GÜNDEM

Bisiklete binen kadınlara sözlü ve fiziksel saldırı!

Author

Zonguldak’ta yayınlanan Pusula Gazetesi’nin haberine göre; Filyos Belediyesi’nde çalışan ve Çaycuma İlçesi Filyos Beldesi Belediye Başkanı Ömer Ünal’ın ‘gayriresmi’ korumalığını yaptığı iddia edilen S.K.; Filyos’ta bisiklete binen kadınlara sözlü ve fiziksel saldırıda bulundu!

Pusula Gazetesi’nin haberine göre; Zonguldak Kadın Platformu, Filyos Belediyesi’nde çalışan ve Belediye Başkanı Ömer Ünal’ın ‘gayriresmi’ korumalığını yaptığı iddia edilen S.K.’nın, Filyos’ta bisiklete binen kadınlara sözlü ve fiziksel saldırıda bulunmasına tepki gösterdi. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Zonguldak Şubeler Platformu binasında düzenlenen basın açıklamasında konuşan Zonguldak Kadın Platformu Sözcüsü Lale Kadem Tetik, kadınları tehdit eden S.K.’nın hak ettiği cezaya çarptırılmasını istedi.

Bisiklete binen kadınlara sözlü ve fiziksel saldırı!

Pusula Gazetesi, Zonguldak Kadın Platformu Sözcüsü Lale Kadem Tetik’in sözlerini şöyle aktardı:

“Tehditlerden oldukça kaygılıyız”

"10 Aralık 2017 tarihinde, 'İnsan Hakları Günü'nde kadınlara yönelik şiddet bir kez daha yüzünü, üzgün olarak belirtmek isteriz ki, Filyos’ta göstermiştir. Zonguldak Kadın Platformu’nun dayanışma etkinliği çerçevesinde kadınlar; Filyos’ta kahvaltı, bisiklet turu ve atölye ziyaretleri içeren bir gezi programı düzenlemişlerdir. Gezi kapsamında atölye ziyareti gerçekleştirmek üzere bisikletleri ile yola çıkan kadınlar; gücünü, şiddet ve küfürdeki pervasızlığını nereden aldığını bilmediğimiz bir şahsın ve onu destekleyen bir hayli kalabalık bir erkek güruhun sözlü ve fiziksel saldırısına maruz kalmıştır. Filyos’ta ikamet eden bir kadın arkadaşımız darp edilmiştir. Saldırıyı 'misafiriz', 'lütfen' diyerek durdurmaya çalışan kadınlara da küfürlerle, iteklemelerle saldırı devam ettirilmiştir. Güvenlik güçlerinin çağrılması ile durum adli makamlara yansımıştır. İlgili şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. 

Zonguldak ili, tüm ilçeleri ile sükûnetin ve insanların birbirinin hayatına müdahalesinin olmadığı bir kent olarak ülkemizde haklı bir yere sahiptir. Turizm açısından kıymeti tartışılmaz bir belde olan Filyos’ta böylesine pervasız ve de arsız bir saldırıyla karşılaşmak hepimizi derinden üzmüştür. Tarafımıza ve bize gezimizde eşlik eden arkadaşlarımıza yönelik tehditlerden oldukça kaygılıyız. Buradan, başta kentimizin mülki amirlerini, güvenlik güçlerini ve yerel yöneticilerimizi konunun takibi olmaları noktasında duyarlı olmaya davet ediyoruz. 'Münferit bir olay' denilerek hafife alınan her yaklaşımın ölümle sonuçlanan vakalara dönüştüğü bir dönemde, bu duyarlılık haklı talebimizdir. Özellikle saldırıyı gerçekleştirenlerin adının Filyos Belediyesi ile anılmasından, eminiz ki bizler kadar Sayın Belediye Başkanı da rahatsızlık duymaktadır ve gereğini en kısa sürede yapacağından şüphe duymak istememekteyiz. Sayın Başkanın bu konuda bizleri ve kamuoyunu bilgilendirmesini talep etmekteyiz.”

“Pedallarımızı kurduğumuz düşler için çevirmeye devam edeceğiz”

“Yerel yönetimlerin kentlerin kamusal yaşamının aynası olduğundan hareketle, dün ‘plajda bira içtiler’, bugün ‘bisiklete bindiler’ diyerek kadınları eve hapsetme adına başlatılan uygulamaların artacağını bilmek için gördüklerimiz yeterlidir. Bu tutumlar, genelin yerele yansımasından başka bir şey değildir.

Bugün kürsülerden doğru hayat tarzlarımıza müdahale edenleri, bedenlerimizin üzerinden politikalar üretenleri, bizlere sormadan yasalar geçirenleri tanıyoruz ve yine biliyoruz ki, bugün bu erkek egemen söylemlerle, politikalarla birlikte paralel gelişen kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin artışına şahit oluyoruz. Eril yargının uyguladığı cezasızlık politikası, taciz ve tecavüzün artmasına neden oluyor. Her güne en az iki kadın cinayeti düşüyorken; iyi hal, haksız tahrik gibi cezai indirimler uygulanmaya devam ediyor. Bizzat siyasal iktidar tarafından üretilen ve pompalanan cinsiyetçi söylemler; kadınların sokakta, kampüslerde, otobüslerde çeşitli bahanelerle şiddete maruz kalmalarına sebep oluyor.

Yeni rejimi kadın emeği, bedeni ve kimliği üzerinden kurma çabası, biz kadınlara mutlak itaati dayatıyor. Toplumsal yaşamı baştan aşağı dinselleştirerek kadını kamusal alanlardan uzaklaştıran, sosyal politikaları diyanet eliyle dizayn eden, laik-seküler yaşamı yok eden ve kadın kazanımlarını hedef alan düzenlemeler, kadınların rızası olmadan zorla yasalaştırılıyor. Sürekli olarak kadınların nasıl yaşayacağına dair fetvalar yayınlayan müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi verilmesi, cinsel istismarda rıza yaşını 12'ye düşüren düzenlemeler, boşanmaları engelleyen arabuluculuk uygulaması, müfredat değişikliği başta olmak üzere eğitimin dinselleştirilmesi politikaları ve daha pek çok örnek; AKP'nin yasalar eliyle kadınlara dayattığı yaşamın sınırlarını çok net ortaya koyuyor.

Kadınları söz, yetki ve karar mekanizmalarından dışlayan, toplumdan soyutlayan uygulamalar karşısında biz kadınlar tüm renklerimizle, bulunduğumuz her yerde sesimizi yükseltmeye, isyanımızı büyütmeye, buyurduğunuz itaati reddetmeye ve düşlerini kurduğumuz eşit ve özgür yaşamın gerçekleşmesi için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Ve pedallarımızı kurduğumuz düşler için çevirmeye devam edeceğiz.”