Öylesine.

Author

"Mutsuzluktan ölmediğim günler vardı. Bi de sıkıntıdan. Hani sıkıntı derken, dert, tasa olan sıkıntıdan bahsetmiyorum. Böyle can sıkıntısı olur ya, böyle literally canın sıkılır hani, ama kendiliğinden olur. Canını sıkan şeyin ne olduğunu bilsen, onun anasını bi siksen, sıkmasa artık canını, böyle iki eliyle birden gırtlağını olağanca gücüyle sıkan Erol Taş gibi meselâ, yumruk atsan tam burnunun üstüne ve o artık sıkmasa gırtlağını, hıııı deyip derin bi nefes alsan, yaşadığını hissetsen meselâ. Çok ciddiyim bak. Yaşadığını hissetsen. Hiç oldu mu sana da? Hiç yaşadığını hissetmediğin oldu mu? Oldu oldu. Biliyorum. Bilmiyorum aslında. Nerden bileyim ki? Olmuştur ama eminim. Herkese olmuştur. Hepimize olmuştur. Olmadıysa da olsun. Ben burda mutsuzluktan ölürken, senin orda mutlu olman adâlet değil ki. Sen derken aslında senden bahsetmiyorum. Şeyden bahsediyorum. Ben burda mutsuzluktan ölürken, orada bi yerde mutlu olanlar var ya hani, ben hiç görmüyorum çevremde, ama siktiğimin dünyasının siktiğimin bi tarafında siktiğimin birileri mutlu. Neden mutlusunuz lan? Nedenini siktir et de, nasıl lan? NASIL? Birisi söylese de ben de yapsam aynısını, ben de mutlu olsam, ama birazcık. Çok mutlu olursam üzülürüm mutsuzluktan ölen birilerinin olduğunu düşününce. Gördün mü bak, nasıl geri zekâlıyım. Mutlu olunca mutsuz olanları düşünüp üzülücem. Belki de bu yüzden mutsuzum. Böyle çok mutsuzum deyince - yani çok mutsuzum derken, mutsuzluğumun çokluğunu değil, mutsuzluk kelimesini çok kullanmış olmaktan bahsediyorum- tekerleme gibi oldu. Kelime anlamsızlaştı. Afedersin, boku çıktı. Affetmesen de olur gerçi. Sikimde değilsin zirâ. Şu ömrü hayâtımda sikimde olan tek şey, şey. Şey işte. Ney lan? Oha. Umursadığım tek bi şey söyleyemedim. Neden lan? Bence bu yüzden olabilir. Olmaya da bilir. Olsa da olmasa da sikimde değil. Çok küfürlü, ayıplı oldu bu. Niye böyle oldu? Bana ne be. Hem sana ne de. Küfür benim değil mi? İstediğim gibi ederim. Ve sanırım, hep söylemişimdir. Genelde içimden söylemişimdir ama. Allah hepimizin belâsını mutsuzlukla vermiş. Allah’ı suçlamak da ne kolay. Sen de kimsin? Tanışmış mıydık? Tanışmadık mı? Ben de öyle düşünmüştüm."