BILIM

Yaratıcı Olma-Kalma Yolları

Author

Beynimiz, yaşadıklarından dolayı günden güne yorulur, yaşlanır, monoton bir düşünme tarzına doğru yönlendirir sizi. Ancak yeni, yaratıcı fikirler her zaman ordadır, size sadece onların gömüldüğü yerden çıkartmak kalıyor.

1) Liste yap: Tıpkı alışveriş listesi gibi burada da yapmak istediklerinizin, hayallerinizin, planlarınızın düzenli olarak yazıldığı bir zaman çizelgesi yapmaktan bahsediyoruz. Böylece neyi ne zaman istediğinizi bilir, ona göre harcamalarınızı yapar, günlük hayatınızı yönlendirebilirsiniz. Bunun yaratıcılıkla ne ilgisi var demeyin. Aklınız ne kadar endişeden uzak olursa o kadar rahatlar ve daha evvel bakıp da göremediğiniz şeyleri fark etmenizi sağlar.

2) Ufak bir not defteri edin: A4 boyutu değil, abartmaya gerek yok. Minnacık, içinde bi sürü kağıtları olan bir deftercik. Ayy ne tatlı di mi? Bi de onların kokulu kağıtlıları falan oluyo ahsj neyse dağıtmayayım. Bir tane atın çantanıza, gömleğinizin cebine, efendime söyliyim kot pantolonunuzun göt cebine falan. Her gittiğiniz yerde de yanınızda olsun. Gezmeye gittiğiniz yerlerle edindiğiniz bilgileri ya da yolculuk yaparken kulaklıkta çalan şarkının aslında daha önce fark etmediğiniz güzellikteki sözlerinden bir cümlesini hoop o anda not alabilirsiniz. Sonra Facebook’ta paylaşırsınız.

3) Özgün yazı yazmayı dene: Evet, hiçbirimiz anamızın amından yazar olarak çıkmıyoruz arkadaşlar. Belki Jean Christophe-Grange. Ama yok, onun da çıktığını zannetmiyorum. Ne kadar saçma ya da aptalca olduğu sadece sizi ilgilendirir. Hatta ne kadar absürt olursa o kadar eğlenceli ve yaratıcı olur benden söylemesi. Durup baktığımızda herkes kendi hayatını kaleme alıyor. Şimdi sorduk mu dicen ayıp olcak. Biraz sınırları zorlamak lazım. Olmayacak şeyler istemek lazım. Hayal dünyası bu yahu, sizin kafanızın içi tamamen size özel. Bu Game of Thrones’lar Supernatural’lar nasıl çıktı zannediyosunuz? 

4) Bilgisayardan uzak dur: Nani naani naaaani bilgisayardan elinizi lütfen çekiniz kanka beyhanım. O aptal kutu seni de kendi gibi yapmaya çalışıyor! Desek şimdi hakkını yeriz, olmaz. Bilgisayar, internet çağımızın en güzel iki nadide çiçeği tabii ama bazen araya mesafe koymakta fayda var. Çünkü fark etmiyoruz ama beyin hücrelerimiz hep ölüyo ve yenilenmiyo arkadaşlar. 

5) Uzaylı gibi düşün: Heeh geldik zurnanın zort dediği yere. Ne demek uzaylı gibi düşün? Yani mantık çerçeveni standart insan beyninin yapacağı işlemden birkaç tık üstüne çıkar. Sen uzaylıymışsın da, insanları uzay geminde sallanan sandalyenden dürbününle izliyo gibi düşün. Lan yılların uzaylısını elinde dürbünle röntgenciye çevirdim ama idare et. Şunu demek istiyorum. Tipik insan düşünce kalıbından çıkamazsan yaratıcılığa ve yeni fikirlere de kapalı olursun. İnsan üstü düşünmen lazım ki kafanda ampüller yansın. Ne diyo lan bu değişik, insandan üstün varlık mı var diye düşünüyosan en azından bundan sonrası için vaktini burada harcama kardeşim.

6) Nazik ol: Bunu uzatmıyorum. Orospu çocukluğunu bırak ve azıcık kibar ol. Özür dilemeyi, teşekkür etmeyi öğren.

7) Girdiğin diyaloglarda geri dönüş al: Mal gibi sürekli anlatıp anlatıp durma. Karşı tarafın lafını kesme. Belki işine yarar bi şeyler söyler, ha? Ortalama 60 yıllık hayatımızda her şeyi bilip, göremeyiz. Çevremizdekilerden inanın öğrenebileceğimiz şey var. Bunları lehimize ya da aleyhimize kullanmak da elbette bize kalmış.

8) Dene, dene ve dene: Yenil, yenil ve yenil. Hatta daha iyi yenil. Yenilmelere doyama güzel kardeşim. Çünkü ne zaman dibe vursan, yukarı çıkmak için bir fikre (plana) ihtiyacın olacak.

9) Yabancı filmler izle: Ve mümkünde orijinal dilinde, Türkçe altyazılı izle. Onların kültürü, yaşam tarzları, zorluklarla baş etme yolları, nelerle mutlu olabildiklerini gör. Ha, bunu kendi hayatında uygulayabilir misin? O biraz zor. Ama tüm bunlara da ne zaman ihtiyaç duyacağımız pek belli olmuyor.

10) Riske gir: Sanırım maddeler arasında en zoru bu. Yuvarlanıp gittiğimiz hayatlarımızda aman hiçbir bok değişmesin zaten yoluna zor oturttum diye düşünüyosunuz biliyorum ama her zaman daha iyisi vardır. Ve sizin de tefal gibi büyük düşünmeniz gerek.

11) Sözlük sayfaları karıştır: Bu yeni dil öğrenmede özellikle çok efektiftir. Her dilin kendine özgü kelimeleri var mesela. Türkçede karşılığı olmayan yabancı kelimeler, ya da ingiliççesi olmayan “kebap” kelimesi gibi. En basitinden cümle kurarken bazı kelimeleriniz o dilde kalsın. Bu maddenin ilk cümlesindeki efektif gibi. Etkili de yazabilirdim ama yazmadım. Ne demişler: bir dil bir insan. Düşünsene şizofren değilsin ama bünyende bi kişi daha var gibi. Hehe.

12) Yaratıcı insanlarla takıl: Sürekli depresif modda olup hayat enerjinizi emen insancıklardan uzak durun. Ciddiyim. Kimse kimsenin mükemmeli olmaya çalışmasın. Sana faydası olmayan, bi şeyler öğretmeyen insanlar sana bi şey katmadığı gibi senden çok şey alıp götürür, mesela zamanını.

13) Çalışma masanı temiz tut: O derli toplu, her şeyinin yerli yerinde olduğu simetrik masana baktığında kendini daha iyi hissedeceksin. Omo bon doğonokloğo sovoyom yoo palavrasını da sıkma sağa sola, herkes farkında senin nasıl bi tembel olduğunun bari dürüstlüğünden ödün verme.

14) Bi şeylerin sonunu getir: Başladığın işi sıkılıp da yarım bırakma. Sonunda hiç beklemediğin güzel şeylerle karşılaşabilirsin. Tabi karşılaşmayabilirsin de. Ama bu sana sabırlı olmayı öğretecek. Özellikle hevesi çabuk kırılan bi insansan. Çünkü hayatta bu kadar heves kırıklıklarıyla başa çıkamazsın ve mutsuz olduğunla kalırsın.

15) ve son; Sık sık tersten düşün, tersten hareket et: Hayatta her şey a’dan b’ye gitmek zorunda değil. Yani kağıt üstünde öyle ama bunu kendi hayatında nasıl uygulayacağın sana kalmış. Anlatabiliyo muyum? Çok basit bir örnek: Dağınık bi odada bir şey arıyorsun. Belki gözünün önünde ama göremiyosun bi türlü. Aramalarını soldan sağa değil de sağdan sola doğru yap. O zaman daha dikkatli olacağından aradığın şey hemen gözüne çarpacaktır. Tabii ordaysa :)