ILIŞKILER

İlk aşkımı bir ruh hastası yüzünden kaybettim

Author

Merhaba Ben Berk, Sevenler nasıl kavuşamaz adlı trajikomik bir hikâyeyle sizleri baş başa bırakmak istiyorum

Sene 2014, yaşım 25. Devletimizin adını vermeyeceğim bir kurumunda bir şirket vasıtasıyla işe başladım. Şirket elemanı olduğumuzdan bize servis falan yok tabii otobüsle gidip geliyoruz. Her çıkışta otobüse biniyorum ve her bindiğimde en önde oturan dünyalar sevimlisi bir kız görüyorum. Aman Allah'ım diyorum bir kız bu kadar mı saf ve duru güzelliğe sahip olur, gözleri böyle mi hapseder insanı. Kıza kibarca bakıp geçiyorum, jön tavrımdan da ödün vermiyorum.

Neyse bir gün arkadaşlarla bindik otobüse 3 kişi. Bizim dünyalar güzeli 4 ‘lü koltuktan birine oturmuş, geriye üç kişilik yer kalmış, ne tesadüf değil mi? hemen oturduk tabi ki 

Rahatsız etmedik değil mi falan derken küçük çaplı bir muhabbet oluyor zaten biz biniyoruz 5 dakika sonra küçük hanım iniyor zaten.  

Ertesi gün gene bizimki tek oturuyor ama biz selam verip arkaya geçtik ama benim içim kıpır kıpır. Dürtülerime dayanamayıp kızın yanına gittim, öyle çapkın, konuşkan biri de değilim ama işte engel olamadım. Nasılsın falan derken adını öğrendim. Adına Gizem diyelim. Gizem’cim ünlü bir hastanede diyetisyenmiş. Derken gene indi tabi. Bende gidip hastaneni doktor listesine baktım öğrendim adını soyadını. Facebook'ta buldum ekledim, şaşırttım kendisini . Beni nasıl buldun falan dedi, dedim yöntemlerimi sorgulama . Derken numarasını aldım, biz işleri ilerletiyoruz ve çok mutlu oluyorum. Ve O’da bana karşı boş değil, mutluluğa doğru emin adımlarla ilerliyoruz 

Bu arada eskiden sevgilim olarak bile anmayacağım bir ruh hastası hala benimle irtibat kurup arasını düzeltmeye çalışıyor. Etmediğim küfür, hakaret kalmadı ama kızın umurunda değil. Hiç görmedim böyle bir tip, insanda hiç mi gurur, onur olmaz, yok. Nerden öğrendiyse Gizem’le görüştüğümü, kendi resmiyle benimkini yan yana koyup Gizem’i Twitter’dan eklemiş, tabi Gizem’cim bunu görünce bana çok kızdı, ama durumu anlattım dedim bunu yarın iş çıkışında konuşalım, tamam dedi.

İşe arabayla geldim, çıkışta Gizem’im beni bekliyor hemen bindik arabaya bir tur attık ısınsın diye, malum kış ayı. Bırak üşümeyi, onun saçının teline bir şey olmasın istiyorum. Neyse başladık konuşmaya. Derken kapı açılıyor, bizim ruh hastası beni takip ediyormuş meğer bağırıp çağırmaya başladı. Rezilliğin bini bir para. Baktım olmayacak Gizem’e dedim ki sen eve git. Ben şu geri zekâlıyla konuşcam.

Neyse sakinleştirip yolladım bunu, sonra eve geçtim. Gizem’den yüzlerce kez özür diledim, öyle mahcup olmamıştım hayatımda. Bu ruh hastası Gizem’in nerde çalıştığını falan öğrenmiş, işten attırcam onu mahvetcem diyo,tehditler ediyor, zarar vereceğini söylüyor. Bende onun suçu yok suç benim dedim.

Bu ruh hastasıyle Gizem görüşmüşler, ne konuştular bilmiyorum ama beni kötülemek için yalan yanlış leyler anlattığına bahse girerim

Dedimya saçının teline zarar gelmesin diye, bir erkek sevdiği kadını korur kollar ona zarar gelmesin diye gerekirse canını verir, vermeli. Bende verdim, belki bedenen ölmedim ama sene olmuş 2017, hala aklımda kalbimde her hücremde “O” var, ama ben onsuzum. Bir insan sabah uyanıp taa akşam 6’da otobüsle O’nla geçireceği 10 dakkayı beklermi? Benim hayatım o 10 dakikadan ibaretti. Ve ilk defa bu kadar heyecanlı ve mutluydum. O’nu çok sevdim.

Ve gerçekten çok kötü şeyler yaşadım, ama Gizem bunların hiçbirini bilmiyor, çünkü ben ona göre başkasını aldatmak için onu kullanan bir pisliğim. Ama değilim be Gizem’im, ah beni bir dinlesen, neler oldu bir bilsen.. Sana bir şey olmasın diye hayatından çıkıp gitmem en doğrusuydu. Zaten sonrasında yaşadıklarımı göz önüne alınca seni kendimden uzak tutmakla en doğru kararı vermişim. Ama unutulmadın, kalbimin en güzel yerinde  ilelebet kalacaksın. Senin için canımı vermek zorunda kalırsam bile bunu hiç düşünmeden yaparım, hayatımda ol olma, benim olmasan da hep hayatımdasın, içimdesin.

Peki siz ne dersiniz? Sizce karşısına çıkıp ona olanları anlatmalı mıyım? Hala bir şansım olur mu?