EDEBIYAT

Seni hiç kimse sevmedi mi be Reyis?..

Author

(Gezinin anısına)

SENİ HİÇ KİMSE SEVMEDİ Mİ
BE REYİS?..

Seni hiç kimse sevmedi mi be reyis!
Ha reyis!..
Neden bu kadar öfkelisin bize?..
Okşamadı mı kimse küçükken başını senin?..

Sevmiştir be reyis!..
En azından annen, baban, kardeşlerin sevmiştir...
Yoksa onlar da mı sevmedi?..
Baban sana hiç mi çikolata, goflet getirmedi mesela?..
O yüzden mi kızgınsın bize?..
O yüzden mi devamlı parmağını sallayıp duruyorsun yüzümüze?..

Baban mı yoksa seni bu kadar öfkeli yapan?..
Hiç mi almadı kucağına seni?..
Elinden tutup lunaparka falan da mı götürmedi?..
Hiç mi binmedin sen; atlı karıncalara, dönme dolaplara, çarpışan arabalara?..

Ha reyis!..
Bu yüzden mi polisinle, savcılarınla, hâkimlerinle üzerimize gelip gelip duruyorsun?..
Bizi gaza boğup dövdürüp ıslatıyor kör ediyorsun?..
Yetmiyor, kelepçeletip zindanlara attırıyorsun...

Neden be reyis?..
Seni hiç kimse sevmedi mi?..

Sevmedi mi ha?..
Mahalledeki çocuklar da mı almadı seni aralarına?..
Topun yok muydu senin reyis?..
Peki ya bisikletin, misketlerin, su tabancan?..
Annen bayramlıklarını giydirip, cebine mendil koymadı mı reyis?..
Bu yüzden mi kızgınsın bize?..
Devamlı bağırıp durman bu yüzden mi?..

Neden saldın o küçük askerlerini üzerimize be reyis?..
Bak gözüm çıktı benim!..
Şimdi bana iş vermeyecekler...
Asker olacaktım, polis olacaktım, pilot olacaktım, kaptan olacaktım...
Mühendis olacaktım; hani o senin sevdiğin koca koca binalardan yapacaktım...
Ama şimdi ben "yarım" oldum be reyis...
Sevgilim de bırakır gider, istemez ki artık beni böyle...

Seni hiç kimse sevmedi mi?..
Sevmedi mi be reyis?..
Sokulmadı mı gençken sana hiç bir kız, tutmadı mı ellerini?..
Sinemaya, parka, sahile gitmediniz mi birlikte?..
Muhallebicide de mi buluşmadın bir kızla?..
Yoksa öyle bir kız hiç mi olmadı?..
Bu yüzden mi saldın o küçük askerlerini üzerimize?..
Bu yüzden mi sıktılar kurşunu başıma?..

Oldu mu be reyis!..
Bak şimdi uyutuyorlar beni!..
Beynim ölmüş, öyle diyorlar!
Duyuyorum ama ben onları reyis...
Annem hıçkıra hıçkıra, babam içine ata ata ağlıyor...
Duyuyorum...

Neden be reyis?..
Seni hiç kimse sevmedi mi?..
Bu yüzden mi öldüm şimdi ben?..

Söyleseydin ya!..
Severdim ben seni be reyis...

Severdim...
İnan bana severdim...
Sırf sana sevgiyi öğretmek için, seni bile severdim be reyis...

Ne diyeyim be reyis!..
Belli ki, sen de beni hiç sevmemişsin...

Hâlbuki ben; Senin de hep söylediğin gibi:
"Yaradılanı sevdim, yaradandan ötürü!"

Haa! Bir de Ege'yi sevdim...
Mavi gözlü adamın rakı içtiği kordonu sevdim mesela...

Can Baba'nın "Bağlanmayacaksın kimseye" deyip de bağlandığı Datça'yı sevdim...

Balıkçı'nın sürgün denizi Bodrum'u sevdim mesela...
Menderes'in incir topladığı Çakırbeyli'yi sevdim...

Bekir Coşkun'un Cunda'daki taş kahvesinde tavla atmayı sevdim...
Tanju Baba'nın "Öyle sarhoş olsam ki..." diye mırıldanıp, hep öyle sarhoş olduğu Urla'yı sevdim mesela...

Atilla İlhan'ın müjganla vedalaştı o mâhur geceyi sevdim...
Taçsız Kral Metin Oktay'ın Cici Parkı'nı...
Ballı Mustafa'nın Çeşme'sini sevdim mesela...

Zeybek oynamayı sevdim...
Boyozu sevdim...
Kumruyu sevdim...

Ama ben doyamadım hiç birine...
Senin gözün doysun be reyis...

ADNAN SÖKMEN

Seni hiç kimse 
sevmedi mi be Reyis?..