ILIŞKILER

Türk ailelerinin toplumu geriye iten en büyük hatası

Author
Türk ailelerinin toplumu geriye iten en büyük hatası

Toplumumuzun mevcut olduğu konuma bakınca, bizi başarıdan geride tutan ve belki de bütün problemlerin en ama en büyüğü olan, söylendiğinde basit, incelendiğinde beni dehşete düşüren bir problemimizi görüyorum. Kısa ve öz bir şekilde:

Bir çocuk Dünya'ya geliyor. Zaman geçiyor emekliyor. Yürümeye başlıyor. O minicik haliyle kanepeye tırmanmaya çalışıyor ve denerken arkadan annesinin iki eli çocuğu kavrayıp kanepenin üstüne koyuyor... Her şeyin bittiği o nokta. Gelişmeyi durdurduğumuz o saniye annesinin yaptığı o hareketle gerçekleşiyor işte. Çocuğun kendi başına bir şeyler yapabilme özgüvenini aldığımız o lanet saniye... Birilerine muhtaç olma duygusunu aşıladığımız o lanet saniye.

Doğduğumuz andan beri kültür gereği midir? Çocukları büyütürken neredeyse gördüğüm bütün Türk ailelerin en büyük problemi. Bugün paramızın değerinin bile şu hale gelmesinin tek sebebi aslında bir bebeğin kanepeye tırmanmaya çalışırken ebeveynlerinin o çocuğu o kanepeye koymasıdır! Ebeveynlerin düşüncesi "çocuk tırmanırken düşer bir şey olur aman olmasın" düşüncesidir. 

Olan olayı sayfalarca irdeleyebiliriz. En basit şekilde doğar doğmaz yapılan bu hareket, çocuğun o kanepeye çıkmak için fikir üretmesini bloklamak, yaratıcılığının önüne geçmek, ailesi olmadan o kanepeye asla çıkamayacağı düşüncesini bilinçsiz empoze etmekten başka bir şey değildir. 

Bu verdiğim kanepeye tırmanma örneği en ama en basiti. Hayatın her alanında toplum olarak yaptığımız en büyük hata bu. Her şeyin başlangıcı bu. Ailesi olmadan kendi ayakları üstünde durmayı bilmeyen bir toplumuz aslında. Bildiğimizi sanıyoruz.

Anne ve babanın çocuğu bir şeyler denerken yapması gereken şöyle olmalı, çocuk tırmanırken eğer ki düşerse onu yakalamalı ve tırmanırken düştüğü noktaya bırakmalıdır ki o çocuk öğrensin tırmanmayı. Düşecek gibi olursa ailesinin desteğini hep hissetmeli arkasında. 

Dünya'nın öbür ülkelerinde çok başka. Çocuk tırmanırken yakalamazlar. Düşer. Arkasında asla hissetmez bir aile desteğini. Bu sefer çocuğa bu yalnızlık psikolojisi ve pek çoğunda "California" sendromu meydana gelir. Fiziksel zevklere atılır. Umursamaz olur. Unutur sevgiyi çünkü hissetmemiştir ailesinden o desteği. Haaaa bir şekil kendi ayakları üstünde durur ama sonu hepsinden kötüdür. Yardım ne unutur. İnsanlığı bırakır çocukluk yıllarında ve asla geri dönemez. Bakarsın başarılı dersin ama ruhu çoktan uçmuştur.

Çocukları "el bebek gül bebek" yetiştirmek kendi mezarımızı kazmaktan başka bir şey değildir. Bırakın düşünsünler, denesinler tırmanmayı, düşecek olurlarsa arkalarında olduğunuzu ve onları yakalayacağınızı bilsinler yeter.

-Bay Martı-