DIĞER

Lise 1'de öğretmene verdiğim efsane ayar :)

Author

Selam, girişi hiç uzatmadan konuya giriyorum;

Konya'da yaşıyorum o zamanlar bir kış ayı yine sabahın köründe sıcak yatağımla trajik bi' vedalaşmadan sonra bir önceki gün okuldan geldiğim gibi düğmelerini daha çözmeden çıkarıp bir kenara fırlattığım gömleğimi giydim fön makinasıyla saçımı maymun kılından ziyade insan saçına benzetirken biraz da gömleğe tutup ufaktan kırışıklıkları giderdim ( ütü yapacak vaktiniz olmadığında deneyebilirsiniz, günü kurtarır.) ve çıktım evden... Şimdi şöyle; Bizim evden çıkınca okul 5 dk yürüme mesafesi ama ben derse bi 20 dk kala çıkıyorum ki sigara içmeye vakit kalsın (ailem o zamanlar bilmiyor daha tabi sigara içtiğimi falan :)) Gece çıkan fırtına yerini hafif yağmura bırakmış haldeyken adımlarım güçsüz şekilde kaldırımı aşındırıyor (Off çok şiirsel oldu bu). Konya'nın mükemmel altyapısı(!) sağolsun heryerde yine sular birikmiş falan derken okulumun hemen önünde büyükçe bi park vardı Türk telekom parkı diye bilinir... Neyse, bi'kaç arkadaşımı gördüm günaydınlar sohbetler muhabbetler derken yaktık sigaramızı ve o ara gözüm hikayenin kahramanına Dil anlatım hocama takıldı ismi Ayşe olsun şimdilik; Gerçek ismini vermeyim okursa falan rencide olmasın kaşar. Okula doğru salına salına yürüyen hocamın yanından sen araba son sürat geçip benim taş gibi hocamın üzerine suyu sıçrat, durup bi özür dileme... Olacak iş değil yahu. Neyse kadın sinirle girdi okula arkasından biz girdik geçtik sınıfa arkadaşlara dönüp "beyler ben bugün öndeyim ya biraz ders dinlemek lazım" gibisinden saçma bi cümle kurup kitaplarımı da en ön sıraya bırakıp en arka sıradaki arkadaşlarımın yanına döndüm sohbet muhabbet kaçmaz... Bi'kaç dakika sonra bi kadın çığlığıyla irkildim... Bu Ayşe hoca az evvel yaşadığı olayın siniriyle bomba gibi girmiş sınıfa biz hiç farketmedik tabi... Arkadan kalktım kitaplarımın olduğu en öndeki kendi sırama doğru giderken abi kadın bi bağırıp çağırmaya başladı bana, "Otursana yerine adi şerefsiz herif! Hocan gelmiş sen hala geziyorsun ayakta. İnsan mısın sen terbiyesiz!" falan filan yağdırıyor bana, bunlar sadece şuan hatırladıklarım ben tabi olayın şokuyla işittiğim kelimelerin siniriyle kilitlendim kaldım robot gibi sınıfın ortasında (eskiden de şimdiki kadar olmasa da sinirli bi insanım) bitirmesini bekliyorum... "Hala ayakta neyi bekliyorsun ayakta gerizekalı otursana" diyen sen misin bana? (Sigaraları yakın thug life geliyor) "Karşımdaki bağıran kaltağın lafını bitirmesini bekliyordum, bitti mi?" ("BAĞIRAN KALTAK" lafım birkaç sene okulda baya meşhur oldu tabi :)) dedikten sonra kitapları çantaya koyup sınıftan çıktım ve kapıyı kapatmamla kadının hıçkırıklarının boş okul koridorunda yankılanmasının verdiği haz ile yavaş çekimde (amerikan filmlerindeki gibi) okuldan çıkıp eve gittim ve uyudum (uyku önemli). Bi' sonraki gün aynı terane kalktım okula gittim sigaramızı içtik okula girerken kapıda Ayşe hocacığımı gördüm suratına pis pis sırıtıp okul kapısına doğru yürürken "Bu sene sınıfta kalacaksın emin ol. Seni bırakmak için elimden ne geliyorsa yapacağım!" dediğini duydum ama hiç istifimi bozmadan yoluma devam ettim. Abi kadın okulda özellikle erkek hocalar üzerinde nüfuz sahibi.. Giyiniş tarzını söyle anlatayım sınıfa girdiğinde kadının kalçalarına bakıp hayaller kurmaktan çoğu erkek ders dinlemeyip benden notların özetini alırlardı tenefüste... Neyse... Aramın çok iyi olduğu hocalar bile bi baktım sözlü notuma düşük vermeye basladı sonradan çakozladım tabi durumu... Günü bitirip eve gittim aileyle konuştum, dedim, durum böyleyken böyle okul değiştirmem lazım... Zaten dönem sonuna gelmiştik işim kolaydı yani... 2. dönem Selçuklu teknik liseye geçiş yaptım orada da arkadaşlarım olduğu için adaptasyon zorluğu çekmeden derslere verdim ağırlığı dönem bitti elime karneyi aldım eve dönüyorum baktım eski okulumun önündeki parkta arkadaşlarım var (çoğu sigara yakmış sınıfta kaldığımı aileme nasıl söyleyeceğim diye düşünüyor park duman altı :D) "Naağğbeerr" diyerek gittim yanlarına moraller yerle yeksan tabi... Tesellisiydi gırgırıydı geçenlere tebriğiydi falan derken bi baktım kapının önünde canım hocam (!) bi kız öğrencisiyle konuşuyor gülüyor falan ama o yemek soğudu ve artık yeme vakti (inceyi anladın mı?) Sanki aramız çok iyiymiş hiç bir problem yokmuş gibi yanına hafifçe koşarak "Hocaaam naaaber bakın bu karnem bakın burada da sınıfı geçtiğimi yazıyor. Gördüğüm kadarıyla sınıfta kalmadım... BIRAKAMADINIZ! YA-PA-MA-DI-NIZ!" diyerek belki de hayatımdaki en sesli kahkahayı attım, kadın sinirden kıpkırmızı kesilirken... Bana yine bağırıp çağırmaya başladı diğer öğretmenler geldi kadın hıçkırıklara boğuldu ve onu kollarına girmiş uzaklaştırırlarken ben de zafer kazanmış spartalı edasıyla arkadaşlarımın yanına doğru yürürken çevreden "ATLAS BAŞKAAANN KRALSIN LAN AHAHAHHA" diye anıranları duyuyordum, hocanın seveninin çok olduğu gibi (kalçadan dolayı) azımsanmayacak bi'de nefret kitlesi var tabi ama o an yaşadığım en mükemmel duygulardan biriydi... Neyse zaman gelip geçti artık 2. sınıftayım bi'gün eve dönerken aynı parkta birkaç arkadaşımı gördüm ve selam vermek için yanlarına gittim havadan sudan sohbet muhabbet döndürürken laf arasında bi "Ayşecik ne yapıyor" dedim ve kaşlarımla okulu işaret ettim.

-Ayşecik? Haa... Ayşe hoca? Kovuldu o :D

-Harbi mi la? Niye?

-Dördüncü sınıflardan bi öğrencisiyle bunlar giriyorlar boş bi sınıfa... Çaat çaaat çatt ashdugasouıdga

-Hassssktir... Harbi mi La? :D

Yani öğretmenlikten men etmişler bizimkini anlayacağınız... İlahi adalet :) Bu anım bu kadardı bana sormak, söylemek istediğiniz şeyler için İnstagram: kirrangraphy ve Facebook: Atlas Kirran adreslerini kullanabilirsiniz... Hoşçakalıın :)