ILIŞKILER

Misafirlikteyken sen, sen değilsin

Author

Diyelim ki bir akrabanıza, eşinize, dostunuza yemeğe veya çaya gittiniz. İşte tam bu noktada başlıyor hikayemiz.

4E28D014-C74B-4C11-9761-177E0F54CAA4
4E2DB745-19DC-4D54-BEBD-E390DDDF5678

Ayağına uzatılan o ponçik terlikle (Ya büyüktür ya küçük hiçbir zaman tam olmaz) sen, sen olmaktan çıkmışsındır artık. Dükkan dükkan gezerek beğenilen, özene bezene seçtiği rengin olması gayretine düştükten sonra alakasız bir renkte kılıf diktirerek kullanıma açılan o koltuk takımında yerinizi alırsınız ve film başlar. Evin Genç oğluysanız; - Kuş ötüyo mu ? – Kaç oldun bakıyım şimdi sen ? - ee askerlik zamanında geldi artık senin. ve biz sizin zamanınızdayken diye başlayan geyiklerle sizi bir güzel bayarlar. 

Misafirlikteyken sen, sen değilsin

Aykü (IQ olduğunu bizde biliyoruz ama bazı şeyler okunduğu gibi yazılınca güzel) seviyesinin sıfırın altında beş olduğu bu gecede bir diğer gerilimli dakikalarda 2. Çayı isteme faslı.

- Çay koyarmısınız - Çay dökermisiniz cümlelerinden hangisini seçiyim diye ikilemde kalırken içinizden bir sesin İsmail abi çayy banaa diye bağırası gelir fakat bunu yapamazsınız!!!

4E28D014-C74B-4C11-9761-177E0F54CAA4
4E2DB745-19DC-4D54-BEBD-E390DDDF5678

Hala aklımın almadığı bazı şeyler var ki misafir evinde yapılan “ mozaik kek ” le bizim evde yapılan arasında niye bu kadar fark var? (Onlardaki ve veniş kosla okşın da, bizimki sıradan detarjan mı?) Hamuru olsa, kıvamı olmaz. kıvamı olsa, görüntüsü benzemez. görüntüsu benzese, tadı olmaz. ( Sonradan anladım ki mozaik kek sadece misafirler için yapılınca o kadar harika oluyormuş )

Sırf kibarlık olsun diye söylediğiniz “ Lavabo ne tarafta acaba “ sözüyle sürpriz sonlu bir oyun artık sizin için başlamıştır. Sizin tuvaleti kastettiğinizi tabiki de anlamadılar. Varış çizgisine yaklaştığınız koridor sonunda ise tuvalet ve lavabonun iki ayrı bölüm olduğunu gördüğünüzde kelimenin tam anlamıyla sıçtınız demektir. (Belkide gerçek anlamıyla sıçmışsınızdır kim bilebilir) ellerinizi yıkayarak döndüğünüz de suratınızdaki o sıkıntılı ifadeyle tekrar salonda yerinizi aldınız.

Eğer ki birazcık teknolojiden anlıyorsanız, (Teknolojiden anlamak dediysem de pek bi şey bilmenize gerek yok artık okula gitmeyen bebeler bile yapıyo bunları. Bi yerleriniz kalkmasın diye söylüyorum yani.. ) ev sahibi tarafından size yöneltilecek bazı istekler olması muhtemeldir.

Misafirlikteyken sen, sen değilsin

- Şu televizyonun kanallarını bi sıraya diz bakalım yakışıklı…

- Astalavista tv çekmiyo onu bulup başa koysana keranacı…

- “ Yengenler bilgisayarın ekranını yan yatırmış onu bi kaldır ” demesiyle dumura uğradığınız o an…(başlatın sol tarafa kaymasından bahsediyordur)

- “ Banada ne çok mesaj atıyolar ya, ee tabi yakışıklı olunca boş bırakmıyorlar hahahahah” diye gülerken ramazan davulu gibi olan göbeğine aldırış etmeden mesaj kutusunu silmemizi isteyen dedelerde efsaneler arasında tabiî ki.

Misafirlikteyken sen, sen değilsin

Her zaman misafirler sıkıntılı durumda kalmaz ya.. Şimdi öc alma zamanı, ev sahibini darlama zamanı..

Bir türlü kalmak bilmeyen misafirlere artık gitmeleri gerektiğini hissettirdiğimiz o cümleler.

- Sizin işte de sabahları kalkmak zor oluyordur dimi ? Erkenden yatıyorsundur heralde.

- Şimdi köprüde de ne trafik vardır hee. Sizin yolunuzda uzun..

Kapıya kadar geçirme işleminin ardından bir türlü vedalaşamama etkinliği başlar ki sorma gitsin.

Terlikler çıkarılır bi öpüşülür ayakkabılar giyilir bi sarılınır mont (pardesü, palto, manto, gocuk, hırka, yelek vb. sen hangisini seviyosan artık ) giyilir tekrar öpüşülür bi giydirme bi öpüşme adlı çalışmamız yaklaşık 15 dakika sürdükten sonra sırf laf olsun diye söylenen “ Bize de bekleriz ” klişesiyle gece son bulur.