KÜLTÜR

Bir Komedi Kaynağı Olarak Depresyon

Author

“Gün içinde kalbimin sık sık normal ritminin bozulduğunu, sokaktaki kedinin şuradan şuraya zıplamasının bile beni aşırı derecede endişelendirdiğini hissetmeye başladım. Ve gözlerim dolmaya başladı. Yani; hayatta beni endişelendiren en ufak şeye ben baya ağlamaya başladım” diye anımsıyor Pınar, Pınar'ın Depresyonu'nun ortaya çıkmasından önceki dönemi. “Tabi bunu bir de insanların içinde yapamadığımdan tuvalete gidip ağlayıp geliyordum mesela” diyor gülerek.
“Sonra bir gün işe gittim” diye devam ediyor anlatmaya. “Bilgisayarı açtım. Bir excel dökümanına bakmam gerekiyordu. Açtım. Ve bir ağlama krizine girdim. Kendimi durduramıyordum. Biri ölmüş gibi ağlıyordum. Tuvalete gittim hemen ama kendimi kolay sakinleştiremedim.”
Sakinleşmeyi başardığında masasın başına dönüyor. Günlük işini bitiriyor ve eve gidiyor. “Eve gittiğimde anneme iyi olmadığımı söyledim. Haliyle endişelendi annem de” diyor Pınar. Sonrasında annesinden bir psikolog bulmasını istiyor.
“Bir tane psikolog bulundu. Ona gitmeye başladım. Bir ay, iki ay derken bana 'Maskeli bir depresyondasınız. Majör depresyon ama herkesin bildiği gibi dışarıdan gözükmüyor bu. Fakat bana anlattığınız şeyler bunu gösteriyor' dedi.”

Bir Komedi Kaynağı Olarak Depresyon

Pınar, kendi anlatımıyla, o gün kanser teşhisi konmuş gibi hissettiğini söylüyor. İlk anda bu tanıyı kabullenmekte sorun yaşadığını söylemekten çekinmiyor üstelik. “Düşünsene bu 'Abi bu aralar depresyondayım' demek değil. Karşında bir uzman var ve sana depresyonda olduğunu söylüyor” diyor Pınar gülerek. Bir süre sonra, gülmeye devam ederek, ekliyor “'Sizce intihar edecek miyim?' gibi sorular sordum hatta. İki gün sonra yatağa mı düşeceğim? Serotoninim mi bitti, nedir? Ne yapmam lazım?”
Fakat o gün büyük gün oluyor aslında. “Snapchat'i de çok kurcaladığım bir dönemdi” diyor Pınar. “Mecrayı işim gereği de öğrenmek istiyordum... Eve dönerken açtım telefonu, içimdeki sıkıntıyı atmak için 'Pınar'ın Depresyonu' yazdım elimle. Sonra tek elle hem suratı hem saçlarını çizdim karakterin. Göz emojisi koydum; altlarına da iki tane mavi göz yaşı yaptım. Sonra o karakteri konuşturmaya başladım.”

Pınar bir süre çizimlerini Snapchat'te yayınlamaya devam ediyor. “Bir, iki kişi gördü sadece. Kimsenin de umurunda olmadı. Görenler de arkadaşlarımdı sadece. Çizmeye böylece başlamış oldum. Snapchat'te bu içerikler ilgi görmüyordu ama bana çok iyi geliyordu. Çizimleri gönderi olarak kişisel Instagram hesabımda paylaşmaya başladım. Birkaç arkadaşım 'Pınar ben bunlara çok gülüyorum, çok iyi bunlar' dedi. Bir arkadaşım özellikle 'Pınar, bu tutacak. Buna bir Facebook sayfası açmalısın' diye ısrar etti.”

Bir Komedi Kaynağı Olarak Depresyon

Pınar'ın bu ısrarlara tepkisi, bugün hala yaptığı işi beğendiğinizi söylediğinizde verdiği tepki ile aynı; çok anlam veremiyor. “Ben ısrar eden arkadaşıma 'Ya ne tutacak? İğrenç bu çizimler, nesi tutacak? Parmağımın ucuyla çiziyorum zaten' dediysem de ikna edemedim” diyor.
Tüm bunlar bunlar yaşanırken bir gün Pınar hiçbir yedek plan yapmadan istifa ediyor. “İşsiz kalınca arkadaşımın lafını dinlemeye karar verdim. 'Bir Facebook sayfası açayım bari' dedim. Sonra da arkadaşlarıma davet attım sadece. Kafamda bunu bir işe dönüştüreyim gibi bir fikir yoktu. O zaman bana selfie çekmek gibi geliyordu. Özellikle hiç düşünmüyordum üzerinde. Günlük olarak ne yaşıyor isem onu çizip koyuyordum.”
Bir sonraki adım ise sayfa kendisine ufak bir kitle oluşturduğunda atılıyor. Bir başka arkadaşı Pınar'ı bu sefer Pınar'ın Depresyonu için bir Instagram sayfası açması konusunda ikna etmeye çalışıyor. “Ne uğraşacağım onunla dedim” diyerek gülüyor Pınar. “Depresyonun derinlerindeyim, işsizim. Azıcık bir enerjim var onunla da ancak çizimi yapıp bir yere atabiliyorum zaten...'Sen açmıyorsan ben açarım' dedi arkadaşım ve açtı da. Ben Facebook'ta postladığımda, görseli alıp Instagram'da paylaşıyordu” diyor gülerek. “Baya el birliğiyle beni ayağa kaldıran bir arkadaş grubum var yani.”

Bir Komedi Kaynağı Olarak Depresyon

Sonrasında ise sayfaya ilgi hep giderek büyüyor. “İnsanlar birbirlerini, özellikle Pınarları etiketleyip 'Bu sayfayı sen yapıyorsun değil mi?' demeye başladılar. Kendileriyle özdeştirmiş olduklarını o zaman fark ettim. İnsanların sevgisini de böyle açıklıyorum ben biraz. Sosyal medyada hepimizin en güzel, editlenmiş hallerini görmekten sıkıldık. Hepimizin bir medyası var bugün ve artık o da çok realiteyi yansıtmıyor. Biraz da bu bakış açısıyla içimdeki küçük kız çocuğunu üzen her şeyi göstereceğim dedim. Bunu da kendi zayıflıklarımı afişe etmekten çekinmeden yapacağım dedim kendime. Ve bunun altında bir manifesto oluşmaya başladı.”
Pınar'ın Depresyonu'nun izleyicisi ile birlikte oluşturduğu manifesto şu; Pınar'ın sayfasına gelen yorumlara baktığınızda görüyorsunuz ki 50 kilo bir genç kadının da kilo problemi olduğuna inanmasına neden olan bir dünyada yaşadığımızı görüyorsunuz. “Fakat bu insanların problemi kilo ile değil, kendileri ile” diyor Pınar “Dönüp dolaşıp toplumun güzellik ideallerinin omzumuzda yarattığı yüke geliyoruz yine.”
Pınar, giderek sesini daha fazla insana duyurmaya başlamış bir kadın. Güçlü bir kadın sesi taşıyor, fikir olarak diyaloğa katılıyor. Farklı diyalogların doğmasını sağlıyor.
Sosyal medyayı takiben şimdi matbuda bir parçasını görmüş olmak beni çok heyecanlandırıyor. İlerisi için planı ne? Bunu sorduğumda çok da düşünmeden, bir kerede aklındakini söylüyor Pınar.
“Kesinlikle bir web dizisi düşünüyorum” diyor. “Buna cesaret edebilir miyim bilmiyorum ama adı Pınar olan, başrolü benim oynadığım bir web dizisi hayalim var. Çok uzak geliyor şu an için. Yazarım ama oynayabilir miyim diye düşünüyorum. Oynamak da isterim çünkü başka bir oyuncuya bırakmak da istemem gibi geliyor. Kendime meydan okumayı sevdiğim için, bu kabuktan bir gün çıkıp bu da benim dizim, adı da Pınar, ben oynuyorum diyebileceğim bir şey olsun istiyorum.”