HIKAYE

Atatürk 'mason' diyen er tutuklandı. Peki Atatürk mason muydu, işin gerçeği ne?

Author

Kumburgaz Jandarma Özel Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda uzman erbaş olarak görev yapan Erdal Kaya, Atatürk'e 'Samon' deyince "Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret" suçundan tutuklandı.

Savcılık, tutuklansın diye erbaşı sevk ederken,  şüphelinin 16 Aralık 2016'da sosyal medya hesabından "M.Kemal'in eline dikkat" ibaresi ile Atatürk'ün bir grup arkadaşı ile çektirdiği fotoğrafı koyarak mason olduğu iddiasında bulunduğu, 16 Nisan 2017'de "Ben şaşırmadım siz şaşıracaksınız" başlığı ile Atatürk'ün misafirlerinin bulunduğu bir fotoğrafı koymak suretiyle Atatürk'ün Türk kadınlarını İran Şahı'na takdim etmiş gibi gösterilmeye çalışıldığı öne sürüldü. Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliği, şüpheli Kaya'nın "Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret" suçundan tutuklanmasına karar verdi.

İŞİN GERÇEĞİ NE?

Peki 'Atatürk mason muydu?' sorusuna yanıt ararsak. Öncelikla Atatürk'ün mason olduğuna yönelik iddialar olsa da, bu konuda kesin bir kanıt yok. Cumhuriyet kurulmadan önce, Atatürk'ün önce Şam'da, sonra da Selanik'te mason olma girişiminde bulunduğu iddia edilir. Hatta Selanik'te, mason locasına girdiği de söylenir. Ancak buna ilişkin bir belge ortaya çıkmadı.

Ancak çok bilinen bir gerçek var ki, Atatürk'ün, bütün mason localarını kapatmıştı. Karar, Atatürk sağken 9 Ekim 1935’te alındı. Atatürk'ün ölümünden sonra, 1948 yılında mason localarının yeniden açılmasına karar verildi.

Hür ve Kabul Edilmiş masonlar Locası'nın internet sitesinde de, bu gerçek şöyle anlatılıyor:

"1930′ların ortalarına doğru, dünya ve ülke konjonktürünün gelişimine bağlı olarak, ülkede sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü faaliyetler Halkevleri bünyesinde toplanmaya başladı. Türk Ocakları, Kadınlar Derneği gibi birçok kuruluş çalışmalarına son verdi. Türkiye Büyük Maşrıkı da benzer şekilde, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın isteğine uyarak Ekim 1935′de çalışmalarını durdurdu. Ülke ve dünya konjonktüründeki gidişe uygun olarak 5 Şubat 1948′de Türkiye Mason Derneği kuruluş belgelerini İstanbul Valiliğine verdi ve Masonluk tekrar faaliyete geçti. Aralık 1948′de Ankara, Ocak 1949′da İzmir şubeleri açıldı."

Eğer Atatürk mason olsa, mason localarının kapatılması kararını almazdı diye düşünebiliriz.

Yine aynı sitede, ünlü masonlar arasında "Talat Paşa, Hasan Ali Yücel, Kazım Özalp, Cemal Paşa, Şükrü Kaya, Sultan 4. Murat" gibi isimler geçmekteyken, Atatürk'ün adı geçmez. Ve bu isimlerin bazılarının, Atatürk'le aynı dönemde yaşadıklarını da hatırlatalım.