KÜLTÜR

Sahip Çıkalım Mektuplara. . .

Author

‘ Aşk mektupları bir tür yazılı sevişme ‘…
O kadar şahsi, o kadar gizli ve o kadar mahrem. Aşklar da bakım istiyor, öğrenemedin gitti diyor.
Sevgili Cemalettin Sebar, diğer bir yaklaşımla şaire yakışmadığını düşünerek değiştirdiği adıyla nam-ı diğer Cemal Süreya.
Ruhu şad mekanı cennet olsun. Vesselam…
Ne güzel şey şu AŞK denen şey… Anlat anlat sonu gelmeyen nitelikte, herkesin bir fikri, bir yaşamışlığı var. Hatta kimine göre Aşk’ın varlığı inkar gerektirirken kimine göre olmazsa olmaz cinsten. Belki de bu yüzden sonsuz.
Herkes kadar şekli, herkeste bir ömrü var. Şairin de dediği gibi, aşklar bakım istiyor. . .
AŞK'a bakamayanlarsa karartırken ardında bıraktığı geçmişi, gelecekteki beyaz dahi karaya dönüyor.

Oysa hislerde değil suçlar, SEN’de.
Bugün hissettiklerimiz yarından bihaber, yarınlarsa dünlere yabancı.
Mektuplardan nerelere gidiyor konu. AŞK denince dallanıp budaklanıyor kelimeler. Bir şarkı arası verip daha da dallanıp budaklanmadan mektuplara geçiyorum =)

“ Oğuzhan Koç – Aman Sakın Küsme Aşka “

Üzerine çok şey yazdıran AŞK, en son ne zaman Mektup yazdırdı sana?
Yerini elektronik mesajlar aldı diyebiliriz. “Peki ya yerini doldurdu mu?“ dersek, cevabı hayır olanlardanım. Okurken biri de çıkıp “Sen mesaj yazmıyor musun?” diye gardını almasın sakın ha :)
Tabii ki bu teknolojiyi kullanıyorum ama mektup denen şeyin hala çok güzel olduğunu düşünüyor, sevdiceğine hiç mektup yazmayanı tanıyorum. O güzelim kağıtlara el yazılarıyla yazılan güzelim kelamlar…
Mesaj yazınca yavanlaşıyor sanki. Şiirlerse “kopyala-yapıştır”. Her şeyde bir kolaylık, ne hoş ama şiir devreye girince el yazısıyla yazılanın eline mesaj yazan el su dökemez diyorum :)
Bir şeylerde verilen emek azalınca etkisi de azalıyor. Hatta bazılarınız,
“Devir teknoloji devri, mektupta yazacaklarımı mesajda yazarım, sorun ne gardaş!” diyebilir.
“Mektup yazmakla mesaj yazmak bir olabilir mi allasen” derim.
Yaz mesajını gardaş, teknolojiyi elinin tersiyle it demiyorum elbette. Mektup yazmanın daha romantik olduğu gerçeğine dayanarak naçizane fikrim; arada bir de olsa zaman ayırıp romantik olun baylar bayanlar.
Ne yazdığın en önemlisi, ha mektup ha mesaj demeyin, tadı hiçbir şeye benzemiyor…
Hatta daha değerli bile olabilir. Örneğin asker yolu gözleyenler günümüz teknolojisinin en sınırlı kullanıldığı o yerlere muhakkak mektup yazarlar…
Telefon olmazsa mecbur kalıyorsun ya hani, mecbur kalmayı beklemeyelim.
Bu kadar basit olup bir o kadar kıymetli olan az şey var. Kaybetmeyelim bu güzel şeyleri, sahip çıkalım ve kıyas yapmayı bırakalım. En az bir mektup yazıp verelim sevdiceklerimize :)
Ben başladım bile…
Bazı kişiler için asla eskimez mektup yazmak…

Sahip Çıkalım Mektuplara. . .