IŞ & EKONOMI

Türkiye'de 100 bin evsiz insan var, hatta bence daha fazla

Author

Önceki akşam canım sıkkındı. Saat 20.00 gibi eve gidiyordum. İçimden bir ses’ yahu evde ne yapacaksın biraz gez dolaş rahatlarsın’ diyordu. 

Türkiye'de 100 bin evsiz insan var, hatta bence daha fazla

İçimden gelen sese kulak verdim Taksim Meydanı’nda dolaşmaya başladım. Ayaklarım beni, Gezi Parkı ile Taksim Meydanı’nın kesiştiği yere getirdi. Ağaçların altına yattım. Etrafta neler olup bittiğini izlemeye başladım. Son tütünü pipoya doldurdum, derin derin çekmeye başladım. Başımı kaldırdım karşı yönden sarı yelekli bir grup insan geliyordu, tanıdım gelenleri. Çorbada Tuzun Olsun Derneği’nin gönüllü çalışanları. 

Türkiye'de 100 bin evsiz insan var, hatta bence daha fazla

Hazırladıkları yemekleri piramidin en altındakilere ulaştırmak için yek vücut olmuşlar. Sağ. Tarafta 30-40 metre uzunluğunda sıra oldu bir anda yüze yakın inşan. 

Kim bunlar: Yaşları 35’in üzerine hırpalanmış, örselenmiş, umutlarını kaybetmiş, toplum tarafından ötekileştirilmiş askerlik yapmış bir dönem devlete vergi vermiş bizim insanlarımız. Küçük çocuklarda vardı içlerinde. Yaşlı teyzeleri görünce içim burkuldu, göğsüm ağırdı, mideme kramp girdi. Hem üzülüyor hem de seviniyordum. Seviniyordum, büyük insanlık ayakta olduğu için. Yaşları 25- ile 30 arasında bir grup genç kadın erkek, kapitalizmin ezip hırpaladığı, ötekileştirdiği ,yok saydığı, ölürseniz ölün dediği insanlara sahip çıkan, onlara asla yalnız değilsiniz diyen, kocaman yürekli vicdanlı insanlar, insan olmanın gereklerini yerine getiriyordu.

Fotoğraf makinemi çıkardım, deklanşöre basmaya hazırlanırken, 'Beni çekme, bizi çekme’ diye tepki verdiler, piramidin en altındakiler, yanı yok sayılanlar. Sakinleşmelerini bekledim. Yanıma, Çorba ’da Tuzun Olsun Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Türker, yaklaştı, kendimi tanıttım.

Türkiye'de 100 bin evsiz insan var, hatta bence daha fazla

Sözü Ahmet Türker’e bırakalım: 'Önce gönüllü topluluktuk. Sonra dernekleştik.’ Mevsimine göre her akşam üç kap yemek veriyoruz. Bu akşam , mercimek çorbası, tatlı, ayran, taze fasulye. Pilav. Burada her akşam 250 insanımıza yemek veriyoruz. Artarsa İstiklal Caddesi’ne çıkıp köhne yerlerde yatan oturan insanlara yemeği dağıtıyoruz.’

Evsizlerle Atölye Çalışması yapıyoruz

Türker şöyle devam ediyor konuşmasına: ‘ 40 kişiden oluşan, Gönüllü Araştırma grubumuz var. Bu arkadaşlar, Beyoğlu, Üsküdar, Fatih , Sultanbeyli, Kadıköy, İkitelli ’de sokakta yaşayan insanları araştırıyoruz. Başlarını sokacak evleri varsa onlara hijyenik (sabun deterjan vb) veriyoruz. Göçmenler ve yetimleri de unutmuyoruz. Üç yıl içinde önce rehabilite edip daha sonra 10 arkadaşımızı işe yerleştirdik. Biz şimdi bu insanlara balık veriyoruz ama onları tekrar ayağa kaldırıp, toplumun içine çekmek için mücadele ediyoruz. Evsizlik dediğimiz şey, barınma değil barınamama sorunu. Arkadaşlarımız banyo yapamıyor, bunun için çalışma yapıyoruz. Kamu- Belediyeler özel sektörden destek bekliyoruz’

Halk ekmeğin önemli ölçüde destek verdiğinin altını çizen Türker, Özel sektöre ve kamu kuruluşlarına gidiyoruz. Ne yaptığımızı nasıl yaptığımızı anlatıyoruz. Destek istediğimizi anlattığımızda geri çeviren kurum ve kişi olmuyor. Halk Ekmek Fabrikası, Ekmek ihtiyacını karşılıyor. İstanbul ve Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü destek veriyor. TRT ise haber yaparak sesimizi ve taleplerimizi geniş topluluklara duyuruyor. Biz kendimize ayna tutuyoruz. Madde bağımlılarına özel ilgi gösterip bu illetten kurtulmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Biz ciddi iş yaptığımızı düşünüyoruz. Bu insanlara önce özgüven kazandırmak istiyoruz. Vicdan sahibi herkesin elini taşın altına koymasını istiyoruz. Bu insanlar ‘ dün’ böyle değildiler.

Türkiye'de 100 bin evsiz insan var, hatta bence daha fazla

Bir Gönüllü Çalışan Hamdi Koçoğlu, buradaki insanlarla arkadaş olduklarını belirterek’ Buraya her akşam geldiğimde evime geldiğimi hissediyorum. Kalabalık bir aile olduğumuzu düşünüyorum. Gönül bağı oldu bu insanlarla aramda. Merhamet vicdan duygusuyla bu işi yapmıyorum. Zaten bu insanların merhamete ihtiyacı yok. Yardıma ihtiyaçları var. Düştükleri ortamdan kurtulmaya ihtiyaçları var. Toplum tarafından yok sayılan bu insanlara’ hayır siz varsınız’ diyoruz. Yemek bir araç. Bir tas çorba alırken nasıl ezilip büzüldüklerini gördüğümde kahroluyorum. İnsanlığımdan utanıyorum.

Türkiye'de 100 bin evsiz insan var, hatta bence daha fazla

Evsizler evi açılsın. Bu insanlara iş imkanı sağlayalım. Onları topluma kazandıralım. Evsizlerin kimliği yok, gidip oy kullanamıyorlar. İkametgâh çıkartamıyorlar. İkametgâh çıkarmak için sabit adres gerekiyor. Yok neresi Park mı ? İşe başvurduğu zaman adres isteniyor. Belli bir evin adresin yoksa çok yetenekli olsan bile iş verilmiyor. İş ve evle bitmiyor. Tedavi ve rehabilitasyon da gerekiyor. Ambulans kokuyor diye almıyor.

Türkiye'de 100 bin evsiz insan var, hatta bence daha fazla

İstanbul’da 10 Bin Kadar Evsiz İnsan Var

İstanbul’da tahminen 10 bin kadar evsiz insan var, sokakta parkta yaşıyor. Türkiye genelinde ise 100 bin civarında insanın sokakta yaşadığı ifade ediliyor. Evsizler yokmuş gibi davranıyoruz. Buna kimsenin hakkı yok. Ev kirasının asgari ücretten yüksek olduğu toplumda yaşıyoruz. Bireysel olarak çok sorumluluğumuz var. Görüyorsak duyuyorsak sorumluyuz. Hiç kimse kimseden farklı değil, koşullarımız eşit değil.

Türkiye'de 100 bin evsiz insan var, hatta bence daha fazla