BILIM

Mutlu müzikler dinlemek yaratıcı düşünceyi arttırıyor

Author
Mutlu müzikler dinlemek yaratıcı düşünceyi arttırıyor

Sanatçılar genellikle yaratıcılıklarını arttırmak için doğaya, alkole ya da uyuşturucuya başvurur. Fakat yapılan yeni bir araştırmaya göre yaratıcı düşünceyi arttırmak için bambaşka bir yöntem daha bulunuyor: "mutlu müzik". Psikologlara göre mutlu olarak adlandırılan müzikler insanların daha esnek düşünmesine ve yaratıcılık sürecinde tıkanmasını önlemeye yardımcı oluyor. 

Radboud University'den Simoe Ritter ve University of Technology'den Sam Ferguson, müziğin gücünü test etmek amacıyla 155 insan üzerinde deney yaptı. 20li yaşların başında olan bireylere sessiz bir ortamda ya da sakin, mutlu, gergin ve üzgün kategorilerindeki müzikleri dinleyerek çeşitli bulmacalar çözülmesi istendi. 

Psikologlar yaratıcılığı iki kategoriye ayırdı. Yakınsak düşünce olarak adlandırılan ilki derin düşünceler ile kesinlik ve mantıkla insanların verilen problemdeki yalın çözüme ulaşması olarak belirtiliyor. Ritter ve Ferguson yakınsak düşünceyi ölçmek adına birçok test yaptı.

İkinci kategori ise uyumsuz (ıraksak) düşünce olarak belirlendi. Burada ise bireylerden orijinal fikirler üretmeleri istendi. Bunu ölçmek için ise katılımcılar Alternative Uses Task adı verilen bir teste tabii tutuldu. 

Sonuçlara bakıldığında ise müziğin yakınsak düşünceye herhangi bir etkisi olmadığı keşfedildi. Fakat sessiz bir ortamda oturulduğu durum ile karşılaştırıldığında mutlu müzikler dinlemek insanların ıraksak düşünce problemlerinde daha yüksek skorlar elde etmesini sağladı. Çalışmaya göre Vivaldi'nin Four Seasons şarkısını dinleyen bireylerden daha iyi fikirler ortaya çıkarken Samuel Barber'ın üzgün Adagio for Strings ve Holst'un gergin The Planets'ini dinleyenlerden daha az ve kalitesiz fikirler ortaya çıktı. 

Plos One dergisine yazan psikologlar mutlu müziğin insanların yaratıcılığını daha esnek düşünmeye iterek geliştirdiğini belirtiyor. 

Araştırmacılar aynı zamanda yaratıcılığı arttırmanın bir gereklilik olduğunu belirtiyor. Raporda Ritter ve Ferguson yaratıcılığı "bilimsel, teknolojik ve kültürel inovasyonun arkasındaki güç" ve "21. yüzyıldaki anahtar elementlerden birisi" olarak nitelendiriyor. 

Elbette konu üzerinde daha derinlemesine araştırma yapılması gerekiyor. Gelecek çalışmalarda psikologlar insanların favori müzik eserleri ile tanıdık olmadıkları ezgilere nasıl tepki verdiğini görmek istiyor. Bir başka soru da rock, pop, dans ve trance müziklerin insanların yaratıcılığına aynı etkiyi yapıp yapmadığı.