EDEBIYAT

Ahmed Arif'in yarım kalmış aşkı

Author

Bugün Ahmed Arif'in ölüm yıldönümü şairimizi hemen hemen hepimiz duymuşuzdur.. Siyasi görüşünü açıkça belli ettiği,dönemin zorluklarını anlattığı, sürgün yediği yerlerden yazdığı şiirleri biliyoruz. Asıl adı Ahmed Önal'dır. Babası Türk,annesi Kürttür. Doğum yılı 21 Nisan 1927 dir falan filan olayları değil de ben bugün size onun ölüm yıldönümünde uğruna şiirler,mektuplar yazdığı kadın Leyla Erbil'le yarım kalan aşklarını anlatacam.. O meşhur kitabı bilirsiniz " Leylim Leylim" peki nedir bu mektupların hikayesi;

İkili tanıştıklarında Leyla Erbil de Ahmed Arif gibi yalnızmış. O dönemde mektuplar daha bir flörtöz havada olduğu zamanlar. Ama araya üçüncü kişilerin neden oldukları yanlış anlamalar ve uzaklaşmalar girmiş. O ara Leyla Erbil eşi Mehmet ile tanışmış. İkili arasındaki anlaşmazlıklar halledildiğinde Leyla Erbil evlilik kararını almış çoktan.
Ahmed Arif’in bu konuda da sessiz bir kabullenişi var. Hatta Leyla Erbil’e ‘düğün hediyesi’ olarak bir de şiir gönderir: Suskun.
" Sus,kimseler duymasın.
Duymasın ölürüm ha
Aymışam yarı gece,
Seni bulmuşsam sonra.
Seni,kaburgamın altın parçası.
Seni,dişlerinde elma kokusu
Bir daha hangi ana doğurur bizi ? "

Ahmed Arif Leyla Erbil'i hayatında tutmakta kararlıdır. Mektuplar devam eder tabi o sıralar Ahmed Arif'in başı siyasi olaylardan derttedir. Sürgün edilmiştir.İş bulamıyor bulsa bile siyasi düşüncesi yüzünden işten çıkarılıyor. Bu zamanları yazarak atlatmaya çalışıyor. " Hasretinden Prangalar Eksittim" çıkıyor. Birde sonradan yok ettiği bir romanı.
Her yeni şiirini Leyla Erbil'e gönderiyor, onun düşüncesi,görüşüne çok önem veriyor. Bu sıkıntılı zamanlarında Leyla Erbil'in aşkıyla ayakta kalıyor. Bir mektubunda "Evrende seni özler,seni isterim. Başkaca hiç. Ne taktığım,ne de vurulacağım bir nen yok. Seni. Sade seni.."

Çoğu kaynaklarda Leyla Erbil'in Ahmed Arife göre daha olgun olduğunu bu yüzden ona mektuplarının bazılarına cevap vermediğini, ve dost kalalım dediği geçirilmiş. Belki Leyla Erbil'in haklı sebepleri vardı oraları bilemeyiz. Ama Ahmed Arif'in yazdığı dizlere de haksızlık edemeyiz.. Birkaçını bırakım aşağıya şairin ölüm yıldönümü onun hiç kavuşmayacağını bile bile yazdığı dizelerle sonlandıralım..

Ahmed Arif'in yarım kalmış aşkı


"Bu korkunç kaos içinde sen,yeşil ve derin huzur,kafamdasın."

"Sakın ha ! Sakın,e mi ? Sonra beni öldürürsün, unutma..."yazma,vazgeç herşeyden,seversen diye düşünüyorum" diyorsun. Yavrum,nazlım,bunu nasıl yazdın bana? Düşünüyorsun ha ! Acaba seni benden başka seven oldu mu ? Sevmek kelimesini soy,çırılçıplak karşına al da öyle düşün. " Yazma! Sevme ! " ne demek ? Beni zorla adi, boş , manasız , kendi kendine ihanet eden bir serseri haline getirmeyi nasıl düşünebildin? "


"Mektubunu sabah aldım. Şimdi akşam. Daha birşey yemedim."

"Yaz , sever misin ,kızar mısın, küfür mü edersin , neylersen eyle ama bana yaz. "