BILIM

Saykodelik uyuşturucular depresyonla savaşta çok daha etkili

Author
Saykodelik uyuşturucular depresyonla savaşta çok daha etkili

Clark Martin ilk defa büyülü mantar denediğinde New York Üniversitesi'nde küçük bir odada iki araştırmacı gözetimindeydi. 

Martin ilk birkaç saatin kendisini bir tekneden güçlü bir dalga ile fırlatılmış gibi hissettirdiğini söylüyor. "Tekneden açık okyanusa düşmek gibiydi, geriye baktığımda ise tekneyi görmüyor gibiydim. Sonra su kayboldu, ardından da ben."

Fakat panik geçiciydi. Sonraki birkaç saat içerisinde Martin kendisini huzur ve sükunet içerisinde buldu. "Benliğiniz aslında zamansız ve biçimsiz bir şekle giriyor."

Bireyin benliğinin küçülme hissi baktığımızda perspektifteki uzun süren değişimler ile bağlantılı. Değişikliklerin temelinde ise depresyon ve anksiyete semptomlarının azaltılması yatıyor. Bu elbette büyülü mantarın klinik deneylerinden ortaya çıkan sonuç. Araştırma New York Üniversitesi'nde gerçekleşti ve Martin de bu çalışmaya katılan kanser hastalarından biriydi. 

Imperial College London'da beyin bilimleri nöropsikofarmoloji biriminin başındaki David Nutt ise Business Insider'a Ocak ayında verdiği röportajda anksiyete, depresyon ve bağımlılık gibi mental hastalıkların karakteristiğini oluşturan şeylerin beyindeki bazı bağlantıların güçlenmesi ile ortaya çıktığını söylüyor. Bunlar arasında ise özellikle dikkat çeken şey bireyin benliğinin farkındalığını oluşturan bağ.

"Depresyondaki, bağımlı ya da takıntılı beyin, hepsinde kontrol merkezi tarafından yönetilen bir düşünce süreci bulunuyor."

Birçok klinik araştırması ve beyin taramaları bize gösteriyor ki saykodelik uyuşturucular bu bağlantılardaki aktiviteyi azaltıyor ve potansiyel olarak bazen birkaç hafta, bazen birkaç ay, hatta bazen yıllarca süren bir rahatlama sağlıyor. Bu yüzden de saykodelikler üzerindeki araştırmalar, gelecekte mental hastalıkların tedavisinde ciddi olarak kullanılabilir. 

"Saykodelikler süreci baltalıyor, böylelikle insanlar da kaçabiliyor. En azından etkisinde iken dahi depresyondan, alkol bağımlılığından ya da takıntılarından kaçabiliyorlar. İşin güzel tarafı ise bundan sonra bu gibi problemler bir süre tekrarlamıyor."

Araştırmacılar uyuşturucunun bireyin kişiliğini pozitif şekilde değiştirmesi ile mental hastalıkların temelinin bulunabileceğini öneriyor. Hali hazırdaki antidepresanlar sadece semptomları yok ediyor. 

Yakın zamanda bu önerinin gerçekleşeceğini, özellikle de ülkemizde gerçekleşeceğini beklemek güç olur. Fakat bilimin çözemediği problemleri doğa ananın bize basit bir şekilde çözebiliyor olması ise bence oldukça anlamlı ve bize bir şeyler söylüyor.