IŞ & EKONOMI

Amazon Go ekonomiyi nasıl etkileyecek?

Author
Amazon Go ekonomiyi nasıl etkileyecek?

Amazon, geçtiğimiz günlerde Amazon Go adında yeni bir platform tanıtmıştı. Bu sistemle insanlar marketlerde sıra beklemeden istediğini alıp çıkabilecek, herhangi bir stresle karşılaşmadan her şeyini online olarak halledebilecek.

Bu yeni alışveriş modeli sadece perakendecilere meydan okumakla kalmayacak, aynı zamanda işin geleceği ve ekonominin genel olarak değişen doğası hakkında da ciddi soru işaretleri ortaya atacak. Dahası hükümetin de değişmesini, işi düzenleme konusuna daha az dahil olup gelirin yeniden dağılması konusuna eğilmesini mecbur kılacak.

Bu aşamada Amazon Go mağazası yalnızca Amazon çalışanları tarafından kullanılabiliyor. Fakat halkın kullanabileceği mağazaların Amerika’da 2017 yılının başlarında açılması bekleniyor. Sıradaki ülkenin ise Avustralya olması bekleniyor. Nitekim Amazon Avustralya’da AmazonFresh de olmak üzere bir dizi hizmeti başlatmaya hazırlanıyor.

Tüm bu elementlerin ülkedeki perakende sektörüne hakim olan Coles, Woolworths, David Jones ve Myer gibi şirketleri etkileme ihtimali oldukça yüksek.

İstihdamın sonuçları ise bu noktada oldukça açık. ABD’de yaklaşık beş milyon kişi parakende sektöründe çalışırken Avustralya’da bu rakam 1.3 milyon, İngiltere’de ise 2.8 milyon. Dolayısıyla Amazon Go gibi mağazalar birçok iş kaybına yol açabilir. Mantıken de otomatik ödeme yöntemlerinin ya da McDonalds’ın kullandığı kioskların kullanımının yaygınlaşması da doğal olarak gözüküyor.

Amazon Go ekonomiyi nasıl etkileyecek?

Amazon Go’nun istihdam yaratacağı elbette kesin, fakat bu iş alanları büyük oranda katma değerli hizmetler alanında olacak. Ayrıca sipariş etme ve lojistikte de insan gücüne ihtiyaç duyulacak, fakat bu rakam kaybedilen iş sayısından çok daha az olacak. Amazon ise hali hazırda bu tür işlerde kullanmak adına robot kullanımında oldukça ileride.

Dolayısıyla Amazon Go gibi bir teknolojinin daha az iş anlamına gelmediği bir senaryo bulunmuyor.

Peki bu tamamıyla kötü bir şey mi? Kesinlikle hayır. Kuyrukta bekleme ve ödemenin olmadığı bir dünya, alışveriş yapan insanın bakış açısıyla müthiş bir şey.

Ayrıca Amazon Go son zamanlarda çok daha sık bir şekilde bahsedilen bir probleme de değiniyor. Bir süredir alışveriş merkezlerinin git gide boşalacağı korkusu bulunuyor. Zira insanlar git gide daha fazla online olarak alışveriş yapıyor. Tüm mağazaların Amazon Go gibi olduğunu düşünebiliyor musunuz? Ödeme sırası olmadığı için insanlar almak için geldikleri şeyi alıp çıkacak ve kamu alanlarında daha çok vakit geçirecek, kahvesini yudumlayacak ve sokak müzisyenlerini dinleyecek.

Fakat değinmek gereken önemli bir nokta bulunuyor.

Amazon Go, Uber, Airbnb, Netflix, hatta Google ve Facebook dahi ekonominin yeniden yapılandırılmasının bir parçası. Teknoloji sadece iş alanı kaybına yol açmıyor. Teknoloji işletmeler, çalışanlar, hükümetler ve insanlar arasındaki ilişkiyi de değiştiriyor.

Küreselleşen dev bir imalathaneden teknoloji devlerinin hakim olduğu bir network’e doğru evriliyoruz.

Eskiden hükümetin rolü yerel ve uluslararası piyasaları koordine etmek, oluşturmak ve bizim de içinde bulunduğumuz alandaki kuralları tanımlamaktı. Genel olarak firmalar tek bir işi yapmaya odaklıydı. Bu orta sınıfa önemli bir güvenlik ve refah sağlıyordu.

Teknoloji devlerinin network’nün hakim olduğu dünyada ise firmalar artık tek bir iş yapan şirketler olarak kalamayacak. Proje temelli çalışmak zorunda kalacak ve çalışanlarının çoğu genellikle teknik eleman olmayacak.

Amazon Go ekonomiyi nasıl etkileyecek?

Bu tür bir ekonomi modelinde hükümetin rolü inovasyonu ve eğitimi arttırmak olsa da, bu dahi yeterli olmayacak gibi gözüküyor.

Dahası, bu tarz bir ekonomi büyük bir eşitsizliğin ve güvensizlik ortamının ana sebebi olacak. Uber ve Amazon Go gibi platformlar çok az çalışana ihtiyaç duyacağından ötürü, kazanılan paranın çoğunluğu çalışanlar arasında dağılmaktansa bu şirketlerin hisse sahiplerine gidecek.

Bu senaryoda hükümetin rolü eşitliği sağlamak olacak. Yani yeni ekonomide paranın şirketlerin üst yöneticilerine akmasını engellemek ve çalışanların da faydalanmasını sağlamak. Uzun zamandır tartışıldığı gibi hükümetlerin bunu engellemesinin en etkili ve adaletli yolu ise evrensel bir temel gelir mekanizması kurmak, herkes için garanti bir maaş belirlemek. Bu hamle ile hükümetler sadece güvenli bir finans zemini sağlamakla kalmayacak, yaptığımız işi yeniden anlamlandırıp tanımlamamıza yardımcı olacak.

İklim değişikliği ile beraber iş tanımının yeniden yapılması insanlığın karşılaştığı en önemli problemlerden birisi. Dünyadaki önemli politikacıların ortak özelliği “geleneksel işi geri getirmeyi” vaat etmeleri.

Fakat Amazon Go gibi platformlar bu tür vaatlerin ne kadar boş olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Toplumlarımız gözlerimizin önünde evrim geçiriyor. Otomasyon giderek insan işçilerin yerini alıyor ve ihtiyacımız olan şey bize geçmişi vaat eden politikacılar yerine gelecek için gerçekçi bir vizyon sunabilecek insanlar.