HIV, Zika ve kanserin çaresi: CRISPR

aelfinn
Author aelfinn
Collection Interesting af

HIV'in tedavisi bulunmuyor. Eğitim, profilaktik ve PrEP gibi ilaçlar sayesinde 1980ler ve 90lardaki gibi başa çıkılamaz derece bir hastalık da değil. Fakat hala çaresi bulunmuyor. 

Sorunun bir kısmı, HIV'in, bir hücrenin DNA'sında kendini yerleştirme kabiliyetine sahip olmasında yatıyor. Buna, onu öldürmesi beklenen bağışıklık hücrelerinin DNA'sı da dahil. Yine de aynı yetenek HIV'in çaresi. Hepsi CRISPR yüzünden. Bildiğiniz üzere CRIPSR herkesin gerçekten heyecanlandığı, bir miktar kuşku barındırdığı ve şimdi bir grup çözümü olmayan hastalıkların tedavisi konusuna ihtiyatla yaklaşmamıza neden olan gen düzenleme tekniği.

Geçtiğimiz hafta bir grup biyolog, anti-HIV CRISPR sistemini bir başka virüs aracılığı ile konuk bireyin bağışıklık sistemine nasıl sakladıkları hakkında bir araştırma yayınladı. Dahası bu virüs çoğaldı ve HIV'i enfekte olmuş hücrelerden atmayı başardı. Bu aşamada tedavi sadece fareler üzerinde işe yarıyor. Fakat konseptin çalıştığını kanıtlamak adına bu, benzer sistemlerde uygulandığında kanser gibi büyük hastalıklarla savaşmak için kullanılabilir anlamına geliyor. 

42Şu anki HIV için kullanılan anti-retroviral tedavi virüsün çoğalmasını önleme konusunda oldukça başarılı. Fakat bu tedavi virüsün gene entegre olmuş kopyalarını ortadan kaldırmıyor

62iyi63

HIV tedavisinde CRISPR kullanmanın da kendine has problemleri bulunuyor. Öncelikle yöntemin enfekte olmuş hücrelerde DNA'ya zarar vermeden çalışması gerekiyor. HIV sürekli değişen ve mutasyon geçiren bir vürüs. Dolayısıyla Khalili ve araştırma arkadaşları CRISPR'i tek bir genetik kodlamaya göre tasarlayamıyorlar. Bunun yerine ise ekip, virüsün yaşamasını sağlayan yeterli değişmemiş bölümleri hedef aldı.

Diğer bir zorlu görev ise sistemi büyük miktarda enfekte olmuş hücrelere taşıyabilmekti. Öncelikle bağışıklık sisteminin geçilmesi gerekiyordu. Ki bu sistem herhangi bir yabancı maddeye saldırmaya programlı. Araştırmacılar bunu AAV adı verilen bir başka virüs ile gerçekleştirdi. AAV'in özelliği ise bağışıklık sistemi bu virüse karşı herhangi bir tepki vermiyor. 1999'da Gelsinger'in ölümü de seçilen virüsün bağışıklık sistemi tarafından tepki görmesiydi. Kısacası AAV, CRISPR için biçilmiş kaftan. 

Bu tür bir tedavinin insanlar üzerinde kullanılabilmesi için ise sistemin güvenli ve efektif olması gerekiyor. Bu araştırma bakıldığında efektiflik açısından dışarıdan bakıldığında başarılı değil. Fakat HIV oranı her tedavide ciddi şekilde azaldı.

Khalili ise efektiflik konusuna farklı bir şekilde yaklaşılması gerektiğini düşünüyor. Ona göre CRISPR sisteminin HIV ile enfekte olmuş tüm hücreleri temizlemesi gerekmiyor. Tedavinin yeterli miktarda HIV'i elimine etmesi, hastanın kendi kendine geri kalan virüslerle savaşabilmesi için yeterli. 

Be the first to like it!

Comments

People also liked

Related stories
1.5 Killed In Illinois Gun Attack At Factory
2.Fashion Models Wrestle With Debt
3.Should You Wake Up Early? Not Necessarily
4.Buying Into No-Buy
5.Indian Lawmakers Summon Twitter CEO Jack Dorsey
6.Failed Coup: Turkey Orders Detention Of Over 1,100 
7.Richard Gere, 69, Becomes Dad Again With Wife, 35
8.Chinese Investment In Reddit Sparks Censorship Fears
9.Soccer Player Sala’s Body Identified
10.Jeff Bezos Accuses Tabloid of Blackmail
500x500
500x500