TARIH

ABD'nin Mevlana aşkı… Beyonce’nin kızına neden Rumi adı verildi? Jay Z. anlattı

Author

Beyonce ve Jay Z, dünyaya gelen ikizlerine Rumi ve Sir Carter ismini vermişti. Jay Z, bebeklerine neden bu isimleri koyduklarını anlattı, “Rumi, Beyonce ve benim en sevdiğimiz şair ve bu nedenle onun adını kızımıza uygun gördük. Sir için ise bebeğimizin dünyaya geliş şeklinden ilham aldık” açıklamasını yaptı.

ABD'nin Mevlana aşkı… Beyonce’nin kızına neden Rumi adı verildi? Jay Z. anlattı

Peki ABD’liler Mevlana’yı nasıl keşfetti? Bundan 8 asır önce yaşamış bir Müslüman ozan nasıl oldu da kıtaları aştı ve Amerika’da böyle ilgi gördü?

ABD'nin Mevlana aşkı… Beyonce’nin kızına neden Rumi adı verildi? Jay Z. anlattı

Son yıllarda hem Avrupa'da, hem ABD'de Mevlana şiirlerini içeren kitaplar milyonlar satıyor. Mevlana Celaleddin Rumi konusunda çalışan akademisyenler de, çevirmenler de artıyor. Rumi’nin şiirleri asırları aşıp bugün dünyayı dolaşıyor.

ABD'nin Mevlana aşkı… Beyonce’nin kızına neden Rumi adı verildi? Jay Z. anlattı

Batıda daha çok Rumi adıyla tanınan Mevlana’nın sadece şiirleri değil sema ayini gibi Mevlevilik ritüelleri de büyük ilgi görüyor. Bir şarkıda, Rumi’nin dizelerini Demi Moore’un sesinden dinlediğimiz de oluyor, Madonna’nın bir müzik videosunda (siyah tennurelerle de olsa) semazenlerle karşılaştığımız da.

ABD'nin Mevlana aşkı… Beyonce’nin kızına neden Rumi adı verildi? Jay Z. anlattı

Facebook’un en popüler isimlerden Rumi'nin hayran sayfasının iki milyonun üzerinde takipçisi var. Twitter’da da 20 milyonun üzerinde... Rumi’den İngilizce alıntılar paylaşan binlerce bol takipçili hesap var. 

Biyografileri çok satanlar listesine giren, şiirleri elden ele dolaşan bu Müslüman ozana batı ilgisi nereden geliyor? 

Mesela Brad Gooch adlı yazar Rumi’ye olan batı ilgisini şöyle açıklıyor: Rumi güzelliği gerçekle birleştiriyor. Onun şiirlerinde tüm dillerde, mezheplerde yankısı olan hayata, aşka ve Tanrı’ya dair bir tasavvur var ve bu tasavvur samimi bir sesle, sade ve muhteşem bir imgelemle aktarılıyor.

Gazeteci Jane Ciabattari de Rumi'ye ilgisini başlangıcını şöyle özetliyor: Rumi’nin kitaplarının ABD’de milyonlarca sattığını öğrendiğimde, BBC Kültür’de yayımlanan, küresel okura ulaşan Between the Lines (Satır Aralarında) adlı sayfam için Rumi’ye odaklanmıştım. Biliyorsunuz, şiir her zaman büyük kitlelere hitap etmiyor, ama burada 800 yıl önce doğmuş ve ABD’de adeta edebi bir fenomen haline gelmiş ve dünyada da çok saygı gören bir isim söz konusu. Rumi’nin şiirlerine ilgimse yıllar önce Robert Bly’dan bazı Rumi şiirlerini dinlediğimde başladı, daha sonra Coleman Barks’ın çevirdiği şiirleri de okudum (ki Barks 1976 yılından bu yana yaklaşık iki düzine kitap oluşturdu bu çevirilerden). Geçen yıl Seattle’da düzenlenen AWP’nin (Yazarlar ve Yazarlık Programları Birliği) bir programında Barks yine Rumi’den yeni çevirdiği bir dörtlük okuyordu. 12 bin civarında katılımcısı olan bir konferanstı bu ve şair Anne Waldman ile biyografi yazarı Brad Gooch’un katıldığı bir paneli de içeriyordu. Onları da dinleyince, Rumi’nin şiirlerinin gücünü bir kez daha hatırlamış oldum.