EDEBIYAT

Güneşmi doğacak yoksa karanlık mı solacak?

Author

Bir zamanlar demiştim ya hani keşkem hiç olmasın diye.Şu an keşke seni aylar sonra nasıl hayatımdan çıkarıp attığımı dile getirdiğim şu dakikalarda göz göze bakmamız mümkün olabilseydi.Bir gece huzursuz bir uykudan çırpınarak uyanıp,sabahın ilk ışıklarına kadar sadece seni konuşurken kulağına fısıldamak isterdim kelimelerimi.O anlar nefesimin göğsümde sıkıştığı anları hissetmeni dilerdim umutsuzca ağlarken.Evet ben seni bitirdim bir sabah uyandım ve tek yapmış olduğum hayatımın belkide en değerli anları olarak düşündüğüm o koca 9 ayı bir enter tuşu ile yok etip attım.Sana yazmış olduğum onca kelimelerin,satırların oluşturmuş olduğu sayfaları göz yaşlarımın dolup dolup boşalırcasına yutkunurken sana ait her şeyi yırtıp attım. Evet belkide çok acıttı içimi ancak o anlardan sonra içimi kaplayan o güzel iç huzuru sana anlatmak için, belkide bir dar sokakta ansızın karşılaşıp sadece gözgöze gelmeliydik.Bilirsin hafızam bir file benzer her anın her dakikanın tarihi vardır sen ile geçirdiğim o günlerde.Lakin benim çebelleştiğim onca soruna,onca tükenmişliğe rağmen sen kendi küçük dünyanda bana bir noktalık yeri bile fazla görerek,raks ediyordun kaybolup giden zamanda. Nemi yapmalıydım tabikide derin bir nefes alıp dost bildiğim alkol dolu bardaktan güzel ve büyük bir yudum alarak gülümsemeliydim.Evet şu an sana ait tek şey bir doğum günü gezisinden kalan bir şişe üzüm şarabı,elimde olan tek şey belkide bizden geriye kalacak olan tek şey.Onuda senin hatırana saygı ile yıllandırıyorum.O gün gelmeyecek bunu biliyorum ancak bir keresinde bana bu şarabı bir gün aramızda çok güzel bir şey gerçekleşecek,belkide yıllar sonra ancak o zaman kadehleri dolduracak bu kırmızılık ve biz içimizi onunla serinleterek hayatımıza katmış olduklarımıza bakarak gülümseyeceğiz göz göze.Ne kadar basit bir istek ve söz dimi?

Geçmişte verilmiş onca insan palavrasına ait bir kaç basit kelime ve yeşeren bir sürü umut.Peki şimdi ne olacak?

Güneşmi doğacak yoksa karanlık mı solacak?