EDEBIYAT

1:12, Temmuz 11'inci

Author

Çıplak bir ikindi vakti uyumak günaha çağrı iken,

Ucuz cami minareleri seslenirdi,İsmet’in dizelerini pili bitik hoparlör deliğinden,

Bu çağrı tüm yunananya’ya ferman okuturdu cenaze namazlarında,

Melankoliğe saran alkolik ağızların çok sesli korosu olurdu pembeye çalan yazgısında,

Tiz bir ses kovalarken rüyalarda beni,

Dirseği sökük yamalı bir çocuk bekler duvar diplerinde Pazar sabahları,

Kiremit evlerin sökük kapıları şahit olurdu ,kadınları gagaylayan martılara,

Xalo bir hıcımla kovalarken korkusunu sökük kapının ardında,

Bir maraş ezgisi karışırdı yamaçlardan kırsala..

Şahidim bir trenin hızla uzaklaşmasına,

bir sigara dumanı yakınlığında estirdiği rüzgara,

başak tarlalarından uzaklaşırken el sallayan pileli etekli kızlara,

şahidim ,bir yamaç boyu işitilen kuyruklu sapiens masalına…

sustursalar ya minareleri,

sustursalar ya türeyiş manilerini,

bulsalar ya beni,

bulsalar ya bir limanın dibe vurmuş kıyısında,

dibe vurulmuş kıyısında bulsalar,

bulsalar dağılan soyumu..

bir teravih gecesinde örtüyorum başörtümü,

dimdik ayakta, baş harflerini unutup adımın,

ak bezlere doluyorum doğuşumu bir gün batımı..

acı bana İsmet,

babandır katili kendimin,soyumun,

naaşı atandır İsmet,

atandır..

temmuz’16