DIĞER

Okulu birbirine nasıl kattım?

Author

Efendim herkese merhaba. Dün sınav gözetmeniyle yaşadığım olayı anlattıktan sonra baktım ki hikâye beğenildi ben de bir diğer macerama geçeyim dedim. :) Olaylarda abartma, sallama ve yalan yoktur. Hayali şeyler de değildir. Tamamen yaşanmış gerçek olaylardır. Neyse, çok uzatmadan hikâyeme geçeyim. :)

Başarısız öğrenci olduğumu söylemiştim diğer yazımda. Tabii ki birtakım sorunlar da yaşayınca okul kaçınılmaz olarak uzadı maalesef ki ve bir türlü de bitmiyor. Vakıf üniversitelerinde okulu uzatınca aldığın derslere göre para ödüyorsun bilenler biliyor yok efendim kredi hesapla ona göre yatır ücreti falan derken her şeyi hallettim geriye sadece mali işlere dilekçeyi götürüp sistemi açtırmak ve sonra da dersleri seçmek kaldı. Ama tabii ki bizim okulda da ülkenin her kurumunda olduğu gibi düzgün yapılan bir iş yok ve kaydı bir türlü halledemiyorum. Durum tamamen hocaların andavallığından kaynaklı bir durum ve ortada mağdur olan bir "ben" var. Önce tamam hallolur ben takılıyorum diyorum ama yok efendim sorun benlik değil hocalarla ilgiliymiş diye okulun gerekli yerlerinden öğreniyorum. Danışman hocama gidip rica ediyorum dilekçe yazmanız lazımmış alacağım dersleri ben yazdım sizin imzanız lazım diye yok ben kimseye böyle bir şey yapmadım sana da yapamam git asistanlar yapsın diyor. Asistanlara gidiyorum işimiz gücümüz var danışmanın yapacak bizim işimiz değil diyorlar ve bu olay 3-5 kez tekrarlanıyor ben iyice çıldırıyorum. Bu süreçte de ders seçme işlemleri başlamış ve istediğim dersleri alamıyorum kontenjan problemi olduğundan. Ben de bu işi çözse çözse bölüm başkanı çözer diye kapısını çalıyorum ama çalmaz olaydım. Daha kapıdan girmeden "Ne var?!" diyor. Bir şey yok hocam böyle böyle bir sorunum var yapmıyorlar siz el atsanız diyorum kim yapmıyor diyor ben de diğer hikâyemin kahramanı asistanın ismini söylüyorum. Adamın cevabı da şu: "XXX olmaz diyorsa olmaz o zaman çıkabilirsin" diyor. Hocam kayıt yaptıracağım dilekçe işi diyorum anlamıyor. Sonra tekrar asistana gidip derdimi anlatıyorum neyse ki tehdit zoruyla dilekçeyi yazdırıyorum sonra da kayıt yaptırıyorum. Ama bu sırada öğrenci işleri, mali işler, bölüm başkanı, danışmanım ve asistanı illet ediyorum. Danışmanım konferans için İzmir'e gidiyormuş meğer adamı yolda mail yağmuruna tuttum en sonunda bana isyan ediyor falan neyse kayıt işlemi tamamlanıyor bir şekilde. Bu olayların 1.perdesi. :)

2.perde de şöyle oluyor:

Kaydım geç yapıldığı için ve dersler kontenjana göre belirlendiği için ders seçimlerine çok geç başlıyorum ve maalesef ki istediğim dersleri alamıyorum. Sistem kapanacak ama ben ders seçmemişim çünkü geçmesi zor hocaların dersleri kalmış sadece. Ama ben seçer miyim? Seçmem. :) 

Öğrenci işlerine gidip ben şu dersleri almak istiyorum kontenjan kalmamış siz ayarlayabilir misiniz diyorum ve biz yapamıyoruz önce danışmanına dilekçe yazdır almak istediğin dersleri imzalat sonra bölüm başkanına git o da onaylasın ve ben buradan dersleri sistemine atayım diyor ve bu şikayetle çok öğrenci geldi hepsini hallettik dilekçe getirmen yeterli ben bölümünüze söylerim sizi sıkıntı çıkmasın diyerek ekliyor ve diğer onaylanan kontenjan dilekçelerini gösteriyor. Tamam diyorum gidiyorum ama danışmanım yine ben dilekçe imzalamıyorum diyor beni postalıyor asistanlara. Asistanlar da kafana göre ders kontenjanı açtıramazsın  diye artistliklerini yapıyorlar ben soluğu bölüm başkanının odasında alıyorum ve derdimi anlatıyorum ama yok anlamıyor öyle kafana göre yapamazsın diyor. Öğrenci işlerindeki dilekçeleri onaylamışsınız diyorum cevap yok. Kapıyı çarparak çıkıyorum ve öğrenci işlerine gidip tartışıyorum onlar da bize değil derdini dekan ya da rektöre anlat diyorlar. Dekana gidiyorum adam fakülteden bi'haber zaten benim yapacağım bir şey yok yapmıyorlarsa sen de başka ders seç hem belki dersi seversin diyor. Ben yine tatmin olmadım bu kez rektöre gitmeye karar verdim. Güç bela rektörle görüşmek için sekreterinden randevu alıyorum falan ve gidip rektörle sohbet ediyorum hem de derdimi anlatıyorum. Adam çok tatlı bir adam diğerleri gibi yavşak değil. :) Neyse efendim adamla okulu eleştiriyoruz falan derken ben mevzuya giriyorum o da sen o işi olmuş bil eğer onaylanmazsa dilekçe öğrenci işlerinden dilekçeleri al bana getir ben gerekli işlemleri başlatırım diyor. Aldığım gazla ve güvenle öğrenci işlerinden dilekçeleri istiyorum onlar da bölüm başkanını arıyor o da halletmem isterse cumhurbaşkanı gelsin diye artistlik yapıyor. Ben kavga gürültü dilekçeleri alamıyorum bu sırada dilekçe yazıyorum bölüm başkanı onaylasın diye suratıma fırlatıyor ben tekrar rektöre gidiyorum bunlar tekrar aralarında tartışıyorlar bölüm başkanı bana iyiden iyiye ayar oluyor tabii. :) 

Neyse efendim okulu birbirine katıyorum herkes birbirine girmiş durumda en son zor bela 1 tane dersi istediğim gibi alabiliyorum diğerleri yine istemediğim, daha önce alıp kalmış olduğum dersler. Ama yılmıyorum tabii okulu bitirmekte kararlıyım da okulu birbirine katınca bu mümkün olmuyormuş bunu anladım. :) 

Derslerine tam gittiğim hocalar devamsızlık yaptın diye sınavdan puanımı kırıyor, 2 sayfa yazdığım sınav kağıtlarıma 10-15 gibi komik notlar veriyorlar. Üstelik aynı kağıdı verip 80-90 alan öğrenciler varken ben derslerden kalıyorum. İtiraz dilekçesi yazıyorum sadece benim dilekçem kabul edilmiyor ve üstüne de dersten kalıyorum. Velhasıl, bazen haksızlığa ve kötü gidişata ses çıkarmak gerçekten istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor. Ben de okuldaki herkesi birbirine düşürdüğüm için herkes cephe alıyor sonuç yine bana hasret, yine bana hüsran oluyor... 

Bu da böyle bir anım olarak kalsın burada. Ve yine biliyorum komik değil ama atarlı giderli olup her yeri birbirine katabilirim yani bunu vurgulamak istedim. Umarım okurken sıkılmazsınız ve hoşunuza gider! :)