünist kolası' olarak anılan ve çavdar ekmeğinin mayalanması ile üretilen kvas, Rus klasiklerine meraklı okuyucuların ve Sovyet ülkelerine seyahat etmiş olanların aşina olduğu şifa kaynağı bir içecek. Ben de zaten bu küçük sarı tankerlerde her köşe başında satılan şeyle ilk Gürcistan seyahatimde tanışmıştım. 

Kvas deyip geçme, lazım olur.

İster inanın ister inanmayın, alt tarafı ekmeği mayalandırarak elde edilen kvas, soğuk algınlığı, ateş ve hazım sorunları gibi birçok rahatsızlık için kullanılıyor, hatta Rus hastanelerinde her hasta için gerekli günlük içecek olarak veriliyor.

Kvas deyip geçme, lazım olur.

Etimolojik kökeni eski doğu Slav dilinde 'maya' anlamına gelen kvas, 'komünist kolası' olarak anılsa da, Doğu Avrupa'da antik çağlardan bu yana yaygın olarak tüketiliyor.

Kvas deyip geçme, lazım olur.

Rusya, Belarus, Gürcistan, Ukrayna, Estonya, Polonya, Litvanya gibi tüm eski Sovyet bloku ülkelerinin en popüler içeceklerinin başında gelen kvas, 0.05-1.44% oranında alkol içeriyor ve alkol oranının düşüklüğü nedeniyle Rus standartlarında, alkolsüz içecekler arasında gösteriliyor. Koyu kahverengiden sarıya kadar uzanan renk skalası, üretiminde kullanılan ekmeğin çeşidine bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Özellikle yaz aylarında sokaklarda sarı tankerlerde satılıyor ve inanın sudan daha fazla tercih ediliyor. (Kesin bilgi. Yayalım)

Kvas deyip geçme, lazım olur.

Kvas, probiyotik ve prebiyotik bakteriler açısından zengin olması nedeniyle bağışıklığı güçlendiriyor, yaz aylarında terlemeyle kaybedilen vitamin ve minerallerin tamamlanmasını sağlıyor. İçerdiği süt asidi, vitaminler, serbest amino asitler, çeşitli şekerler ve mikro elementler sayesinde; sindirim sistemini olumlu etkiliyor, zararlı mikropların üremesini önlüyor, organizmanın faaliyetlerini düzenliyor, kalp damar sağlığına olumlu etkide bulunuyor. İştah açıcı ve enerji verici özelliği sayesinde hamileler dahil olmak üzere 7'den 70'e her yaş grubu tarafından tüketiliyor. 

Kvas deyip geçme, lazım olur.

İngilizcede 'ekmek içeceği' olarak adlandırılan kvass'ı Antik Sümer ve Mısır'da arpadan mayalanarak üretilen bira, Afrika'da "Millet" adı verilen tahıl grubundan mayalanan "Millet Birası", Asya'nın pirinç şarapları, manyok ve mısır bitkileri ile mayalanan Cassava ve Chicha, ve Türklerin at sütünden mayaladıkları kımız ve bulgurdan mayalanan boza ile çok istersek aynı kefeye koyabiliriz. Ama bence gerek yok. Kendi başına güzel bişi bu.

Kvas deyip geçme, lazım olur.

Kvas'ın adına ilk defa 989 yılından kalma eski Rus tarih kayıtlarında rastlanır. "Büyük Petro" döneminde her sınıftan Rus arasında yaygın bir içecekken, 19. yüzyıldan itibaren daha çok köylüler, alt tabaka ve keşişler tarafından ve "sudan daha çok" içildiği belirtiliyor. 

Kvas deyip geçme, lazım olur.

Moskova'nın batısında yer alan Zvenigorod kasabası, Ortodoks manastırının bodrumunda üretilen, otantik ve koruyucu içermeyen Kvas'ı ile tanınıyor. Orijinal Kvas çavdar ekmeğiyle yapılsa da, buğday ya da arpa ekmeklerinin mayalanmasıyla da üretilebiliyor. Üretiminde üzümsü meyveler, çilek ve huş ağacı usaresi aromatik bileşen olarak kullanılabiliyor.

Kvas deyip geçme, lazım olur.

Modern ev yapımı Kvas çoğunlukla küçük doğranmış ve fırınlanarak kurutulmuş "Suhari" adı verilen esmer ya da normal çavdar ekmeği, şeker ve aromatik olarak da meyve ya da kuru üzüm eklenerek yapılıyor. Üretim sırasında bu bileşenlere maya kültürü ve "Zakvaska" adı verilen mayalanma başlatıcısı ekleniyor.

Kvas deyip geçme, lazım olur.

Rus kültüründe Kvas köklü bir geleneğe sahip. Ve bu gelenek Rus edebiyatında kendini ortaya koyuyor. Bir Rus tarafından yazılıp da Rusları anlatan bir edebiyat eserinde Kvas'arastlamamak zor diyorlar.

Kvas deyip geçme, lazım olur.

Dostoyevski, Karamazov Kardeşler romanında, akşam yemeği sırasında içilen ve civarda ünlü olan "Manastır Kvasından" bahseder. Bir başka yerde, sadece bir parça ekmek yemiş ve bir bardak da "Kvas" içmiş olan Alyoşa, gururundan dolayı babası Fyodor Pavloviç Karamazov'un akşam yemeği teklifini reddeder. Ezilenler'de ılık şampanyayı kafasına diken Sizobryuhov: "Sen buna şampanya mı diyorsun? Daha çok Kvas'a benziyor." diyor.

Kvas Leo Tolstoy'un birçok eserinde yer alır: Anna Karenina'sında Kvas satıcısı bir çocuk gözlerini tren istasyonundaki Anna'dan ayırmaz. Çocukluğum'da kendisine bir bardak Kvas doldururken sürahiyi devirip masa örtüsünü kirletir. Kroyçer Sonat'ta ana karakter Pozdnişev tren yolu inşasında çalışan mujiklerden bahsederken "Köylülerin neyle beslendiğini bilirsin." der. "Ekmek, kvas ve soğan"...

Kvas deyip geçme, lazım olur.

Son bir gol olarak eklemeden geçemeyeceğim, kvas 1975 yılında Yugoslavya’da düzenlenen alkolsüz içecekler yarışmasında, en büyük rakibi olarak gösterilen Amerikan içeceği Cola-Cola’nın aldığı 10 oya karşı, kvas 18 oy alarak birinci olmuştu :D

Tadarsınız inşallah bir ara :)