BILIM

Bilim adamları kelliğe çare buldu

Author
Bilim adamları kelliğe çare buldu

UCLA araştırmacılar saç foliküllerindek kök hücreleri aktive edip saçın uzamasını sağlayacak yeni bir yol keşfetti. Heather Christofk ve William Lowry tarafından yürütülen bu çalışma kel insanlar ya da  saçkıran hastalığı olanlara tamamen çare olabilir. Bildiğiniz üzere stres, yaşlanma ve kemoterapi gibi etmenler saçın dökülmesine neden oluyor. 

Bu araştırma Nature Cell Biology dergisinde yayınlandı. 

Bu kök hücreler, saç folikülünde uzun süre yaşamını sürdürüyor. Deride de bulunuyor ve bireyin yaşam süresince kıl üretimi görevini üstleniyor. Bu hücreler aslında pasif, yani normalde aktif değiller.  Fakat yeni bir kıl çıkarma döngüsünde hızlıca aktif oluyorlar. Saç foliküllerindeki kök hücrelerin pasifliği birçok faktör tarafından yönetiliyor. Bazı durumlarda ise aktif olmuyorlar ve bu da saç dökülmesine yol açıyor. 

Bu çalışma Christofk ve Lowry, saç foliküllerindeki kök hücre metabolizmasının derideki diğer hücrelerden farklı olduğunu keşfetti. Hücresel metobolizmada bölünme için hücrelerin ayrılması, enerji üretmesi ve çevresine tepki vermesi gerekir. Metabolizmanın bu süreci enzimleri kullanır. Saç folikülündeki kök hücreler kandan glükoz tükettikçe bu glükozu son madde olarak pirüvat adı verilen bir maddeye dönüştürür. Sonrasında hücreler bu pirüvatı ya mitokondrisine gönderir ya da bu maddeyi laktat adı verilen bir başka malzemeye çevirir. 

Bilim adamları kelliğe çare buldu

"Saç foliküllerindeki kök hücre metabolizmasını incelediğimizde mitokondriye daha fazla pirüvat girişinin kök hücrenin daha çok laktat üretmesine ve bunun hücreleri uyararak daha hızlı saç üretmesine yol açtığını gözlemledik."

Araştırma ekibi ilk olarak farelerde laktat üretimini blokladı ve saç folüküllerinin aktifliğinin engellendiğini gözlemledi. Sonrasında ise tam tersi olarak farelerde laktat üretimini arttırdıklarında ise bunun saç üretme döngüsünü hızlandırdığını keşfettiler. 

Lowry ise "Bundan önce kimse laktat miktarının saç foliküllerinde bu kadar önemli bir etkiye sahip olduğunu bilmiyordu. Bir defa bunu gözlemledikten sonra biz de deride de aynı etkiyi yaratabilecek ilaçlar üzerine eğildik." sözlerini sarf etti. 

Henüz son ürün olarak net bir ilaç üretilmese de araştırmacılar 5 yıl içerisinde bu tekniği kullanarak piyasaya bir ilaç sürüleceğini belirtiyor.