HIKAYE

Bir an.

Author

Rüyamda "2015'den sonra hiç yaşamadım" dedirten eski sevgilimi gördüm.. Karısını. Reelde ki eşi değildi ama, türbanı yoktu,fiziği gayet iyiydi. Ve bi o kadar da kötü niyetli.. Çocuk parkı var bizim burda; orda arkadaşın yeğeni ile oynuyorum. Salıncakta sallanıyorum hafiften onu görünce ağlamaya başladım. Gururundan bi kez bile ağlamayan, aldatılışın ertesi karşısına çıkıp gülerek "sen çöpsün" diyen ben tutamıyorum kendimi. O kadar özlemişim ki, başkasına ait oluşunun engeli o kadar ağır ki gözyaşlarıma yansıyo hepsi. Ulan rüya alt tarafı; ama onu gördüğüm tüm rüyalar,bana hep gerçek hissi verdi şu zamana kadar. Bakıyo ben ağlarken, çaktırmadan bakıyo ama. Üstünde evli olmanın verdiği ağırlık ile bakıyo.. Hani "ulan merak ediyorum,tam şuan destek olmak istiyorum ama adım atıcak takatim yok" gibi bakıyo. Eriyo bakarken öyle bakıyo. Ağlıyorum ağlıyorum ağlıyorum. Onu aylarca beklememin ödülü olan o aldatılış günü ağlamadığım kadar ağlıyorum. Sonra yanımdakine -bişey yok ya ! diyorum "o da duysun" gribim falan. Gözlerimden o yüzden yaş akıyo. Gripten. "Siktir ulan neresi gripten,hep böyleydin sen" diyorum kendime. Burnum düşse eğilip almam erkek söz konusu olunca. Sonra "Geri döndüğünde az daha kırıtık olup buzdolabı gibi durmasaydın seni seçerdi" diyorum kendime. Allah belasını versin gururumun. Yapmasaydın sevdiğin adamlaydın. Hâlâ bakıyo o da. Evliyim bakamam ama merak ediyorum bakışı var üzerinde. Merak etme "hep iyiyim".. Gidiyo sonra, ne kadar izleyebilir ki bunu. Dayanamayıp ardına düşüyorum. Adımları adımlarım hâlâ. Kapısına gidiyo,karısına gidiyo. Ama hâlâ yüzünde o bakış. "Evliyim ama merak ediyorum"..
Karısı geliyo sonra. Fettan bi kız. "H*ss*ktir sevdiğin insanın yanında kimi görsen fettan dersin" demeyin,bu kız cidden fettan. Hani onu niye seçtiği değilde,beni niye seçmediği belli oluyo o an. O derece fettan. Sesini duyuyorum, onu umursamayışını, parmağında nasıl oynattığını,nasıl hiç yerine koyduğunu izliyorum. Ulan başımın tacı yapacağım adama bak, sefilleri oynuyor. Bakıyo hâlâ,zaten bi tek bakışlarım değişmedi, gözlerim hâlâ özlemle dolu. Onda da eskiden kalma mağrurluk. Bi "olmasaydı sonumuz böyle" bakışı. Nasıl oluyosa aynı durakta otobüs bekliyo oluyoruz o sıra. Hanım kızımız annesini ziyarete gidiyor, bizimki de kukla gibi peşinde. Otobüs geliyor ve ömründe hiç bi zaman bana ait olmayan adam,bi kez daha gidiyor. Bi kez daha ardından bakıyorum. Bi kez daha ne hissettiğimi bilmeden,kafasında belki milyon soruyla "seninle paylaştıklarımı ölsem unutmam" bakışıyla gidiyor.. Unutmaz, onu beklediğim o 4 ayı 40 yılla kıyaslasa yine de unutmaz. Yıllar önce "sevgi mi/nefret mi" asla çözemeden,kavramadan, bilmeden gittiği gibi.. Gözlerim de ki yaşları "grip mi/özlem mi" asla bilemeyerek gidiyor. Yanımdaki bebeği benim zannederek gidiyor belki..
Yine olmadı be