GÜNDEM

Birleşik Metal-İş: "İnsanca yaşayacak bir ücret hakkımızdır!"

Author

Birleşik Metal-İş ile 'patronlar sendikası' olarak bilinen Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) arasında süren toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine; Birleşik Metal-İşçileri Sendikası, "Başta 3 yıllık toplu sözleşme olmak üzere, ücret zam teklifi, sosyal haklar için verilen teklif ve kazanılmış hakları geriye götürmeyi amaçlayan tekliflerin asla kabul edilmeyeceğini ve MESS dayatmalarına karşı metal işçilerinin mücadeleyi yükselteceğini" açıkladı.

Birleşik Metal-İş: "İnsanca yaşayacak bir ücret hakkımızdır!"

Birleşik Metal İşçileri Sendikası tarafından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

"İnsanca yaşayacak bir ücret hakkımızdır!"

"Metal işçileri, ağır çalışma koşullarına karşın, çeşitli yaralanma ve hatta ölümleri göze alarak ağır koşullarda çalışmaktadırlar. Bu çalışma karşılığı aldıkları ücret ise ortalamada ikramiye dahil net 2 bin 145 TL’dir. Bu ücretle yaşamanın oldukça zor olduğu ortadadır.

Sendikamızın ücret zammı talebi iblağ, kıdem zammı ve maktu ücret zam şeklinde 3 aşamadan oluşmaktadır. Buna göre ilk 6 aylık dönem için ücret zammı teklifimizin karşılığı ortalama ücret bazında yüzde 30,47’dir. Bu tutar da ilk 6 aylık dönem için net 695 TL’ye denk gelmektedir.

Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS), 1 Aralık günü yapılan toplantıda ücret zammı olarak tüm 6’şar aylık dönemler için enflasyon oranında ücret zammı teklif etmiştir. Bu teklif ilk 6 aylık dönem için yüzde 3,20 zam anlamına gelmektedir. MESS, bu oranın işyeri ücret ortalamalarına göre maktu olarak verilmesini teklif etmiştir. Bu teklif işyerlerine göre net ikramiye dahil 59 TL ile 101 TL arasında değişen oranlarda zam demektir. Bu sefalet zammının kabul edilmesi hiçbir biçimde mümkün değildir. Bu teklif metal işçileriyle alay etmek demektir. Ciddiye alınacak bir teklif değildir. MESS’e üye işyerleri üretim rekorları kırmakta olup sektörün karlılığı tartışılmaz durumdadır. Ancak, işverenler işçilerin sırtından kazandıklarının küçük bir bölümünü bile işçilere vermek istemiyorlar."