EĞLENCE

Şükür ki bizim de insanlığın gözüne sokacak yaralarımız var artık.

Author

Moda Sahnesi harikalar yaratıyor. Elbette başta yönetmen Kemal Aydoğan olmak üzere, Mert Fırat, Timur Acar, Onur Ünsal, İnan Ulaş Torun, İrfan Varlı, Bengü Günay, Selçuk Aydoğan, Orhan Tozkoparan, İlksen Başarır ve Barış Yaman'ın kurucu üyeler olarak katkısı büyük. Hemen her oyunu kapalı gişe giden Moda Sahnesi'nde 'Bira Fabrikası'nı izlediniz mi bilmiyorum. İzlemedinizse, neden izlemeniz gerektiğine dair birkaç ipucu size:

Şükür ki bizim de insanlığın gözüne sokacak yaralarımız var artık.

1. Oyun, vahşi bir iç savaşın sonunda, işgal edilmiş bir kentteki atıl durumdaki bira fabrikasının, bir Yüzbaşı ve bir Onbaşı tarafından yeniden çalışır duruma getirilme çabasını anlatıyor. Onbaşı Asalak'ın üstü başı katlettiği insanların kanları içinde, Yüzbaşı Ölümü Sallamaz için söylenebilecek en iyimser tanımlama acımasız bir katil oluşu. Zaten üzerindeki kanlara bulanmış 'kasap' önlüğü nasıl biri olduğuna dair fikir veriyor. Fabrikanın eski işçisi Schwanchen çok tehlikeler, çok savaşlar, barışlar, ideolojiler ve ideologlar görmüş geçirmiş belli ki, bu yüzden 'rahat' ve fabrikanın sahibi güzeller güzeli, büyük değişimlere 'gebe.'

2.  Yazar Koffi Kwahule, oyunu birkaç günde yazmış. Babyface adlı romanıyla ödül alan yazarın 20'den fazla tiyatro oyunu dünyanın çeşitli yerlerinde sahneleniyor.

Şükür ki bizim de insanlığın gözüne sokacak yaralarımız var artık.

3. Yüzbaşı Ölümü Sallamaz'ı canlandıran Necip Memili MUH-TE-ŞEM oynuyor. Elbette Onur Ünsal yıkılıyor, Gürsu Gür sarsıyor ve Melis Birkan büyülüyor. Bir an bile düşmeyen tempoya, acımasızlığın sınırlarında gezen ve bu nedenle seyirciyi aptallaştıran espriler karışıyor. Yıkılıp paramparça olmakla, silkelenip kendine gelmek arasında gidip geliyorsunuz.

4. Oyunda beni en sarsan cümle: 'Şükür ki bizim de insanlığın gözüne sokacak yaralarımız var artık. Çünkü bu insanlık birine acımadan sevemez, sevemiyor, sevmeyecek.'

Oyunla ilgili tarih ve daha detaylı bilgi için: Bkz. Moda Sahnesi