EĞLENCE

Sevgili bulan fak badi hayırsızlığı

Author

Size 2 yıl kadar önce münasebetimin olduğu fak badiden bahsedeceğim. Şimdi nerede yaşadığını bile bilmediğim o kadınla bir zamanlar yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyordu be hey gidi.

Sevgili bulan fak badi hayırsızlığı

Fak badi olayının bana göre tanımından bahsedeyim önce. Sevişmek ve arkadaşlık bir aradaysa bu ilişkinin adı fak badidir. Hani sanılmasın ki bir yabancıyla, öylesine bir insanla fak badi olunuyor. Tabii fak badi yüz yüze baktığın arkadaştan seçilmez. Fak badiyle ortak arkadaşın olmaz. Böyle incelikleri vardır bu işin ama çok detaya girmicem. Belki başka bir yazıda ‘Bir fak badide olması gereken x özellik’ diye anlatabilirim.

Bir iş toplantısında tanıştığım hoş bir hanımla çay kahve eşliğinde başlayan sohbetimiz zamanla nasıl olduysa şarap + sevişmeye döndü. Ama ilk günden beri elektrik alıyorduk birbirimizden, aurası beni çekiyordu yalan yok. Ten uyumumuzdan mütevellit her şey mükemmel gitti ilişkimiz süresince.

Her şeyden önce birbirimize sadece sevişilecek insan gözüyle bakmıyorduk. Yeri geliyor dertleşiyorduk bile. Beraber çokça etkinlik yaptığımız da olmuştur konser, tiyatro, sinema falan. Yakın bir arkadaşımdan farksızdı anlayacağınız. Tek fark sevişiyorduk da biz.

En güzel kısmı ise ikimiz de sıfır duygu karıştırıyorduk bu ilişkiye. Trip, kıskançlık falan kapımızdan içeri girmiyordu. Zaten ne tribi? Birbirimize eski sevgililerimizi, aşk hayatımızı, unutamadıklarımızı falan anlatıyorduk. Akıl veriyorduk birbirimize, fikir alış verişinde bulunuyorduk. Hatta ben birçok arkadaşıma anlatamadığım şeyi ona anlatmıştım o kadar güveniyordum kendisine.

Şimdi yeniden aklıma geldi de güzel ilişkiymiş be. Her buluşmamızda hem ruhen hem bedenen rahatlamış hissediyordum çünkü :d

Her şey böyle sorunsuz ve mükemmel giderken fak badiliğimiz nasıl mı bitti?

İlişkimiz ne kadar mükemmel de olsa eksik olan bir şey vardı: Aşk. İnsan ömrünün sonuna kadar fak badisiyle takılamaz ya. Sevmek, sevilmek de istiyor. Barney Stinson bile Robin’e aşık oldu yani biz mi olmayacağız.

Çok değerli fak badim, son zamanlarda adamın biriyle konuşuyordu. Anlattığı kadarıyla düzgün de bir insandı. İşini gücünü oturtmuş, eli yüzü düzgün, efendi bir adamdı yani. Onay verdim. Dedim bu adamla olur. Hatta taktik bile verdim şöyle böyle yap diye. İşte o adamla sevgili olma ihtimali doğunca benimle ilişkisini devam ettiremeyeceğini söyledi.

Zaten ben de sevgilisi olan bir kadınla böyle bir ilişkide bulunmak istemezdim ama onun bahsettiği beni hayatından tamamen çıkarmaktı!

Diyemedim ki ‘O kadar mesaimiz var bir kalemle silip atıyor musun beni’ diye. Yazıklar olsun be o kadar içli dışlı olduk, seni sırdaş bildim derdimi anlattım, seni bağrıma bastım. Belki İbrahim Tatlıses gibi pezevenklerin elinden almadım eyvallah ama ona yürüyen birçok serseriye gözdağı vermek için sevgilisi gibi davrandım.

Ama o beni hayatından tamamen çıkardı. Yanlış anlaşılmasın takıntılı veya aşık değildim ama bu da ayıptı be. Demek ki onun için bir et parçasıymışım ben. Beni sümüklü bir mendil gibi kullanıp atmış.

Bilemiyorum dostlar ne yalan söyleyeyim kırıldım. Belki de bunu bir çırpıda yapmasıydı en çok kalbimi kıran. Alıştıra alıştıra hayatından çıkarsa bu kadar zoruma gitmezdi. Ayıp etti bana, arkadaşlığımıza. Yeri gelince enişte de demesini bilirdim oysaki.