EĞLENCE

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

Author

Eski manken, şimdi sarıklı cübbeli bir tarikat müridi olan Yaşar Alptekin’in bir röportajını gördüm sabah gazetelerde. Bir dönem FETÖ'cü olduğunu söyleyen Yaşar Alptekin "Artık Menzil cemaatindeyim... 2004-2008 arası onlarlaydım. Türkiye’nin yüzde 70’i kandırıldı" demiş.

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

Uzun bir röportaj, birazdan detaylarını vereceğim ama önce podyumların hızlı yakışıklısı o ışıltılı dünyadan buralara nasıl geldi onu hatırlayalım…

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

Yaşar Alptekin 55 yaşında. Kendi deyimiyle “Şarköylü Deli Yaşar”, 1980 yılında mankenliğe başladı. Bir yıl sonra Günaydın gazetesinin dans yarışmasında birinci seçildi. O tarihten sonra hem podyumların hem Yeşilçam’ın kapısı ardına kadar açıldı onun için. Mankenlik yaptı, film ve dizi çekti. 80’lerde dans denince akla o gelirdi. Lambada'yı hatırladınız mı?

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

Ardından Halit Refiğ’in yönettiği “Teyzem” filminde başrolü Müjde Ar’la paylaştı. Bunu “Beyaz Bisiklet”, “Çağdaş Bir Köle”, “Lambada”, “Kara Sevda”, “Seni Seviyorum” ve “Mavi Melek” gibi 40 civarında film izledi. Adı hep seks ve uyuşturucu partileriyle anılıyordu.

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

Şöhretin zirvesindeyken çok hızlı bir hayatı vardı. Kendi deyimiyle “Şöhret dağının zirvesindeyken” kazandıklarını har vurup harman savuran Alptekin için yıllar ilerledikçe sular çekilmeye, deniz bitmeye başladı. Alptekin’in birden parlayan yıldızı aynı hızla söndü. Artık yeni jenerasyonun gençleri revaçtaydı. Eskisi gibi iş bulamamaya, yaptığı işler de tutmamaya başladı.

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

1991’de evlendiği Nilgün Altınyayla’dan bir kızı oldu. Kızı şimdi 27 yaşında. 

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

Parasız kalmıştı, borç batağındaydı. Evde değil, Harbiye’de ortak olduğu mankenlik ajansında kalıyordu. Teselliyi kimi zaman alkolde, bazen falcılarda, büyücülerde, bazen de intihar teşebbüsünde aradı.

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

Bir ara erkeklerle cinsel ilişkiye girip, şantaj yaptı. 2000 yılında İstanbul polisi, bir haraç çetesine baskın düzenleyince ortaya çıktı bu skandal. Ele geçirilen kasetler arasında Alptekin’in, bir erkekle cinsel ilişkiye girdiğine dair görüntüler bulundu.

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

Alptekin o dönemde taksicilik, hatta dilencilik bile yaptı. Sonradan yazdığı kitabında o günleri şöyle anlatıyor: “Dilencilik yaparken, ne kadar duyarsız bir toplum olduğumuzu hissettim. İnsanlar yanımdan geçerken beni görmüyordu, görenler ise iğrenerek bakıyordu. Hele o bana hayran olan, peşimden koşan kadınlar! Pisliğe bakar gibi bakıyorlardı bana.”

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

Kendi tanımıyla “Şöhret dağının zirvesindeyken” Gönül Yazar, Derya Arbaş, Neslihan Acar (ki onunla nişanlanmıştı) gibi ünlülerle aşk, genç manken meraklısı kadınlarla kısa süreli ilişkiler yaşayan Alptekin artık şu soruyu kendine sormaya başladı: “Yaşar Alptekin bu kadar iş yaptı, bu kadar popüler oldu. Ona şöhret, para, kadın, itibar ve her türlü nimet sunuldu. Peki o şimdi bunlardan hangisine sahip oldu. Elinde ne kaldı geriye?”

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

Alptekin kitabında bu soruyu yanıtlarken, “Artık bu şekilde yaşayamam, yaşım da ilerledi. Bir hidayete ereyim diye düşünmedim” diye yazdı ama sonuç ortada...  Şov dünyasının gözde bir yıldızıyken kendi deyimiyle hep “uçlarda yaşayan” Alptekin, Sakıp Sabancı’nın cenazesinden sonra, “geçmişini çöpe atıp” kendini dine verdi.

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

O güne kadar ezan seslerini duymazdan gelen Alptekin, artık her ezan sesinin titrettiği bir insan haline geldi. Günahlarından arınmak için mezarlıklarda sabahlayan, namaz için camiden camiye koşan bir adam oldu.

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

Hidayete eriş öyküsü ve “Namazla Yeniden Doğdum” kitabı da onu, gençlere ibretlik uyarılar, altın tavsiyeler veren bir vaiz yaptı. Hacca gitti, hacı oldu. İki yıl önce sosyal medyadan tanıştığı biriyle ikinci kez evlendi. Nikahı İslami esaslara göre kıyıldı.

Podyumdan tarikata giden uzun yol… Bir Yaşar Alptekin portresi

Şimdi de Posta Gazetesi’ne konuşmuş. Zamanın ruhunu iyi yakalamış, FETÖ’ye verip veriştiriyor, ‘Ben onlardan değilim’ diye bir yerlere mesaj gönderiyor.

Bugüne kadar 46 film yapan oyuncu, “Yeşilçam’ın meşhur öpüşme ve sevişme sahnelerinde gerçek etkileşim oluyordu. Tüm rol arkadaşlarımla aşk yaşadım. Molalarda da bir şeyler yaşıyorduk... Haliyle rol, gerçeğe dönüşüyordu” diyor. İşte Alptekin'in açıklamaları:

* Dizi ve sinemalarda yoktum. 13 senedir yedek kulübesinde bekliyorum. İlk zamanlar önemsemiyordum ama artık paslandığımı ve setleri özlediğimi hissediyorum.Şu da bir gerçek, her şeyin bir son kullanma tarihi var. Bizim de son kullanma tarihimiz yaklaşıyor.

* Hacca gidip geldikten sonra insanlar bu işleri tamamen bıraktığımı, köyde beş vakit namaz kıldığımı sanıyor. Böyle bir şey yok. Dünya için ahireti, ahiret için dünyayı terketmemek lazım. Rabbim bana böyle bir yakışıklılık vermiş. Teklif gelirse tabii ki kullanmak isterim.

* Sakıp Sabancı’nın cenazesine kadar sıfır kilometre cahildim. Ne namaz kılmayı biliyordum ne başka şey. Gazetede haberi görünce, “Ben bu cenazeye gideceğim” dedim ve orada bana bir titreme geldi. Yıl 2004’tü.Yanımdaki arkadaşımın omzuna dokundum, “Lütfen bana namaz kılmayı öğret” dedim. O sabah namaza başladım ve 2008’de hacca gittim.

* Falcı gelse, “Namaza başlayacaksın” dese, “Yürü git lan!” derdim. “AK Parti’nin, yeşil sermayenin peşine düştü” diyorlar bana. Alakası yok. Ben de şaşırıyorum kendime. Partilerde, diskolarda, kadınlarla, kızlarla geçen bir hayat... Şaşırıyorlar tabii. Ama değişimim samimi.

* Ben de FETÖ’cüydüm. 2004-2008 arası onlarlaydım. Türkiye’nin yüzde 70’i kandırıldı. 2008’de ihtiyacı olan iki çocuk için Cemaat’ten zekat mahiyetinde burs rica ettim. “Para yoksa okutmayız” dediler. “Böyle Müslümanlık olur mu?” dedim ve ayrıldım. O sırada bir Allah dostuyla tanıştım. “Ben Adıyaman’a Menzil Cemaati’ne gidiyorum. Sen de gel” dedi. Şimdi o Cemaat’le birlikteyim.

Ne diyelim.. Hayırlı olsun…