KADIN

HAYATINA SAHİP ÇIKANLAR.

Author
HAYATINA SAHİP ÇIKANLAR.

Eşimin amcası İsveç'te yaşıyor. Bosna savaşı sırasında, mülteci olarak İsveç'e yerleşmiş ve 20 yıla yakındır orada. Biz de geçen aylarda onları ziyaret için yanlarına gittik. Sokaktaki bir kafede otururken, dilencilerden yakındı; ' Suriye'de savaş oldu, Tüm Suriye'liler burda'' diye akıl almaz bir yorum yaptı. Bakın, bunu 20 yıl önce tam olarak aynı sebeblerden dolayı İsveç'e yerleşen bir adam söylüyor. Nasıl büyük bir ırkçılık ile karşı karşıya olduğumuzun farkında mısınız?

Son dönemlerin en çok konuşulan konusu Suriyeliler. Tek yaptığı, atarlı şarkılar ve mahalle kavgası ile gündemde kalan bir şarkıcı, bir tweet atmış. Kaldı ki o hashtagin, tt olması bile başlı başına bir sosyolojik araştırma konusu. Ülkesinde ( Türkiye'de) Suriyeli istememe sebebi ise hırsızlık olayları falanmış. Aynı kadın şarkıcımız daha önce de, bir linç girişimine alkış tutan kadın. Ve kendisi de bir göçmen olan modacımızın aynı konu ile ilgili akıl tutulması yorumu.. Kaçırdığımız çok ince bir nokta var sanırım bu konuda. Türkiye'nin mülteci politikası. Çünkü herkesin inatla ırkçılık kusmasının altında ki sebeb, Suriyelilere sağlanıldığı söylenen avantajlar. Bir kere Türkiye, kendinden doğudaki ülkeler için her hangi bir mülteci politikasına sahip değil. Mülteci politikaları kendinden batıda olan ülkeler için. Dolayısıyla 5-6 yıldır bir mülteci sorunumuz var. Çünkü hiç bir kurum ne yapacağını bilmiyor. Kimsede kanunda olmayan bir şekilde hareket edemiyor. Olan bu insanlara oluyor. Kontrolsüz şekilde ülkeye giren insanalardan bahsediliyor. Ee bu insanlar nasıl giriyor bu ülkeye? Bu insanları kendi yararları için kim alıp kullanıyor, sonra da unutuyor bir köşede? Sen elini kolunu sallayarak geç bakalım Sarp sınır kapısından ne oluyor? Devlet alıyor bu insanları. Beklediğinden , istediğinden fazla sayıda bir talep var evet, ama yine de alıyor. Kaldı ki bu insanlar için AB'den de para alıyor. Bu paralar nereye gidiyor arkadaşım?

HAYATINA SAHİP ÇIKANLAR.
HAYATINA SAHİP ÇIKANLAR.

İlk okuldan beri arkadaşım olan bir var. Antalya'da yanındayım. Yakınıyor. ' Suriyeliler yüzünden iş bulamıyorum, piyasayı düşürüyorlar' diye. Şimdi size bu arkadaşımın profilinden bahsedeyim biraz. Liseyi son sınıfta bıraktı, 25 yaşında açık öğretim ile liseyi bitirdi ve Akdeniz üniversitesinde 2 yıllık meslek yüksek okulu bitirdi. Bu arada bu eğitim hayatı boyunca her hangi bir iş yapmadı. Yani anlayacağınız, her hangi bir işi yapabilmek için yeterlilik belgesi yoktu, bu belgeye 28 yaşında sahip oldu. Ama arkadaşıma göre iş bulamamasının tek sebebi ülkede ki Suriyeliler. Adamlar daha ucuza çalışıyor diyor. Bu adamları ucuz iş gücü olarak kim görüyor? Onların bu aciz durumunu kendi lehine kim çeviriyor? İş verenler. Enişteme bir iş teklifi gelmiş. Patronu '' Valla Suriyeliler bir çalışıyor gör, İt gibi çalışıyorlar valla, hafta sonu da dahil' demiş. Sen o adamı azıcık maaşa it gibi çalıştırıp, hafta sonu tatilini bile vermiyorsun ve bunu örnek olarak sunabiliyorsun. İnsanların en temel ihtiyacıdır beslenmek. İnsanlar kendilerini ve ailelerini beslemek için çalışmalı. O insanı sen piyasanın altında para teklif edince de mecburen kabul ediyor. Arkadaşım, 2500 den aşağı başlamam' şımarıklığı yaparken, bu insanlar 500 liraya senin benim yapmayacağım tehlikeli işleri gözü kapalı kabul edip yapıyor. Neden? Çünkü zorunda. Çünkü yemek yemeli. Çünkü çalışmak istiyor ve şımarıklık yapmak için fırsatı yok.

Eski çalıştığım yerde bir iş arkadaşım benim 1 yıl eve kapanıp girebildiğim bölüme, Almanya doğumlu Türk olduğu için girebildi. Girdiği bir sınav vardı, o da Türkçe yeterlilik sınavı.. Hani Şu Suriyelileri sınavsız üniversitelere alıyorlar argumanının temeli. Suriyeliler de aynı sınava tabii tutuyorlar ve belirli üniversiteleri tercih edebiliyorlar. Hem bu insanların vasıfsız oluşundan şikayet ediyoruz, hem de okuma haklarını ellerinden almak istiyoruz. Nasıl bir aşağılık kompleksi ile büyüdüysek, kendimizden daha dezavantajlı bir topluluk görünce, tüm kinimizi onların üzerine kusuyoruz. Yıllarca kürtlere, alevilere yaptığımızı şimdi Suriyelilere yapıyoruz. İşin kötü tarafı, yıllarca azınlıkları ezenlerle, ezilen halk ortak düşman olarak belirledi Suriye'yi. Pek çok istatisliğin söylediğine göre, Ülkemizde bulunan Suriyelilerin çoğunluğu kadın ve çocuklar. Sizin vicdanınız nasıl kararmış bu küçücük çocuklara kıyabiliyorsunuz? Ayla bebekte ' Bizi hiç affetme çocuk' diyerek yaptığınız vicdan mastürbasyonunuzun tatmini bu kadar uzun mu sürdü de, hayatta olan diğer bebelere sırt dönebiliyorsunuz? Taciz, hırsızlık gasp.. Bakın bunları yapmıyorlar demiyor zaten hiç kimse. Ama sen tek bir insanın yaptığını, tüm diğer ülke vatandaşlarına mal edemezsin. Kaldı ki sen önce ineyi kendine çuvaldızı başkasına batıracaksın. senin ülken ensestte çocuk gelin de üst sıralarda. Sen önce bir kendini düzelt.

İnsanlar konu Suriyeli'ler olunca bildiğin ağzından sıçıyorlar. Ya nasıl bir vicdan söyletiyor o lafları? Sana çalıştığın yer gelip her ay 200 tl fazladan verecem dese ne dersin? E bu adamlara da birileri veriyor bunlarda kabul diyor. En başta dediğim gibi, işin politika tarafını sonuna kadar tartışalım. Politikayı yanlış bulurken, ırkçılık yapmayalım. Bizim askerimiz orda ölürken, onlar burda tatil yapıyor deniyor. Kim gönderiyor askerimizi oraya? Onu tartışalım. Benim askerim, benim toprağımda olmayan bir savaşın neden bu kadar müdahili yapıldı bunu tartışalım. Ama gece yatarken evinin çatısından bomba düştüğü için babasını gözlerinin önünde kaybeden bir çocuğun neden Türkiye'de olduğunu tartışmayalım. Sırf erkeğin canı çekiyor diye, 1000 liraya suriyeli kadın satın alan, bir ay kullanıp , sıkılıp atıp yenisini alan adamın ahlak anlayışını tartışalım. 'Neden Suriyelilerin bu kadar çok çocuğu var' ı tartışacağımıza. Bak bi de ona takmışız. ' Ülkelerinde savaş var bunlar habire sevişip ürüyor' diyolar. En temel iç güdümüz olan üreme dürtüsünü bile, ırkçılığımıza alet ediyoruz. Kaldı ki geçen günler de basına düşen korkunç bir haber; 2 türk, Suriyeli bir kadına tecavüz edip, çocuğunu evde, kadını da ormanlık alanda öldürüp bırakmış. Kadın 9 aylık hamileyken olmuş bütün bunlar...

Güzel şeylerde olmuyor değil. Suriyeli sığınmacılara yönelen nefret söylemiyle mücadele etmeyi amaçlayan 'Neden Türkiye’deyim' bireysel hikâyelere odaklanarak önyargılarla mücadele ediyor. Ortak Gelecek İçin Diyalog Derneği tarafından hayata geçirilen proje, birlikte yaşayabilmek ve ortak bir gelecek kurabilmek için iki toplumun birbirini anlaması gerektiği düşüncesinden yola çıkıyor.

Bırakın düşmanlığı ne olur. Sınırlar beyninizde aslında. Kendi vicdan mastürbasyonunuz için, tek amacı hayatta kalmak olan insanlara yüklenmeyin. Kaldı ki, cebinde pasaportu ile bekleyen, ilk fırsatta ülkesini terk edecek sizler, hatta hali hazırda zaten terk etmiş olanlar, siz bu ırkçı yaklaşımlarda bulununca daha da miğde bulandırıcı oluyor..