GÜNDEM

Askeri okullardaki mülakat sorunu bürokraside hangi krize sebep oldu?

Author

Odatv'den Barış Terkoğlu'nun yazısı askeri bürokrasi ile sivil bürokrasi arasındaki bir gerilime işaret ediyor.

Askeri okullardaki mülakat sorunu bürokraside hangi krize sebep oldu?

Terkoğlu'nun ilgili yazısı şu şekilde;

Türkiye’nin modern döneme adım attığı kurumlardan biri, belki de en önemlisiydi Harbiye.

Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasının ardından II. Mahmud’un emriyle “Mekteb-i Harbiye Sultan” adıyla 1834 tarihinde kurulan okul, Türkiye’nin gittiği yönün habercisiydi.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kaldı, gelişti, büyüdü.

Mütareke Dönemi'nde bile Ankara’da Abidin Paşa Köşkü'nde eğitim yapıldı.

Ta ki 15 Temmuz’a kadar…

İktidar desteğiyle ordu içinde palazlanarak darbeye kalkışan FETÖ’cülerin yerine Harbiye cezalandırıldı. Okul kapatıldı.

Geçen yıl ise Savunma Üniversitesi’ne bağlı olarak Harp Okulları yeniden açıldı.

Bu yıl şu sıralarda yeniden açılışın ardından ikinci kez öğrenci alınıyor.

Ancak bazı farklılıklar hemen göze çarpıyor.

Şöyle anlatalım…

Öğrenciler için 3 aşamalı bir seçim süreci var.

Birincisi ÖSYM’nin yaptığı sınav.

İkinci aşama fiziki yeterlilik sınavı.

Üçüncü aşama ise mülakat.

Bu üç aşamalı seçimde her birinin yüzdesi belli oranda toplanarak nihai puanlama yapılıyor. En yüksek puana ulaşanlar, okula girmeye hak kazanıyor.

Ancak bu yıl, seçimde, tartışma yaratacak bir değişiklik yapıldı.

Mülakat puanının katkısı yüzde 30’dan yüzde 50’ye çıkarıldı. Haliyle Harp Okulu öğrenciliğinin en büyük belirleyeni mülakattan alınan puan oldu.

Bu da “mülakat yapanların tercihleri”nin objektif sınavların önüne geçtiği bir sistemi doğurdu.

Peki seçimi kim yapıyor?

Her ne kadar Harp Okulları, Milli Savunma Üniversitesi bünyesine geçse de, öğrenci temini dahil tüm personel seçimi Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından yönlendiriliyor.

Mülakatı 5 kişilik bir kurul gerçekleştiriyor. 

Türk Ordusu’nun gelecek mensuplarını seçen bu kurulda sadece bir asker var. Kalan 4 kişi Milli Savunma Bakanlığı’nın kendi bünyesinden seçtiği isimlerden oluşuyor.

Kulislerden edindiğimiz bilgiye göre, bu yapı, askeri bürokrasi ile sivil bürokrasi arasında bir gerilime de neden oldu.

Zira mülakatın asıl belirleyici olması, mülakatı yapan kurulun ezici çoğunluğunun da bakanlıktan olması, asker adaylarının seçiminde askerin fiilen devre dışı kalmasına neden oldu.

Mülakat sırasında da bu inisiyatif zaman zaman dikkat çekici şekilde kullanıldı.

Sınavlarda yüksek oy alan öğrencilerden bazıları mülakatta düşük not verilerek elendi. Düşük puanla gelenlerin bazıları ise yüksek mülakat puanıyla öne geçirildi. Objektifliği sorgulanır bu yolla ÖSYM sınavından 250 puan alan bir aday, 400 puan alan adayın önünde yer alabildi.

Haliyle “Türk Ordusu’nun geleceği siyasi tasarruflara mı bırakılıyor” endişesi askeri bürokraside hakim olmaya başladı.

Bugünkü seçimlerin geleceği nasıl belirleyeceğini ise önümüzdeki yıllarda göreceğiz.