MÜZIK

Beyoğlu'nun Sokak Müzisyenleri: Polis ve zabıtadan anlayış bekliyoruz

Author

İstiklal Caddesi, dünyanın bir çok ülkesinden gelen sokak müzisyenlerinin buluşma noktası oldu. Romanya’nın romanları, Suriyeli, İranlı , Ekvatorlu, Laz, Kürt, Türk müzisyenler Galatasaray Lisesi’nden Tünel’e kadar 500 metrelik alanı paylaşmışlar. İstiklal Caddesi’ne çıktığım da mutlaka birkaç müzisyeni izler sohbet ederim. Her grubun, müzisyeninin büyük hayalleri var. Hayallerini bir üst noktaya taşımak istiyorlar. Büyük çoğunluğunun yaşları 20 ile 25 arasında değişiyor. Hem harçlıklarını çıkartıyorlar hem de sokakta ki insanlarla müzik yolu ile iletişim kurup ,sohbet edip sıkıntılarını paylaşıyorlar. 

AKP’nin Beyoğlu Belediyesi’nin zabıta ekipleri çoğu kez sokak müzisyenlerine sıkıntılı anlar yaşatıyorlar. Bu uygulama nedeniyle bir çok müzisyen çareyi Beşiktaş veya Kadıköy‘e gitmekte bulmuş. Sokak kalabalık olduğu için müzisyenler şarkılarını yüksek sele söylemek zorundalar. Zabıta geliyor ’Yüksek sesle’ okumayın uyarısında bulunuyor. Bu ise, hem müzisyenlerin konsantresini bozuyor hem de izleyicilerin dağılmasına neden oluyor. Vapurda gemici engeliyle karşılaşıyorlar. Bugün İstanbul’da uygulama ilçeden ilçeye değişiyor. Örneğin Kadıköy’de hayata geçirilen konulan kart uygulaması var. Beyoğlu’nda kart uygulaması yok. Hatta sokak müzisyenlerine karşı netleşmiş bir tutumda yok. Belediye yetkilileri kalabalık toplanınca ’ yankesicilik’ olayları artıyor diyerek kendilerini savunuyorlar. CHP Beyoğlu İlçe Başkanı Bekir Özcan ‘a sordum:

Beyoğlu'nun Sokak Müzisyenleri: Polis ve zabıtadan anlayış bekliyoruz

"Beyoğlu’na hâkim ilçe başkanısın. Sokak müzisyenlerinin daha iyi koşullarda halka buluşması için projeniz var mı?" dedim. 

Şöyle konuşuyor Özcan: "Beyoğlu’nu sadece bir ticaret merkezi olarak görmek, düşünmek, yanlış. Beyoğlu kültür merkezi. Sanatçıların , müzisyenlerin ,ressamların buluşma noktası. Benim kişisel görüşüm Beyoğlu’nun her metresi sanatsal etkinliklere açılmalı.’

Beyoğlu'nun Sokak Müzisyenleri: Polis ve zabıtadan anlayış bekliyoruz

Storia Me, Sokak müzisyenlerinin nabzını tuttu. Sorular sordu, hedeflerini araştırdı. Sokak müzisyenleri arasında genç kadın olmayışı önemli eksiklik. Kürtçe, Türkçe, Lazca , müzik yapan grup ve kişiler arasında kadın yok. 

GRUP ANEMUN

Recep Göker (22),  İsmail Koyuncu (21), Harun Yılmazdan (20) oluşan grup Anemun (Çiçek anlamına geliyor) üç yıldır müzikle uğraştıklarını anlatıyorlar. Kendi ifadelerine göre Doğu ve Güneydoğu’da ayak basmadık şehir bırakmamışlar. Diyarbakır’da sokak müzisyenliğine başlamışlar. Olaylar nedeniyle İstanbul’un yolunu tutmuşlar. Diyarbakır halkının sokak müziğine çok ihtiyacı olduğunu anlatıyorlar. İstanbul İstiklal Caddesinde günde 10 bin kişiye seslerini dinletiyorlar. Kafe ve barlardan gelen tekliflere şimdilik olumlu cevap vermiyorlar. Sokaktaki toplumsal olaylardan olumsuz etkilendiklerini dile getiriyorlar. Türkçe, Kürtçe, özgün müzik yaptıklarını belirtip’ iki dili de seviyoruz’ diyorlar. Ahmet Kaya idolleri. Ahmet Kaya’nın mirasını üst noktalara taşıyacaklarını iddia ediyorlar. Ahmet Kaya’nın mirası nedir sorusuna’ Ahmet abi dünya coğrafyasına seslenirdi. İnsanlar arasında etnik dinsel ayrım yapmazdı. Bizimde yol haritamız bu. Yetmez mi. Ahmet Kaya’nın şarkılarını okuduğumuzda İstiklal Caddesi miting alanı gibi oluyor’. Grup Anemun günde ortalama 200 ile300 lşra arasında kazanç sağlıyorlar.

POLİS-ZABITA DERDİ

Grup Anemun polis ve zabıtadan anlayış bekliyor. Grubun kıdemlisi Recep Göker ’ Biz sadece kendimiz için bir şey istemiyoruz. İstiklal Caddesinde ses çıkarmak kolay değil. Yoruluyoruz. Kalabalık toplanınca zabıta ve polis dağıtıyor. Kalabalık dağılınca bizimde konsantremiz bozuluyor. Bir müzisyeni ayakta tutan canlandıran kalabalıklardır. Hayata müzik yaparak tutunmaya çalışıyoruz. Geçimimizi bu şekilde sağlıyoruz’ diyor.

Beyoğlu'nun Sokak Müzisyenleri: Polis ve zabıtadan anlayış bekliyoruz

GRUP KARDEŞEN

Kürtçe müzisyenlerden yaklaşık 200 metre uzakta Kazım Koyuncu’nün izinden giden çocuklara rastlıyoruz. Aşk, sevda türküleri kemençe ile birleşince horon kaçınılmaz oluyor. Grup Kardeşen’den Kerem Yazıcı, ‘ Biz insanların kulağına hitap ediyoruz. Horon oynarken Kürtçe şarkı söyleyen arkadaşlarımıza el sallıyoruz. Müzik bizi birleştiriyor. Diyarbakır’da sokak müzisyenlerinin grevine geçen hafta destek verdik. Sokak müzisyenliği sokağı güzelleştiriyor. Sokak canlanıyor. Gördünüz, kemençenin sesini duyan horon oynamaya başladı. Müzikle dansla sokaklardaki insanları birleştireceğiz’ diyor.

SURİYELİ MEHU

Suriye’deki savaş illetinden kaçıp gelen Mehu ise Kemanı ile klasik müzik sevenlere hitap ediyor. Ahmet Ertirik ise’ Eski İstiklal maalesef yok. Ama Suriye’den güzel sanatçılar gelmiş. Kemanı ile beni büyülüyor’ dedi.

BİGALİ TİRKİŞ

Sokak müziği denince hiç şüphesiz akla roman dostlarımız gelir. Onlar yıllarca , kemanı, darbukası, klarneti ile Türkiye’nin sokaklarını arşınladılar. İçki masalarına renk neşe kattılar. İşte onlardan biri Çanakkale Bigalı Hayati Tirkiş, 20 yıldır Odakule’nin yanında tekerlekli sandalyesinde klarneti ile hünerlerini gösteriyor. Sorularıma cevap verdikten sonra beni’ Telgrafın tellerine kuşlar mı konar’ şarkısıyla gönderdi. Hayati Tirkiş eşi ile geçirdiği trafik kazasından sonra tekerlekli sandalye de hayata tutunmaya çalışıyor. Günde 40-50 lira kazancı olduğunu ifade ediyor. Nota bilmediğini belirten Hayati Tirkiş’ Üç kuşak klarnet çalarız. Müzik biçim için hava su kadar önemli’ dedi.

Beyoğlu'nun Sokak Müzisyenleri: Polis ve zabıtadan anlayış bekliyoruz