Aldatılan Erkekler iyi bilir.

Author

Üniversite yılllarımdan hatırı sayılır minik bir hatırayı sürekli güzel hikayeler dinlediğim bu mecrada sizinle paylaşmak istedim.
Doğunun Paris'i Erzurum da samimi 2 arkadaşımın uzun dil dökmelerine dayanamadığım için üniversite okumaya başlamıştım.
Yakışıklılıktan, karizmadan hiç nasiplenememiş ama baya hareketli, sosyal, konuşmayı iyi beceren tenekeden bozma bir tipim var.
Üniversite aşkları hakkında sayfalar yazmak kolay az çok biliyorsunuzdur fakat işin enteresan yanı dazlak kafam, uzun sakalım ve kıyafetlerimle meslek lisesi ayarındaki mühendislik fakültesinde hatta siyasi görüşüm münasebetiyle kocaman kampüste çok tanınıyor olmama rağmen bir türlü manitadan yana şansım gülmedi.
Metrekareye 4.5 erkeğin düştüğu kantinin kapısından dışarı çıkarken standartların kat kat üzerinde bir güzellikte hanımefendi belirdi önümde; bilmem neredeki konser için bileti varmış falan filan. Numarasını aldım, numaramı verdim fakat bir yanım diyor ki kesin bir yerlerde ya kamera var ya da bu hanımefendi o kadar bırakmış, o kadar salmışki kendisini bana verdi numarasını. Öyle böyle biz bu hanımefendi ile beraber olmaya başladık. Durum o kadar enteresan ki hani şu sürekli konuşulan aşırı güzel kız ve yanındaki çirkin çocuk çiftleri var ya öyleyiz.
9 aylık huzurlu birlikteliğimiz devam ediyor, herşey ayarında hatta biraz zaman sonra gelecekle ilgili beraber plan yapacağız.
Neyse daha uzatmayayım benim davşan bir akşam bana yazdı -Başkanım ben caddeye iniyorum kitaplarımı alıp yurda dönerim sen beni alırsın yurttan eve geçince- benimde tam işim bitmek üzereyken bir mesaj daha geldi matmazelden -aşķım ben havuzbaşındaki pastaneye geçiyorum, kahve içip yurda geçerim- bende zaten son 1haftadır çoğu hareketine mana veremiyordum. Hani bir enteresanlık var ama daha taşları yerine oturtamıyorum hele yanına gittiği kız arkadaşınada ayrı uyuz oluyorum o başka.
Bir heves bende zıpladım hemen pastaneye, ilk defa giriyorum oraya beni pek sarmıyor öyle yerler. Meğer mekan 3 katlı, benim en üst kattan haberim yok. Bunu göremeyince iyice kıllandım aradım hemen.
-Nerdesin? İşim erken bitti bir kahve içeyim dedim
-Dedim ya hayatım pastanedeyim, nereye geleyim
-Lan bende oradayim ama göremiyorum seni
-Nasil ya? Buraya mı geldin
Muamele yapıyor yani telefonda, bende hissediyorum bir çakallık var. 3.katın merdivenlerinde yakaladım bunu, dur çantamı alıp geleyim bekle diyor bana.
Hemde bana diyor bak bak yengece bak. Çık yukarı bozma benim asabımı dedim masaya yaklaştıkça zangır zangır titriyor ama, masadakilerde öyle.
Yediremiyorum kendime, çıldırmak üzereyim ama varya iplerim koptu kopacak.
İndik mekanın önüne, ver diyorum telefonu; bu hala muamele yapıyor bana yok yan yattı, çamura battı falan.
Telefondan mesajları okuyunca anlıyorum ki elemanla bunu yapmak için organizasyon yapılıyor, yakışıklı çocukmuş ama inşallah yanki duymazlar mı yazmamış aklınıza ne geliyorsa.
Mesajlardan sonra ipler kopunca bende saldırdım benim kıza, resmen darp ediyorum ama. (Öyle yaptigim için çok pişmanim şu an) Darp ediyorum derken öyle tekme yumruk değil, sallıyorum; baskı yapıyorum yani ama bir kaç tokat atmış olabilirim.
Toplanan kalabalık polis çağırmış olacak ki ekip arabalarını görünce son kez ittirip yürüdüm polislere; amirim diyorum beni alıp götürün yoksa ben öldürcem bunu. Onu bir araya beni bir arabaya bindirdiler, gezdiriyorlar. Bilindik devriye polisi nasihatları falan. Sonra bir kağit verdiler, diğer ekip arabasinin yanina gidince. Polis diyor ki imzala şurayı şikayetçi olmadığına dair kızda şikayetçi değilmiş diye. -Yok amirim ben şikayetçiyim aldatti beni dedim ki memur amca kızmış olacak yumruğu bastı suratima. Ulan hem aldatilmisim, hem dayak yemisim iyice gerildim bende.
Kızla hala takipleşiyoruz sosyal medyadan, arada yazıyor. Bu da böyle bir hatıram işte :)