GÜNDEM

CHP Milletvekili Orhan Sarıbal: “Hayvan ithalatı halkımızın sağlığına zararlıdır!”

Author

CHP Bursa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Orhan Sarıbal, TBMM’de gerçekleştirdiği “Hayvan İthalatı Halkımızın Sağlığına Zararlıdır” başlıklı basın açıklamasında, "Ülkemizde tüketicilere ucuz et yedirme ve piyasaya müdahale bahanesiyle bir yandan Amerika ve Avrupa çiftçisinin üretimi pazarlanmakta öte yandan da 'ucuz et' yalanıyla halkın sağlığıyla oynanmaktadır... Kısaca belirtmek gerekirse, AKP halk sağlığına zararlıdır!" dedi.

CHP Milletvekili Orhan Sarıbal: “Hayvan ithalatı halkımızın sağlığına zararlıdır!”

CHP Milletvekili Orhan Sarıbal, basın açıklamasında şunları kaydetti:

Hayvan ithalatı halkımızın sağlığına zararlıdır

“Türkiye’de kişi başına yıllık toplam et üretimi, yüzde 65’i tavuk eti olmak üzere 40 kg olup; bu rakam Avrupa Birliği’nde 93 kg’dır. Bu durum Türkiye'de kişi başına hayvansal protein tüketiminin düşüklüğüne yol açmakta ve toplum yetersiz/dengesiz beslenme sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır.”

Kırmızı et sorununun nedeni hayvan varlığının açıklanandan daha düşük olmasıdır

“Yetersiz hayvansal üretimin birçok sonucu olduğu gibi birçok sebebi de vardır. Hem hayvan varlığı yetersiz hem hayvan başına verimler düşük hem de üretim resmî açıklamaların gerisindedir.

Bu nedenle ülkemizde kırmızı et sorunu gündemden düşmemekte ve et fiyatları konusundaki tartışma sürmektedir. Bu sorunu ithalatla çözmek iddiasında olanlar 2017 yılında önceki 3 yılın toplamından fazla ithalat yapmalarına rağmen hem fiyatlar gerilememiş hem de kişi başına üretim düşmüştür.

Özetle, Türkiye'de tüketicilerin et fiyatlarının yüksekliğinden, besicilerin ise kazançlarının azlığından şikâyetleri sürmektedir. Bu durumdan memnun olanlar ise ithalatçılar, ihracat yapan ülkelerin üreticileri, ESK (Et ve Süt Kurumu) için kıyma ve kuşbaşı hazırlayan tedarikçiler ile ithalatın sürmesini sağlayan yöneticilerdir."

2010-2017 döneminde canlı hayvan ve et ithalatına 5,8 milyar dolar ödendi

"2010-2017 yılları arasındaki 8 yılda canlı sığır, koyun, keçi ve sığır eti ithalatı için harcanan döviz 5,8 milyar doları bulmuştur. Yalnızca 2017 yılında ithal edilen 1,2 milyon canlı hayvan ve 19 bin ton sığır eti için ödenen tutar 1,3 milyar dolardır."

2017 yılında kırmızı et üretimi azaldı

"Bunca canlı hayvan (kasaplık ve besilik) ithalatına karşılık yine TÜİK’in açıklamasına göre 2016 yılında 1 milyon 173 bin ton olan kırmızı et üretimi yüzde 4’lük bir azalışla 1 milyon 126 bin tona; sığır eti üretimi ise yüzde 6,7 azalma ile 1 milyon 59 bin tondan 987 bin 481 tona gerilemiştir.

Türkiye; 2017 yılı içerisinde 19 bin tonu doğrudan sığır eti ithal etmiştir. İthal edilen kasaplıkların tamamı ile besiliklerin bir bölümünün kesildiği varsayılırsa, bu kaynaktan 100-120 bin ton sığır eti sağlanmış olmalıdır. Bu durum dikkate alındığında 2017 yılında bir önceki yıla göre 'kırmızı et üretimindeki düşüş yüzde 15’i geçmiştir' denilebilir."

TÜİK’e göre büyükbaş hayvan sayısı yüzde 13 arttı

"Bu arada Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılına ilişkin Hayvansal Üretim İstatistiklerini açıkladı. Bu boyutta bir ithalatın katkısı oldu, düşüncesini de arkasına alarak açıklanan, 2017 yılında büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 13,2 artarak 16 milyon 105 bine, küçükbaş sayısı ise yüzde 7,2 artarak 44 milyon 312 bine yükselmiştir."

TÜİK hayvan varlığını abartıyor

"Türkiye bilindiği üzere kültür ırkı melezi ve yerli sığır ithal etmemektedir. Ayrıca 2017 yılında ithal edilen manda da yoktur. Hem kültür ırkı melezi hem de mandadaki artış biyolojik gerçeklere uygun değildir. Aslında bu yargı diğer genotip grupları için de geçerlidir. Yani TÜİK rakamları hatalıdır, uydurulmuştur. Sayısal artışlar ise biyolojik olarak mümkün değildir. Özetle TÜİK’in 2017 yılı hayvan varlığı için verdiği değerler önceki yıllar gibi ısmarlama değerlerdir. En azından beş yıldır artmayan sığır sayısının bir yılda bu kadar artamayacağı bilinmelidir."

Hayvan ithalatı halkımızın sağlığına zararlıdır

"Tarım Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün ‘hayvan hastalıkları nedeniyle ithalatın yasak olduğu ülkeler listesi’nde, yasağın hangi hastalıktan kaynaklandığını gösteren bir listesi bulunuyor. Bu listede ithalat yaptığımız Bosna-Hersek’te ‘mavi dil’, ithalatın düşünüldüğü Fransa’da ‘mavi dil’, Sudan’da ise ‘Rift vadisi humması’ hastalığı görüldüğü belirtilmektedir."

Bosna-Hersek ve Fransa’da ‘mavi dil’ hastalığı riski var

"Bosna-Hersek ve Fransa’da görülen ‘mavi dil’ hastalığı, kan emen sineklerle bulaşan, sığırların yanı sıra diğer geviş getirenlerde de görülen, tedavisi olmayan bir hastalıktır. Hayvanlarda yavru atmalara ve anomalili buzağı doğumlarına neden olabilmektedir."

Bosna-Hersek’ten gelen etlerde ‘E. Coli O157’ hastalığı tespit edildi

"Öte yandan Bosna-Hersek’ten ithal edilen etlerde yapılan tahlil sonuçlarına göre, insan sağlığına zararlı ‘Escherichia Coli O157’ hastalığı tespit edilmiştir. Bu hastalık tıp dünyasında bilinen en tehlikeli gıda kaynaklı patojen bakteriler arasında değerlendirilmektedir."

Sudan’dan ithal edilmesi gündeme gelen hayvanlar da riskli

"Sudan’dan ithal edilmesi gündeme gelen hayvanlarda her zaman sivrisineklerle yayılan bu viral hastalık olan ‘Rift vadisi humması’ hastalığı riski söz konusudur. Bu hastalık insanlarda beyin iltihabına, karaciğer lezyonlarına ve körlüğe yol açabilmekte ve sonunda da öldürmektedir. İnsana bulaşması, enfekte etlerin tüketilmesi ve enfekte ete elle temasla olmaktadır; hatta havayla bile bulaşması söz konusudur.

Ülkemizde tüketicilere ucuz et yedirme ve piyasaya müdahale bahanesiyle bir yandan Amerika ve Avrupa çiftçisinin üretimi pazarlanmakta öte yandan da 'ucuz et' yalanıyla halkın sağlığıyla oynanmaktadır.

Kısaca belirtmek gerekirse, AKP halk sağlığına zararlıdır!"