HIKAYE

Arıı vız vız vız (2004 bilemedin 2005 en olmadı 2006 senesine aittir)

Author
Arıı vız vız vız (2004 bilemedin 2005 en olmadı 2006 senesine aittir)

İki yada üç yaz kadar arı tarafından sokulmadıysanız ("sokulmak" diyorum çünkü bu yaşıma kadar arılar sadece sokar sanıyordum fakat ısırdığı da oluyormuş. "Arı soktu" yerine "beni arı ısırdı" diyenleri ise ince ve yumuşak olsun diye öyle söylüyorlar sanırdım) artık çocuk olmaktan çıkmışsındır, büyümüşsündür. Ama hiç beklemediğin bir anda arı sokarsa tekrar çocukluğunu anımsıyor insan. Tatlı dilin, olumlu konuşmanın insanlar üzerinde ne kadar etkisi varsa hayvanlar üzerinde de o kadar etkisi vardır. Madem konu açıldı yine çocukluğumdan ve arılardan örnek vericem size. Bizim buralarda uçurtma mevsimi diye bir mevsim vardır eylül ve ekim ayını kapsar, bu mevsim aynı zamanda kış yaklaştığı için arıların (soksam soksam bedavaya kimi soksam bedavaya) diyerek bolca volta attığı mevsimdir. Her neyse konumuza dönecek olursak iki arkadaş uçurtma yapmak için sazlıklarda çıta arayışına gittiğimiz günlerden biriydi. Mahalleden pek sevmediğim bir çocukta o gün bizimle geldi. Biz Recep'le çıtaları keserken bir yandan da arılarla boğuşuyorduk ve arıları bizden uzaklaştırdığına inandığımız "arı bende bal yok, çiçeklerde pek çok" diye tekerleme söylüyorduk. Şu pek sevmediğimiz çocuk Okan ise "arı bende bal çok çiçeklerde hiç yok" diyerek arılara sataşıyor, dallara vurup kırıyordu. O gün Okan'ı iki arı soktu ve arılar bize hiç karışmadı. Ayrıca "ne saçma bir tekerlemeymiş lan bu" dediğinizi duyar gibiyim. Demeyin! Eminim çocukken sizde söylüyordunuz.