DÜNYA

"En büyüğünü kim dikecek" iddası mimariyi öldürüyor...

Author

-Mimari bu topraklarda patronların "En büyüğünü kim dikecek" iddiasına yenik düştü biliyorsunuz.
Otomobil sektörü ile birlikte zengin adamların egolarıyla ilişkili eksikliklerini gidermek için kullanılan sanatın disiplinine bu yüzden inşaat deyip geçiyoruz.

Fakat arada, elbette başka başka yerlerde, yapılan doğru işlerle karşılaşınca aklımıza geliyor.

"En büyüğünü kim dikecek" iddası mimariyi öldürüyor...

Sürdürülebilir mimari karşıladığı geniş kavramın hakkını veren, inşa yükünün sosyal ve çevresel etkilerini törpüleyen çözümler sunuyor.
Misal; "Yıkıp baştan yapalım" gibi dahiyane bir fikre ulaşmadan renovasyon ve restorasyon seçeneklerini değerlendirerek büyük ölçekli geri dönüşüm projelerinin gerçekleşmesini sağlayabiliyor.

Ya da bizim yalnızca Zorlu'da gördüğümüz, üstelik orada da başarılı bir örneğini görmediğimiz, yeşil çatılar projelere dahil edilebiliyor.

"En büyüğünü kim dikecek" iddası mimariyi öldürüyor...

São Paulo, Brezilya

Ateliers Jean Nouvel tarafından tasarlanan bu yeşillerle kaplı, 90 metre yükseklikteki yapı São Paulo'daki tarihi doğum hastanesi ile birleşerek yeni bir yaşam kompleksi meydana getirecek.
Rosewood (Gülağacı) Kulesi ismini taşıyan yapıda kullanılan bitki ve ağaçlar katlarda da kendilerine yer bulacakları gibi hastane ve yeni yapılacak kule arasındaki yolu da çevreleyecek.

"En büyüğünü kim dikecek" iddası mimariyi öldürüyor...

Çalışmanın sanat direktörü Fransız iç mimar ve tasarımcı Philippe Starck üstlenmiş. İstanbul'da da işlerini görebileceğimiz Starck ile, Türkiye'deki bir inşaat firması için yaptığı çalışmayla alakalı olarak, konuşma fırsatım olmuştu. Demokratik tasarıma olan düşkünlüğü ve kimi nesne tasarımlarıyla tanınan Starck'ın tutarlı bir çizgisi olduğunu dile getirmekte sakınca yok.

"En büyüğünü kim dikecek" iddası mimariyi öldürüyor...

O gün İstanbul'daki çalışmasının içine hem tasarım hem de malzeme tercihi olarak nasıl yerel öğeleri harmanladıysa São Paulo'daki çalışma için de aynısını yaptığını söyleyebiliriz.
Starck'ın imzasını taşıyacak olan iç mekanlara ilişkin görsellerde tasarımcının yerel malzeme tercihlerini takip etmek mümkün. Paraná ve Bahia gibi Brezilya eyaletlerinden getirilen mermerlerin kullanıldığı iç mekanlarda aynı zamanda Brezilya ormanlarından elde edilen ahşaptan yapılan objelere yer veriliyor.

"En büyüğünü kim dikecek" iddası mimariyi öldürüyor...