TARIH

Son Hava Harbiyeliler

Author
Son Hava Harbiyeliler

Herkese Merhaba.Şimdi burada yazılacak olan herşey hepinizi,hepimizi ilgilendiriyor.Neden? Türkiye Cumhuriyeti'ne,Ata'sına,vatan toprağına,milletine canını vermeye hazır 16000 gencin hikayesi olduğu için. Yıl 2008. Yer Kuleli Askeri Lisesi. Askeri Lise yazılı sınav aşamasını dereceyle geçip mülakatlar için çağırılmıştım. Çocukluğundan beri aktif spor yapan bir çocuk olarak "artık askerim!" diyebiliyordum kendime. Spor mülakatlarında Türkiye 1.'si olarak sözlü mülakat kısmına geçtim. Ve....

Mülakatta ilk soru:"Adın ne ?"  Cevap: "Alperen komutanım." 2.soru:" Seni kim yetiştirdi?" Cevap:"Babam komutanım." Soru 3: " Seni ülkü ocakları yetiştirdi kesin. Baksana nasıl hazırlanıp gelmişsin. Herşeyin tam. Adın da Alperen. Sen kesin reissin dimi?" Cevap:" komutanım dediğiniz yerin neresi olduğunu bilmiyorum. Reis değilim ben asker olmak istiyorum." KARAR:" Sen şimdi git ileride bir daha gel." 

Lise hayatı boyunca askeri okullara gireceğim ben diyen bir öğrenci oldum. 4 yıl geçti. Üniversite sınavında 11.000 sıralamayla tüm askeri okullara başvurdum. Üniversite tercihi yapmadım. Olmazsa bir daha deneyecektim. Spor mülakatlarını yine dereceyle bitirdim. Sözlü mülakat aşamasında tarafıma yöneltilen her soruya hakkı olan cevapları verdim. Bu sefer olmuştu. Hem de hepsi. Bordo Bereli olmak istediğim için Kara Harp Okulu'na gideceğim derken aile girdi devreye. "Oğlum git pilot ol. Hakkımı helal etmem." Annemin ağzından çıkan bu emirle Hava Harp Okulu'na gittim. (Fakat oradan mezun olunca da Bordo Bereli olabileceğimi araştırıp öğrenerek :). ) 4 yıl boyunca hem askeri eğitim, hem askerlik hem de akademik eğitim aldık. Yaz aylarını Yalova'da kampta geçirdik. Tatil yapmayı unuttuk. Ailelerimizin yüzlerini anımsayamaz olduk. Birçok şehit abimizin tabutlarını taşıdık. Bizden 2 - 3 büyük yeni evli ya da nişanlı 26 - 27 yaşında pırıl pırıl insanlar. Eşlerini gördük. Ailelerinin ellerinden öptük. Yürüğümüz yollarda ayak izleri var diye incinirler diye ona göre davranmaya çalıştık. Artık son sınıf harbiyeliler olmuştuk. Son kampımızdı. 2016 Mayıs. Komutanların içtima yapıp duyurduğu haberle çılgınlar gibi sevinmiştik. Paraşüt eğitimi alacaktık. Harp okulu tarihinde bir rivayetti bu. Alınacak yapılacak denılen ender seylerdendi. Bize denk gelmişti. "Devreem duydun mu lan! Oğlum paraşüt dedi adam p a r a ş ü ü t !" "Kanka ben paraşütsüz atlıcam bak gör" " Oh be sonunda havacı gibi eğitim alıcaz" tepkileri verdi koridorlarda. Son sınıfların yarısı staja gidicek filolara, yarısı Ankara'ya paraşüt eğitimine. Sonra change olacak. 2016 Temmuz. 15 günlük tatil bitti. Kamp için hazırlıklarımızı yapıp harbiyeye döndük. Törenle Bakırköy'den Feribota binip Yalova'da indik. Bu esnada hatırladığım ve yaşlarımı yaşartan tek olay: "Siz bizim geleceğimizsiniz." diye çılgınlar gibi alkışlayan annelerimiz babalarımız kardeşlerimiz abilerimiz ablalarımız. Hiç birini tanımıyorduk fakat biliyorduk onlar bizim ailemiz. İntikal bitmiş, Yalova Hava Meydan Komutanlığı'na girmiştik. Artık kamp başladı yüzler asılmış. "Eğitimde Merhamet, Vatana İhanet". "Barışta ter dökmeyen,Savaşta kan döker." parolalı eğitimler başlamıştı. 2016 Temmuz 15. Sabah 06:00..

Eğer istek olursa gerisini yazıcam. Neden mi? Yarım bıraktım. Benim amacım önyargıyı kırmak. İnsanların bizi dinlemesi,tanıması değil. Biz zaten isimsiz olmayı isimsiz ölmeyi seçtik. Vaktini ayıran ayırmayan herkesin canı sağolsun. VATAN SAĞOLSUN. 

2017 Devresi HHO 4000- Canavarlar 4508