DÜNYA

40 Yıl Boyunca İnsanlardan İzole Halde Yaşayan Rus Ailenin Trajik Hikayesi

Author

Sosyal bir varlık olarak tanımlansa da, insanın münzeviliğe olan eğilimi de büyük bir sır değil. İnsanlar çeşitli nedenlerden ötürü kendilerini toplumla etkileşimden soyutlayan bir takım kaçış sürecinde bulunabiliyorlar. ABD'li ünlü yazar ve filozof Henry David Thoreau kendisini toplumdan soyutlayarak 2 yıl boyunca bir göl kenarına inşa ettiği küçük bir kulübede yaşamış, en önemli eseri olarak kabul edilen 'Walden'i bu süreçte yazmıştı. Diğer bir örnek ise, yine ABD'li ünlü bir yazar olan J. D. Salinger şöhretinin zirvesindeyken münzevi bir hayat tercihi nedeniyle küçük bir kasabada orman içindeki evinde, hayatının geri kalanını şöhretten ve insanlardan uzak bir şekilde geçirmiştir. 

40 Yıl Boyunca İnsanlardan İzole Halde Yaşayan Rus Ailenin Trajik Hikayesi

1978 yılında Sibirya ormanlarında tesadüf sonucu  bulunana kadar tam kırk yıl boyunca insanlarla sıfır etkileşimli bir hayat süren, II. Dünya Savaş'ından bile haberdar olmayan bir ailenin kırk yıllık inziva süreci de tüm kaçışlar gibi geri planda ilginç bir hikaye barındırıyor. Şimdi bu ilginç aileyi ve ailenin keşif hikayesini okuyalım.

1978 yılınının yaz ayları... Soyvet yönetimi, bir grup jeologu yer altı zenginliği bakımından hayli verimli olan Sibirya'ya arazi incelemesi için gönderiyor. Grup helikopterle havadan keşif yaptığı esnada, çok sapa bir bölgede insan yapımı olduğundan şüphe duyulmayan bir bahçe ve baraka tarzı bir evi fark eder. En yakın yerleşim yerine 250 km mesafede olan bu bölgede Soyvet kayıtlarına göre de ikamet eden bulunmamaktadır. Galina Pismenskaya önderliğindeki jeolog grup merak sonucu ev yakınında uygun bir yerde inip bu fark ettikleri yerleşim alanına gider. 

Yerleşimci aileyle olan ilk temasları hem kendileri için hem de aile için şok edici olur. Evin büyüğü olduğu anlaşılan yaşlı adam dışında evin geri kalan hiç bir ferdiyle sağlıklı iletişim kuramazlar. Konuştukları dil Rusça olmasına rağmen anlaşılmaz ve ilk defa yabancı bir insanla karşılaşan evin çocukları histerik tavırlar sergilerler. 

Jeolog grubun ilk temasın ardından yapnış olduğu bir kaç ziyaret sonrası ailenin hikayesi de ortaya çıkar. Evin büyüğü ve reisi olan Karp Lykov, Ortodoks inancının en radikal kolu olarak bilinen, 17. yüzyılda ortaya çıkmış 'Eski İnançlılar' isimli bir tarikata mensuptur. Bu tarikatın dini ritüelleri çok radikal olup değişen yüzyıllarlar birlikte hiç bir reforma da tabi olmamıştır.  

40 Yıl Boyunca İnsanlardan İzole Halde Yaşayan Rus Ailenin Trajik Hikayesi

O dönemler Rusya'yı yöneten Bolşevik rejimi, diğer tüm inançlar gibi 'Eski İnançlılar'a karşı da tolerans göstermemiştir. 1936 yılında Lykov'un kardeşi bir Sovyet askeri tarafından vurulunca Lykov, bu baskı ortamında artık yaşamayacağını ve inancını sürdüremeyeceğini anlar ve eşini, 9 yaşındaki oğlunu, 2 yaşındaki kızını ve bazı temel ihtiyaç malzemelerini alıp ormana taşınmaya karar verir.

Ormana taşındıktan sonra Lykov'un iki tane daha çocuğu olur. Sonradan doğan bu çocuklar jeologlar tarafından aile keşfedilene kadar aile dışında dış dünyadan hiç bir insanla tanışmazlar. Bazı yerlerde şehirler olduğunu ve o şehirlerde başka insanların yaşadığı ailesi tarafından anlatılmıştır sadece. Çocukların dış dünyaya ait tüm bildikleri anne ve babalarının anlattıklarından ibarettir. Okudukları tek kitap İncil'dir. Okuma ve yazmayı da bu İncil üzerinden öğrenirler. 

Çok sarp bir bölgede yerleşke kuran ailenin izolasyon şartları da çok ağır olur. Ulaşım şartları çok zor olan bir bölge olduğu için yanlarında çok az malzeme getirebilmişlerdir. Elbise ve ayakkabıları zaman içinde yıprandığı için ilk dönem insanları gibi giyinmekteydiler. Keşfedildiklerinde ailenin yiyebildiği temel besinleri patates, çavdar ve kendir otundan ibaretti. 

Bu gönüllü izolasyon süresi boyunca aile hep kıtlık içinde yaşamak zorunda kalır. Çok nadir de olsa ilkel avcılık yöntemleriyle avladıkları hayvan etiyle beslenme şansları olur. 1961 yılınnda kıtlığın zirvesine ulaşacaklardır. O sene haziran ayında da kar yağınca ailenin yetiştirebildiği sınırlı mahsülün nerdeyse tamamı heba olur. Lykov'un eşi olan Akulina sınırlı besinle önce çocuklarını doyurmayı tercih eder, akabinde kendisi açlıktan ölür. Ailenin geri kalanının kurtuluşu da bir mucize sonucu gerçekleşecektir. Kıtlığın zirvesindeyken buldukları bir adet çavdar tohumu filizlenir, aile mensupları gece gündüz filizlenen bu çavdarı gözetleyerek onu muhafaza eder. Bunun sonucunda tekrardan mahsül üretecek kadar tohuma sahip olurlar. 

40 Yıl Boyunca İnsanlardan İzole Halde Yaşayan Rus Ailenin Trajik Hikayesi

Jeolog grup ziyaretlerinde dış dünyadan gelişmeleri aileye aktarmaya başlamıştır. Lykov insanlığın aya ayak bastığına ve II. Dünya Savaşı'nın yaşandığına inanamaz. Ailenin reisi Karp Lykov'un moderniyetiyle olan savaşı da jeolog grubun ansız ziyaretiyle bitmek üzeredir. Aile grupla ilk tanıştığında hediye olarak sadece tuz kabul eder. Bu ziyaretler arttıkça hediyeler ve kabuller de artar. Bıçak, çatal, kaşık, el feneri gibi malzemeleri aile kullanmaya başlamıştır. 

Lykov ailesinin dış dünyayla teması felaketi de beraberinde getirecektir. Yıllarca hiç bir insanla temasta bulunmamış, dolayısıyla bağışıklık sistemi olmayan aile bireyleri kısa bir süre sonra tek tek ölmeye başlar. Hastalıkları esnasında jeologlar hastaneye götürülmeleri için ikna etmeye çabalasalar da aile fertleri inançlarına uygun bulmadıkları için bu teklifi reddederler. Önce dört çocuktan üçü hayatını kaybeder. Geriye sadece Lykov ve kızı Agafia kalmıştır. Jeologlar, Lykov'u akrabalarının yanına taşınmaya ikna etmeye çalışsalar da Lykov bu teklifi kabul etmeyecektir. Kızıyla birlikte ormanda yaşamaya devam ederler. 

40 Yıl Boyunca İnsanlardan İzole Halde Yaşayan Rus Ailenin Trajik Hikayesi

Lykov 1988 yılında hayatını kaybeder. Kızı Agafia ormanın eteklerine defneder babasını ve kulübesine ve yaşantısına geri döner. Agafia halen yetmişli yaşlarının ortasında birisi olarak aynı münzevilikte hayatını ormanda devam ettirmektedir.

Asım Duman | asim_dumanhotmail.com

 

 *Meraklısı için konuyla ilgili ufak -maalesef Rusça- kısa bir belgesel

**İlgili yazıda Smithsonian dergisinden istifade edilmiştir.