EDEBIYAT

SIFIRI SEVME SANATI

Author

Benim sana beslediklerim tıpkı; radyoda ağlamak üzereyken, hareketli bir müziğin denk gelmesi gibi zamansız ve trajedik.
Galiba bu ilişkinin en önemli sorunu da buydu z'amansız'dı.Aslında bilmiyorum, ilişki demek ne kadar doğru hiç yanına ilişememişken.
Genede sana hissettiklerimi anlatmak için başka doğru kelime gelmedi aklıma.
Ne deseydim ?Senin olmadığın başlı başına benim yaşadığım, aslında hiç müdehale etmeden senin yaşattığın acınası durum mu?
Böyle diyince pek naif durmadı öyle değil mi ? Evet, bende öyle düşünmüştüm.
Bak gene üzüldüm..
Sahiden hiç olmadın bu ilişkide;
Ben sevdim.
Ben ağladım.
Ben özledim.
Ben unuttum.
Herşeyi ben yapmışken sana 'aşk' diyorlar, ne acınası bir kanıdır bu.
Oysa sen aşk olmayı haketmiyorsun, aşk olmak için hiç birşey yapmadın ama aşksın işte. Lanet olsun aşksın..
Sezen aksu'da seni söylüyor, Ahmet Kaya'da.
Cemal Süreya'da sana kızgın, Edip Cansever'de.
Kaç kişinin bak canını yakmışsın ama hepimiz seni sevmişiz.
Gülüşünü, duruşunu sevmişiz; hatta ve hatta gidişini bile sevmişiz.
Biz seni sevmeye sınır getirmemiş, sınırsız sevmişiz.
Galiba bu hayatta kendimize yaptığımız en büyük haksızlıkta sendin. Çünkü aşk, aşığını değersizleştirirdi; biz bunu bile bile sevdik seni.
Çünkü aşkla aşık, bir sayının sıfırla çarpımıydı.Yada toparlarsak 'Aşk; sıfırı sevme sanatıydı' da diyebiliriz.