ILIŞKILER

Gönül işleri

Author

Hepimiz şu hayatta ruh eşimizi ariyoruz. Gercek mutluluğu ancak ruh eşimizle bulacağımıza inanıyoruz. Yani kendi başımıza mutlu olamadığımızi, mutlulugun başkalari tarafindan verileceğini düşünüyoruz. "Bir elmanin iki yarisi" ilişkilere özendiriliyoruz.

Bu söylediklerim kötü şeyler değil. Umarim herkes o hayalini kurdugu ruh eşiyle birlikte mutlu hayatlara kavuşur. Kötü şeyler değil ancak biraz yanlış şeyler bunlar.

Nerede yanlış yapiyoruz? Hep diğer yarımızı arıyoruz ya işte orda yanlis yapiyoruz. En başindan itibaren "ben eksiğim , beni tamamlayacak bir kişi var ve onu bulmam gerek" diye dolanıyoruz. Oysa niye eksik olalim arkadaşlar? Biz bu dünyaya tam olarak gelmedik mi? Niye kendimizi eksik görüyoruz? Bunun birçok nedeni var tabi. Diziler, filmler, medya, gelenekselleşmis ask mesk muhabbetleri vs. vs. O kadar çok empoze edildi ki bu durum artik buna inaniyoruz.

Mesela biri çıkıyor karşımiza ve çok güzel bir ilişki yaşiyoruz. Sonra birşeyler ters gidiyor, ayrıliyoruz ve eskisi gibi olamiyoruz ya işte bu yuzden olamiyoruz. " Ama o benim diğer yarımdı" diye ağlıyoruz, sızlaniyoruz, depresyona giriyoruz. İlk başta " ben eksiğim ve sen beni tamamlayansin" diye elimizde tuzlukla salataligimiza dogru kosarsak daha çok aglariz arkadaslar. Maalesef. Ya bir dusunsenize iki ay once oyle birini tanımiyordun bile ve sen hayatina gayet devam ediyordun. E ne oldu şimdi? Niye şimdi eksik hissediyorsun ne alaka yani?

"Bir elmanın yarisi, biri sensin biri ben"
güzel şarkı arkadaşlar. Ama elmanin yarisini değil, bizi eksik hissettiren kişileri hiç değil, hayat arkadaşları seçmeliymişiz. Sen tamsın, karsındaki de tam, ilk once bunu idrak edelim. Sonra kalpten kalbe yol var mi ona bakalim. Sonra gerisi gelir. (Gelir heralde)

Mutluluğu dışardan gelicek diye beklersek daha çok bekleriz.
"o da beni sevse keşke ben de mutlu olsam"
"pişman oldugunu gorsem baska bir şey istemem" (istersin)
falan filan ornekler çoğaltılabilir.
Oysa bu yüklerden kurtulsak, kendimizi sevsek asıl o zaman mutlu oluruz. Niye hep dışarda ki etkenlerden bekliyoruz. Yahu biz salak mıyız?

şimdi ben böyle geldim ahkam kesiyorum ya. "biyli.yipirsik mitli iliriz" diyorum ya.
Hah iste sadece diyorum. Uygulama da sorunlarim var.

Ne yapayim hala yutkunamadıgim seyler var. Kafamda hala kavga var.
Yolda birini ona benzetsem göğsümde sıkışan şeyler var.
"8 yıllık biten ilişkisini aşmış gelmiş, benim gibi 2 aylık iliskisini mi düşünecek? "deyip kendimi 'ara öğün' hissettirişi var.
( ya gercekten alt tarafi 2 ay aş şunu)
simdi ki poncik iliskisi var.
Var da var.

Ay çok garip bu gönül işleri ne bileyim.

Gönül işleri